‘YKS sonuçları eğitimde iflasın ilanı’

Barajın kaldırılmasıyla bu yıl ilk kez 4 milyon kişinin girdiği YKS ile sıralamaların en az 300 bin kişi oynaması, gençlerin özeller dışında herhangi bir üniversiteye yerleşme umudunu da alıp götürdü. Prof. Dr. Fethi Açıkel, “Sınavın sayısal istatistikleri bize eğitim sistemimizin iflas ettiğini ve ülkemizin kalkınmasında kaldıraç olan gençlerimizin yüzüstü bırakıldığını gösteriyor” dedi.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından açıklanan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarındaki düşük ortalamalar, akıllara yeniden en son 2018’de açıklanan PISA sonuçlarını getirdi. PISA 2018 sonuçlarına göre Türkiye, 2003 yılından bu yana olduğu gibi yine "okuma, matematik ve fen bilimi" alanlarının tamamında Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ortalamasının altında kaldı. Barajın kaldırılmasıyla birlikte bu yıl ilk kez 4 milyon kişinin girdiği YKS ile sıralamaların en az 300 bin kişi oynaması, gençlerin özeller dışında herhangi bir üniversiteye yerleşme umudunu da alıp götürdü.

YKS sonuçlarını değerlendiren CHP Ar-Ge Bilim Platformu’ndan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fethi Açıkel, “Sınav sonuçlarının sayısal istatistiklerini incelediğimizde maalesef eğitim sistemimizin iflas ettiğini ve ülkemizin kalkınmasında kaldıraç olan gençlerimizin yüzüstü bırakıldığını bütün netliğiyle görüyoruz” dedi. YKS sonuçlarının, eğitim politikalarındaki plansızlığın, defalarca yapılan bakan değişimleri ile alt üst edilen sınav sistemlerinin, müfredatların, bilimden uzaklaşmanın ve dogmatik/ideolojik eğitim dayatmasının kaçınılmaz bir sonucu olduğunu belirten Açıkel, “YKS sonuçlarındaki ders başına verilen doğru cevap ortalamalarına baktığımızda karşımıza çıkan dramatik başarısızlık tablosundaki trajik kabahat, gençlerimizin ve fedakar ailelerin değil, iş bilmez saray iktidarınındır” diye konuştu.

Eğitimin milli gelirden aldığı pay sadece yüzde 2.4

AKP iktidarının, Türkiye'yi 2003’ten beri PISA'da tüm branşlarda OECD ortalamasının altında bıraktığını vurgulayan Açıkel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bununla birlikte MEB tarafından yerli PISA olarak sunulan ABİDE Projesi’nin sonuçları da eğitim sistemindeki yetersizliği göstermektedir. AKP eğitim kaynaklarımızı, asrın projesi olarak sunduğu ancak 5 milyar TL’ye yakın kaynak harcanmasına rağmen başarı sağlanamayan, bir israf ve iflas projesine dönüşen Fatih Projesi gibi projelere harcadı. Eğitim için yapılan yanlış yatırımlar, planlamasızlıklarla ve kayırmacı uygulamalarla birleştiğinde eğitimdeki nitelik kaybı kaçınılmaz oldu. AKP iktidarı yıllardır ‘bütçede aslan payı eğitimin’ demesine rağmen eğitim bütçesinin milli gelire oranı OECD ortalaması olan yüzde 6’nın yarısına bile ulaşmıyor. Türkiye’de eğitim bütçesinin GSYH’ye oranı sadece yüzde 2.4. MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay ise 20 yıl öncesinin yarısına bile yaklaşamıyor. MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay, 2002’de yüzde 17.18 iken 2022’de yüzde 8.06’ya kadar geriledi.”

