İstanbul’da son yağışlarla birlikte barajlardaki doluluk oranı yükseldi ancak tablo hala temkinli olunması gerektiğini gösteriyor. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kentteki barajların doluluk oranı yüzde 70,29 olarak ölçüldü.
BARAJLARDA YÜZDE 70 SEVİYESİ
Megakente su sağlayan baraj ve göletlerin toplam biriktirme hacmi 868 milyon 683 bin metreküp olurken, mevcut su miktarı 606 milyon 190 bin metreküp olarak kaydedildi. Bu yıl barajlara düşen yağış miktarı ise metrekare başına 389,88 kilogram oldu.
İSTANBUL'UN SU YÜKÜNÜ MELEN VE YEŞİLÇAY SIRTLADI
İstanbul’un su ihtiyacında önemli paya sahip Melen ve Yeşilçay hatlarından bu yıl toplam 267,28 milyon metreküp su temin edildi. İçme suyu arıtma tesislerinden kente verilen toplam su miktarı ise 300 milyon 47 bin metreküp olarak hesaplandı.
Günlük tüketim verileri de dikkat çekti. İstanbul’da dün itibarıyla günlük su kullanımı 2 milyon 925 bin metreküp olarak ölçüldü. Bu miktarın 595 bin metreküpü barajlardan sağlanırken, 2 milyon 330 bin metreküpü Melen ve Yeşilçay regülatörlerinden karşılandı.
SON 10 YILIN GERİSİNDE
İSKİ’nin geçmiş yıllara ait verileriyle karşılaştırıldığında, mevcut doluluk oranının uzun yıllar ortalamasının altında kaldığı görülüyor. 11 Nisan tarihli doluluk oranları; 2016’da yüzde 87,02, 2017’de yüzde 87,70, 2018’de yüzde 91,30, 2019’da yüzde 92,77, 2020’de yüzde 70,35, 2021’de yüzde 79,80, 2022’de yüzde 88,44, 2023’te yüzde 41,93, 2024’te yüzde 81,62 ve 2025’te yüzde 82,01 olarak kayıtlara geçmişti.
İSTANBUL BARAJ DOLULUK ORANLARI (13 NİSAN 2026)
- Ömerli Barajı: %92,55
- Elmalı Barajı: %92,71
- Terkos Barajı: %56,12
- Alibey Barajı: %67,75
- Büyükçekmece Barajı: %56,65
- Sazlıdere Barajı: %45,7
- Darlık Barajı: %86,32
- Istrancalar Barajı: %72,11
- Kazandere Barajı: %62,34
- Pabuçdere Barajı: %58,91
“SU SORUNU YOK” ALGISINA DİKKAT
Baraj doluluk oranının yüzde 70 seviyesine yaklaşması kamuoyunda “İstanbul’da su sorunu yaşanmayacak” algısını güçlendirse de uzmanlar temkinli olunması gerektiğine dikkat çekiyor. Mevcut oran, hem geçen yılın hem de uzun yıllar ortalamasının gerisinde kalırken, yaz aylarında artacak tüketim ve buharlaşma riski su yönetiminin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
GEÇEN YILA GÖRE DÜŞÜŞ SÜRÜYOR: HEM DE 11 PUANLIK FARKLA
Kentin su kaynakları ve bunların yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meriç Albay, yetersiz kar yağışı nedeniyle son haftalardaki yağışların baraj ve su havzaları açısından çok değerli olduğunu söyledi.
Barajlardaki doluluk oranının yüzde 70 seviyesinde olduğunu ve beklenen yağışlarla yüzde 75'ün üzerine çıkabileceğini belirten Albay, "Ama unutmayalım, hala geçen yıldan 11 puan aşağıdayız. Yani çok fazla rahatlayacak durumumuz yok." ifadelerini kullandı.
Albay, İstanbul'un yerleşik nüfusunun 16 milyon olduğunu, bu yüzden barajlardaki suyun yağışlarla devamlılık göstermesi gerektiğini vurguladı.
“YÜZDE 70 YETMEZ”
Mevcut oranların asla yeterli olmayacağına dikkati çeken Albay, şöyle konuştu:
Yüzde 70'leri bulduk, rahatlatacağız.' Hayır, İstanbul için rahatlık gibi bir durum yok. İstanbul'a sürekli su sağlamak lazım. Ertesi yıl yağmadığı zaman hemen su sıkıntısı başlıyor. Dolayısıyla bizim ciddi bir şekilde barajlarla ilgili takip yapmamız lazım. Özellikle barajların doluluk oranlarıyla, gelecekle ilgili iyi bir yol haritası çizmemiz lazım. Çünkü İstanbul'un barajlarının tamamı dolu olsa bile 800 küsur milyon metreküp su depolayabiliyoruz. Ancak İstanbul'un şu anda su ihtiyacı yıllık 1,5 milyar metreküp civarında. Yani tamamı dolu olsa bile yetişecek bir durum yok. İstanbul Trakya ve Melen Çayı'ndan taşımayla su sorununu çözmeye çalışıyor. Dolayısıyla bize sürekli yağmur ve kar yağışı lazım.
