İktidar her fırsatta "Küresel güç", "G-20 ülkesiyiz" vurgusu yapsa da, vatandaşın alım gücü ve tüketici hakları söz konusu olduğunda Türkiye, bu söylemlerin hayli uzağında kalıyor. Dünyanın en büyük ekonomileri vatandaşlarına küresel pazardan uygun fiyata alışveriş hakkı tanırken, Türkiye'de yurt dışı alışveriş neredeyse imkansız hale gelmiş durumda.
İşte G-20 ülkeleri ile Türkiye arasındaki dikkat çeken uçurum:
Dünyanın en büyük ekonomileri vatandaşlarına gümrük kapılarını açarken, Türkiye'de kapılar suratlarına kapanıyor. İşte G-20 ülkelerinin vatandaşlarına tanıdığı haklar ve Türkiye'nin dipteki yalnızlığı:
- ABD: Vatandaşına 800 Dolar (Yaklaşık 36.600 TL) limit tanıyor. Bu tutara kadar gümrük vergisi sıfır, bürokrasi sıfır.
- AVUSTRALYA: 1000 AUD (Yaklaşık 29.000 TL) tutarına kadar olan ithalatlar gümrük vergisinden ve işlemden muaf.
- ÇİN: Vatandaşını tüketime teşvik ediyor. Tek seferde 5000 Yuan (Yaklaşık 31.000 TL), yıllık ise 26.000 Yuan (Yaklaşık 161.000 TL) tutarında sınır ötesi e-ticaret ürünü gümrüksüz (sadece indirimli vergi ile) alınabiliyor.
- GÜNEY KORE: Genel limit 150 Dolar, ABD'den geliyorsa 200 Dolar. Kişisel kullanım olduğu sürece kozmetik veya elektronik yasağı yok.
- BİRLEŞİK KRALLIK (İNGİLTERE): Vatandaş 135 Sterlin (Yaklaşık 7.835 TL) tutarına kadar gümrük vergisi ödemeden (sadece KDV ile) alışveriş yapabiliyor.
- AVRUPA BİRLİĞİ (ALMANYA, FRANSA, İTALYA): 150 Euro (Yaklaşık 7.550 TL) altındaki siparişlerde gümrük vergisi yok. Ürün yasağı listesi yok denecek kadar az. Temu ve Amazon kapıya kadar sorunsuz geliyor.
- RUSYA: Savaşta ve ambargo altında olmasına rağmen vatandaşına nefes aldırıyor. Gümrüksüz alışveriş limiti 200 Euro (Yaklaşık 10.000 TL). (Savaştan önce 1000 Euro idi).
- SUUDİ ARABİSTAN: 1000 Riyal (Yaklaşık 11.500 TL) altındaki gönderiler gümrük vergisinden muaf.
- JAPONYA: Yaklaşık 10.000 Yen (Yaklaşık 2.700 TL) altındaki ürünler vergisiz. Ancak Japonya'da kişisel ithalatta kozmetik (standart miktar) veya vitamin yasağı uygulanmıyor.
- ARJANTİN: Yıllarca kapalı ekonomi uyguladı ancak yeni yönetimle (Milei dönemi) limitleri artırdı ve bürokrasiyi azalttı. Krizdeki Arjantin bile vatandaşına 400 Dolar (Yaklaşık 17.000 TL) limit tanıma yoluna gitti.
- BREZİLYA: Türkiye ile benzer "korumacı" politika izliyor ancak yasaklamıyor. 50 Dolar altına düşük vergi, üstüne yüksek vergi uyguluyor. Ancak parası ödenen telefon veya kozmetik gümrükten geçiyor, Türkiye gibi "yasak" demiyor.
- HİNDİSTAN: Korumacı bir ekonomi. Limitler düşük (yaklaşık 60 Dolar), ancak hediye/numune statüsünde geçişler mümkün ve kategorik yasaklar (telefon vb.) Türkiye kadar katı değil.
- ENDONEZYA: G-20 içinde Türkiye'nin tek rakibi. Yerel üreticiyi korumak için limiti 3 Dolara düşürdü.