‘Eğitim olmadan büyüme ve kalkınma hikayesi yazamayız’

Türkiye’de üniversite sınav sonuçlarını sadece basit bir sınav sonucu olarak görmemek gerektiğini vurgulayan Açıkel, “Türkiye, gençlerine nitelikli bir eğitimi, 21. yüzyılın gerektirdiği beceri ve bilgi setlerini sunamadığı için çağın gerekliliklerine uygun becerileri kazandıracağı ve meslek sahibi yapacağı genç nüfus avantajını kaybediyor. Hatalı, dogmatik ve kayırmacı eğitim politikaları, plansız ve birbirinden kopuk yükseköğretim ve istihdam politikaları; önümüzdeki yıllarda istihdam krizinin derinleşmesine ve buna paralel olarak büyüme ve kalkınma problemlerine neden olacaktır. Genel ve mesleki eğitimdeki niteliksizliği durdurmadan; büyüme ve kalkınma hikayesi yazamayız. Sınıfsal, bölgesel ve kuşaksal eşitsizlikleri önleyemeyiz” dedi.

Dünyada imalat, haberleşme ve lojistik sektörlerinden başlayarak, tarımda, enerjide ve sağlık sektörlerinde büyük bir dijital dönüşüm devrimi yaşandığını belirten Açıkel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dijital dönüşüm, yeşil ekonomiye yatırım ve Endüstri 4.0’ın gerektirdiği bilgi, beceri ve istihdam setlerinin geliştirilmesi çok büyük önem taşıyor. Geleceğin meslekleri ve istihdam alanları ile AKP’nin eğitim politikaları arasındaki kopukluk maalesef en üst düzeye çıktı. AKP’nin eğitim politikalarının Türkiye’yi, gençleri ve sanayicilerimizi 21. yüzyıla ve dijital dönüşüme hazırlayamadığı her sonuç ve ölçümle tekrar ortaya çıkıyor.”

PISA 2018’e göre, Türkiye tüm branşlarda OECD ortalamasının altında

  • Türkiye "okuma, matematik ve fen bilimi" alanlarının tamamında OECD ortalamasının altında kaldı.
  • Türkiye, PISA testine katılan 37 OECD ülkesi arasında yalnızca Slovakya, Yunanistan, Şili, Meksika, Kolombiya ve İspanya'yı geçerek 31. sırada yer aldı.
  • Türkiye 2003’ten bu yana 3 yılda bir yapılan PISA sınavında tüm branşlarda OECD ortalamasının altında kalmıştır.
  • Türkiye’de sosyo-ekonomik açıdan avantajlı öğrenciler, okuma alanında dezavantajlı öğrencilerin 76 skor puan üzerine çıkmış durumda.
  • Türkiye’de öğrencilerin yüzde 74’ü okuma becerilerinde en az ikinci yeterlik düzeyine ulaşırken, OECD ortalaması yüzde 77’nin altında kalınmıştır.
  • Türkiye’de öğrencilerin sadece yüzde 3’lük bir kısmı okuma becerileri alanında beş ve altıncı düzeye erişmiş durumdayken, OECD ortalaması ise yüzde 9’dur.
  • Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 44'ü (OECD ortalaması: yüzde 67) hayatlarından memnun olduklarını belirtti.
  • Türkiye, ortalaması 493 olan Fen Bilimler sıralamasında 425 puanla, ortalaması 493 olan okuma becerilerinde 405 puanla, ortalaması 490 olan matematikte ise 413 puanla tüm alanlarda OECD ortalamasının hayli gerisinde kaldı.

Not: PISA’nın son yayınlanan çalışması 2018 yılına ait, çalışma 3 yıllık periyotlarla hazırlanıyor. 2021 yılına ait sonuçlar Aralık 2022’de yayınlanacak.

.

YKS 2022 ortalamaları

❖Türkçe-40 soruda: 17.7

❖Matematik-40 soruda: 6.9

❖Tarih-11 soruda: 1.9

❖Türk Dili ve Edebiyatı-24 soruda: 6.6

❖Fizik-14 soruda: 2

❖Kimya-13 soruda: 1.5

❖Biyoloji-13 soruda: 2

❖Felsefe-12 soruda: 2.1

Ekonomi Haberleri