Yapılan son projeksiyonlara göre Türkiye'de kar kalınlığının 25 santimetre düştüğüne, bunun da derelerin debilerinin düşmesine ve barajlara gelen suyun azalmasına yol açacağına işaret eden Albay, iki yıl üst üste yaşanabilecek kuraklık ve Melen'den su akışının olmamasının kendilerini korkuttuğunu ifade etti.
“HAVZALARI KORUMAZSAK GELECEĞİ KAYBEDERİZ”
Prof. Dr. Albay, özellikle İstanbul'un önlem alıp gelecek projeksiyonlarını sürekli geliştirmesi gerektiğini dile getirerek, "İstanbul gerçekten çok hızlı büyüyen bir şehir. 1950'lerde 1 milyon nüfusu ile Avrupa'nın 14'üncü büyük şehri. Şu anda ise Avrupa'nın en büyük şehri. Bu oranda bir nüfus için İstanbul'un suyu yok. En büyük sorunumuz nüfus artışı ve betonlaşma. Ciddi bir şekilde bizim havzaları korumamız lazım. Nüfus artışını eğer durduramazsak İstanbul'da gelecekle ilgili projeksiyon yapmakta da zorlanacağız." dedi.
“SU YOLDA KAYBOLUYOR”
Yalnız İstanbul'da değil, Türkiye genelinde kayıp kaçak oranının çok yüksek olduğunu aktaran Albay, "Siz barajdan suyu veriyorsunuz, evinize, fabrikanıza, iş yerinize gelmeden yolda kayboluyor. Buna lüksümüz yok. İstanbul'un ve bütün Türkiye'nin suyu çok az. 112 milyar metreküp suyumuz var. Bu su artmayacak, azalacak. Dolayısıyla bizim gerçekten özellikle içme suyu anlamında kayıp kaçak oranını azaltmamız, bu konuda ciddi önlemler almamız lazım." dedi.
“SUYU ÇOK KÖTÜ KULLANIYORUZ” DİYEREK UYARDI
Su bilincinin önemine değinen Albay, "Suyu hala çok kötü kullanıyoruz. Tıraş olurken, diş fırçalarken, banyo yaparken, makine çalıştırırken, araba yıkarken, bahçe sularken, her yerde suyu çok kötü kullanıyoruz. Artık bu suyun az olduğunu anlamamız lazım. Su çok değerli, daha da değerli hale gelecek. Dolayısıyla verimli kullanım anlamında ilkokuldan başlayarak eğitimimizi, su kültürünü geliştirmek ve çocuklara bu ilgiyi vermemiz lazım. Aksi takdirde önümüzdeki yıllarda haziran temmuz aylarından itibaren yavaş yavaş su sıkıntısı ülke genelinde başlayacak. İklimsel nedenlerle bu baskı daha da artacak gibi gözüküyor." ifadelerini kullandı.
Albay, su sıkıntısına karşı alınacak önlemlere ek olarak iklim değişikliği, nüfus dağılımı ve artışı göz önünde bulundurularak gelecek projeksiyonunun planlanması gerektiğini söyledi.
“BÜTÜN SUYU DEPOLARSAK DOĞA ÇÖKER” UYARISI
Deniz suyunun arıtılması, geri kazanım, yağmur suyu hasadı gibi alternatif yöntemleri de de değerlendiren Albay, şöyle devam etti:
Yağmur suyu hasadı konusunda gerçekten yapmamız gereken çok şey var. En azından yeni yapılan sitelerde buna yönelmek şart oldu. Yağmuru faydalı bir şekilde kullanmamız lazım. Tabii ki doğal ortamlara da suyu bırakmak lazım. Bütün suyu depolarsak doğal ortamlara gerekli suyu vermemiş oluruz ki bu durumda doğal hayat çöker. Deniz suyundan destinasyon üniteleriyle tatlı su elde etmek mümkün fakat İstanbul'un çevresindeki Marmara Denizi kirli bir su, su kalitesi oldukça kötü. Evet elde edebiliriz ama çok para harcamak durumunda kalırız. O yüzden insanları tasarrufla ilgili bilinçlendirmemiz lazım. Yağmur suyunu, bahçelerde, fabrikalarda kullanılacak suyu ciddi bir şekilde tasarruflu kullanmamız lazım. Hatta gerekirse fabrikalarda üretim şeklini değiştirmemiz lazım.
Prof. Dr. Meriç Albay, Avrupa Birliği projesi kapsamında kullanılmış suyun tarımda kullanımı dahil tekrar kullanılması yönünde çalışma yürüttüklerini, özellikle ağır metal bakımından sıkıntı bulunmuyorsa suyu tekrar kullanma noktasında alternatifler geliştirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
BARAJ DOLULUK ORANI NE ANLAMA GELİR?
Baraj doluluk oranı, bir barajda bulunan mevcut su miktarının toplam kapasiteye oranını ifade eder ve yüzde (%) olarak hesaplanır. Bu oran; mevcut su hacminin maksimum kapasiteye bölünüp 100 ile çarpılmasıyla belirlenir.
Yağış miktarı, sıcaklık, buharlaşma, mevsimsel değişimler ve günlük su tüketimi gibi birçok faktör doluluk oranını doğrudan etkiler. Özellikle büyük şehirlerde bu veri, su yönetimi ve olası risklerin öngörülmesi açısından en önemli göstergeler arasında yer alır. (AA)