İsrail-ABD-İran çatışmasının birinci haftası geride kalırken, savaş sadece karayı değil gökyüzünü de esir aldı. Füze ve dron trafiği nedeniyle İran, Irak, Suriye, Ürdün ve Körfez ülkelerinin hava sahalarını kapatması, küresel havacılıkta "kaos" dönemini başlattı.
2 MİLYON KİLOMETREKARELİK 'HAYALET' SAHA
Dünya genelinde uçuş güvenliğinden sorumlu olan FIR (Uçuş Bilgi Bölgeleri) sahaları birer birer NOTAM ilan ederek kapandı. Orta Doğu'da 2 milyon kilometrekareden fazla alan uçuşa kapatıldı. Bu durum, özellikle Avrupa ile Asya arasındaki en işlek hava koridorlarını felç etti.
ROTALAR UZADI, DARBOĞAZLAR OLUŞTU
Havacılık uzmanı David Learmount’un "havada darboğaz" olarak tanımladığı yeni tabloya göre şirketlerin önünde iki riskli seçenek kaldı:
Kuzey Rotası: Ukrayna savaş bölgesi ile İran arasından, Kafkasya ve Afganistan üzerinden geçen dar koridor.
Güney Rotası: Suudi Arabistan’ın güneyi ve Umman üzerinden geçen, rotayı saatlerce uzatan maliyetli yol.
Bu rota değişiklikleri uçakların çok daha fazla yakıt tüketmesine, personelin uçuş saatlerinin dolmasına ve zincirleme rötarlara neden oluyor.
DEV HAVAYOLLARI YERE ÇAKILDI
Dünyanın en karlı şirketleri arasında yer alan Körfez devleri operasyonlarını askıya aldı:
Emirates: Dubai kalkışlı tüm tarifeli uçuşları 7 Mart’a kadar durdurdu.
Etihad Airways: Abu Dabi operasyonlarını 6 Mart’a kadar askıya aldı.
Qatar Airways: Katar hava sahasının güvenli olduğu ilan edilene kadar uçuşlarını durdurduğunu açıkladı.
Yerde duran her uçak; park ücreti, bakım maliyeti ve personel gideri demek. Bu şirketlerin gelir kaybının yanı sıra borsadaki değer kayıpları da milyar dolarlık faturayı kabartıyor.
TÜRKİYE ÜZERİNDEKİ BASKI ARTIYOR
Hava sahası kapanan ülkeler nedeniyle uçuşların Türkiye ve Kafkasya koridoruna yığılması, Türk hava sahasındaki trafiği yönetilemez hale getirdi.
Bu yoğunluk, Türkiye çıkışlı ve varışlı uçuşlarda da rötarların artmasına sebep oluyor. Ayrıca jet yakıtı fiyatlarındaki küresel artış, havayolu şirketlerinin karlılığını bitirme noktasına getirdi.