Sosyal güvenlik sisteminde 2008 yılında yapılan köklü değişiklik, bugün emekliler arasında aşılması imkansız bir uçurum yarattı. SGK Başmüfettişi İsa Karakaş, mevcut sistemin emekliyi "geçim derdi" ile "sigortasızlık" arasında imkansız bir tercihe zorladığını vurguladı.
5510 SAYILI KANUN: BİR 'ADALET BARAJI'
Karakaş’a göre, 1 Ekim 2008 tarihi çalışanlar için bir milat değil, bir hak gasbı barajı haline geldi. Sistem "tek çatı" altında toplansa da, haklar bazında derin bir parçalanma yaşandı:
2008 Öncesi Girişliler: "Şanslı" azınlık olarak hem emekli maaşını alabiliyor hem de Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ödeyerek yasal olarak çalışabiliyor.
2008 Sonrası Girişliler: "Mağdur" yeni nesil. Engelli statüsünde veya kısmi emekli olduğunda, çalışmaya kalktığı an SGK barikatına takılıyor.
SGK İLE EMEKLİ ARASINDAKİ 'TRAJİK' DİYALOG
Karakaş, sistemin işleyişini şu çarpıcı diyalogla özetliyor:
Emekli: "Geçinemiyorum, ek iş yapıp prim ödemek istiyorum."
SGK: "Dur! Sen 2008 sonrası girişlisin. Çalışamazsın!"
Emekli: "Diğerleri hem maaş alıp hem çalışıyor?"
SGK: "Onlar eski, sen yenisin. Çalışırsan emekli maaşını keserim!"
DEVLET KENDİ ELİYLE 'MERDİVEN ALTINI' BESLİYOR
Yıllarca kayıt dışılıkla mücadele eden bir Başmüfettiş olarak konuşan Karakaş, bu düzenlemenin devlete ve piyasaya verdiği zararı şöyle sıralıyor:
Emekli Mağdur: Geçim sıkıntısı nedeniyle zorla kayıt dışına (sigortasız çalışmaya) itiliyor.
Hazine Kayıpta: SGK hem primden oluyor hem de vergi kaybı yaşanıyor.
Üretim Aksıyor: İşveren tecrübeli usta eleman bulamıyor, bulsa da 5510 sayılı kanunun "40 satırı" nedeniyle yasal olarak çalıştıramıyor.
ÇÖZÜM REÇETESİ: 2008 DÜĞÜMÜ ÇÖZÜLMELİ
Karakaş, sistemin nefes alabilmesi için ivedi olarak şu adımların atılması gerektiğini belirtti:
- SGDP kapısı sigorta giriş tarihine bakılmaksızın tüm emeklilere açılmalı.
- Emekli çalışabilmeli, işveren tecrübeye kavuşmalı, SGK ve Hazine kasası dolmalı.
- Alın teri sigorta başlangıç tarihine göre değil, adalete göre değerlendirilmeli.