- TÜRKİYE: Vatandaşa tanınan limit sadece 30 Euro (Yaklaşık 1.500 TL)! Üstelik bu hak tamamen kaldırılmıştı, şimdi ise "şartlı" olarak geri verilmesi bir lütuf gibi sunuluyor.
AKILLI LİMİT TARTIŞMASI
Kamuoyunda artan Temu ve gümrük tepkileri üzerine, iktidar kanadından "Akıllı Limit" adı altında yeni bir düzenleme sinyali geldi. Ancak haftaya açıklanması beklenen sistemin detayları, alışveriş özgürlüğünü genişletmekten ziyade, süreci daha da zorlaştırabileceği endişesini doğuruyor.
İktidar medyasına yansıyan maddeler, sistemin pratikte yeni kısıtlamalar getirebileceğini gösteriyor:
EĞİTİM VE AR-GE ŞARTI:
Vatandaşın çocuğuna alacağı basit bir oyuncak veya gencin hobi malzemesi "Eğitim" kapsamında değerlendirilecek mi? Yoksa gümrük memurunun inisiyatifine mi kalacak? Bu madde, vatandaşı "ispat yükümlülüğü" ile karşı karşıya bırakabilir.
TÜKETİM İLE ÜRETİMİ AYIRMA:
Bu madde, bireysel tüketiciden ziyade ticari işletmelerin öncelendiği, sade vatandaşın erişiminin ise kısıtlanmaya devam edileceği yorumlarına neden oluyor.
DEVLET DESTEKLİ SETLER:
Gencin teknolojik tercihine kendisinin değil, merkezi bir kararla devletin yön vermesi planlanıyor. Bu durum, tüketici seçme özgürlüğüne müdahale olarak değerlendiriliyor.
YERLİ ÜRETİCİ OLUŞANA KADAR KORUMA:
Türkiye'de üretimi olmayan veya yüksek fiyatla satılan ürünlerde vatandaşın alternatifsiz bırakılması, tüketicinin yüksek maliyetlere mecbur edilmesi anlamına geliyor.
Bu sistemin, gümrük kapılarını tamamen açmak yerine, "kontrollü ve elemeli" bir geçiş sistemi öngördüğü anlaşılıyor.
GERİ ADIMIN PERDE ARKASI: ANKETLERDEKİ DÜŞÜŞ
Peki, iktidar neden bu düzenlemeye ihtiyaç duydu? Gelen bilgiler, kararın arkasında halkın yoğun tepkisi ve anket sonuçlarının olduğu yönünde.
Aksoy Araştırma'nın Ocak ayı verilerine göre:
Halkın %61'i tepkili: Toplumun büyük çoğunluğu, 30 Euro limitinin sıfırlanmasına ve kısıtlamalara karşı çıkıyor.
Cumhur İttifakı tabanı rahatsız: AKP seçmeninin sadece %28.8'i, MHP seçmeninin ise %25.8'i mevcut kararı destekliyor.
Halkın yarısı mağdur: Nüfusun %46'sı aktif olarak yurt dışı alışveriş sitelerini kullanıyor.
Haftaya gelmesi beklenen düzenlemenin, bu toplumsal tepkiyi dindirmeye yönelik "zoraki bir manevra" olduğu yorumları yapılıyor.
ÖZEL: ESNAF DEĞİL, TRUMP'A YARANMA VERGİSİ
CHP Lideri Özgür Özel ise konuyu siyasi bir boyuta taşıdı. Özel, TBMM kürsüsünden yaptığı açıklamada, kısıtlamaların sebebinin "yerli esnafı korumak" değil, ABD Başkanı Trump'ın politikalarına uyum sağlamak olduğunu iddia etti.
Özel, "Gençlerin 250 liraya alacağı bir ürüne Türkiye'de 3.000 lira ödemek zorunda bırakıldığını" belirterek, teknolojiye erişimin dış politika hamlelerine kurban edildiğini savundu.
SONUÇ: İktidarın "Akıllı Limit" formülü; tam bir serbestiyetten ziyade, "kontrollü bir esneklik" vaat ediyor. Vatandaş ise karmaşık formüller yerine, dünyadaki örnekleri gibi engelsiz ve ek maliyetsiz alışveriş hakkı talep ediyor.