Çiftçi düştüğü girdaptan çıkamıyor! Fethi Gürer kapıdaki tehlikeyi ve çaresini açıkladı

Artan maliyetler, don felaketi, geç ve yetersiz verilen destekler derken çiftçi düştüğü girdaptan çıkamıyor! Hayat pahalılığının ortaya çıkışındaki sebepler arasında ilk sırada yer alan tarladaki sorunları hatırlatan Fethi Gürer kapıdaki tehlikeyi ve çaresini açıkladı. 2026 yılına umutla başlayan çiftçi için çağrı yapan Gürer, erkenden destek çağrısı yaptı.

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe yaşanan sorunlara ve 2026 üretim yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, 2025 yılının çiftçiler açısından çok zor geçtiğini, kar yağışlarıyla birlikte 2026 yılına daha umutlu girildiğini söyledi.

Umutla girilen yeni yılda bekleyen tehlikeyi anlatan Fethi Gürer, erkenden destek verilmesi gerektiğini vurgulayarak kalıcı çareyi açıkladı.

ÇİFTÇİ DÜŞTÜĞÜ GİRDAPTAN ÇIKAMIYOR!

Yıllardı pandemi, don felaketi maliyetler ve geç, yetersiz ya da hiç verilmeyen desteklerle boğuşan çiftçi 2025’te de kuraklığın etkisiyle mahsulünde verim ve rekolte kaybı yaşadı.

Ayakta kalma mücadelesi veren çiftçilerin bekledikleri ürünü alamadığını belirten Gürer, kar yağışının 2026 yılı için önemli bir avantaj oluşturduğunu vurguladı.

Gürer, sürecin doğru yönetilmesi halinde üretim ve rekoltenin artabileceğini dile getirdi. Gürer, 2002 yılında 19 milyon 600 bin ton olan buğday üretiminin, 2025’te kuraklık ve yetersiz destekler nedeniyle 17 milyon 900 bin tona gerilediğini hatırlattı.

Çiftçilerin finansmana erişimde ciddi sorunlar yaşadığını kaydeden Gürer, bankaların kredi için Bağ-Kur prim borçlarını şart koştuğunu, bu durumun ekim ve üretim sürecini zorlaştırdığını söyledi.

FETHİ GÜRER KAPIDAKİ TEHLİKEYİ VE ÇARESİNİ AÇIKLADI

Çiftçilerin gübre, mazot, ilaç ve tohum gibi temel girdilere ulaşmakta güçlük çektiğini belirten Gürer, desteklerin zamanında ve yeterli şekilde verilmesi gerektiğini vurguladı.

Gürer, Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesine göre 2026 yılında çiftçilere verilmesi gereken desteğin 772 milyar lira olduğunu, ancak mevcut destek tutarının 168 milyar lirada kaldığını ifade etti. Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinin ise 542 milyar lira olduğuna dikkat çeken Gürer, çiftçiye yeterli destek sağlanmaması halinde gübre, mazot ve diğer girdi maliyetleri nedeniyle üretimin sekteye uğrayacağını belirtti.

Girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığını söyleyen Gürer, üretimin desteklenerek yönlendirilmesi gerektiğini, aksi halde verim ve rekolte kaybının ithalatı artıracağını ifade etti. Gürer, amaçlarının ithalat yerine, Türkiye’nin tarımda kendi kendine yeter bir yapıya kavuşması olduğunu kaydetti.

Gürer'in açıklamasının tamamı şu şekilde:

"2025 yılı çiftçilerimiz için kara bir yıl oldu. Verim ve rekolte kaybı yaşandı. Kuraklığın etkisiyle bekledikleri ürünü alamadılar. 2026 yılında ise kar yağışı çiftçiler için umut oldu. Bu süreç doğru yönetilirse bu yıl üretim ve rekolte daha yüksek olabilir. 2002 yılında 19 milyon 600 bin ton buğday yetişen ülkemizde 2025 yılında kuraklığın etkisi ve yeterli desteğin verilmemesi nedeniyle 17 milyon 900 bin tona kadar buğday üretimimiz düşmüştü. Bu yıl umutlu başladı. Ama bu sefer de çiftçiler bankaya gidip kredi almak istiyorlar.

Bir kısmı ekimini yaptı gübre alacak diğeri ekim için mazot, ilaç, tohum alacak. Banka diyor ki 'Bağ-kur primi borcunu yatırmadan sana kredi vermem.' Şu durumda çiftçilerimiz krediye erişiminde bankalarda sorun yaşıyor. Oysa çiftçiye 'Al krediyi ek' demek lazım. Ülkemizde çiftçiye desteği zamanında ve doğru da vermek gerekiyor. 2026 yılında Tarım Kanunu'nun 21'inci maddesine göre çiftçiye verilmesi gereken destek 772 milyar lira görünüyor. Ama verilen destek 168 milyar.

İşin daha ilginci Tarım ve Orman Bakanlığı'nın kendisinin bütçesi de 542 milyar. Yani çiftçiye yeterli destek verilmesi şart. Eğer bu olmazsa yine verim ve rekoltede bu kez de gübreden, mazottaki artan fiyatlardan, ilaçtan, tohumdan dolayı çiftçi üretimde tarlasını ekemeyecek. Çiftçimiz ilaç, tohum, gübre, mazot, tarla gideri, traktör gideri, su parası, elektrik parası derken zor durumda. Çiftçiye desteği vererek tarlada üretimi yönlendirmeli ve buradan elde edilecek verim, rekolte kaybıyla ithalat yerine kendi ülkemizde kendi kendine yeter boyuta gelmeliyiz."

Ekonomi Haberleri