Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi (BES-AR), Nisan 2026 dönemine ilişkin açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Raporda yer alan veriler, Türkiye’deki ekonomik çöküşün ve yüksek enflasyonun dar gelirli milyonları nasıl bir "açlık sarmalına" ittiğini tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.
GÜNLÜK BESLENME MALİYETİ 1.500 LİRAYI GEÇTİ
BES-AR verilerine göre, Nisan ayında dört kişilik bir kamu emekçisi ailesinin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık harcama (açlık sınırı) 47 bin 458 TL olarak hesaplandı. Bir ailenin kira, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi en temel harcamalarını içeren yoksulluk sınırı ise 113 bin 530 TL’ye yükselerek erişilemez bir noktaya ulaştı.
Sağlıklı beslenmenin günlük maliyeti 1.581 lirayı aşarken, asgari ücretli bir vatandaşın mevcut maaşıyla bu sofraya oturması artık matematiksel olarak mümkün görünmüyor.
ASGARİ ÜCRET AÇLIĞIN %69 ALTINDA KALDI
Sendika tarafından yapılan açıklamada, 28 bin 075 lira alan bir asgari ücretlinin, 47 bin 458 liralık açlık sınırının yüzde 69,04 altında kaldığı vurgulandı. Bu veri, asgari ücretli bir babanın veya annenin, maaşının tamamını sadece gıdaya ayırsa dahi ailesini sağlıklı besleyemediğini tescilledi.
BÜYÜKŞEHİRLERDE 'ÖĞRENCİ EVİ' MODELİ MEMURLARIN KADERİ OLDU
Raporda, özellikle büyükşehirlerdeki barınma krizine dair çarpıcı tespitlere yer verildi:
Kamu emekçileri, büyükşehirlerde barınabilmek için maaşlarının %75 ila %80'ini sadece kiraya vermek zorunda kalıyor.
Kira yükünü taşıyamayan memurların, bekâr öğrenciler gibi 3 veya 5 kişi bir arada yaşamak zorunda kaldığı ifade edildi.
BES-AR, tüm kamu emekçileri, emekliler ve asgari ücretliler için "insanca yaşayabilecek bir ücret" talebini yineleyerek mevcut sistemin halkı yoksulluğa mahkum ettiğini belirtti.