Suriye İçişleri Bakanlığı, devrik Beşar Esad döneminin en çok aranan isimlerinden biri olan eski güvenlik yetkilisi Emced Yusuf’un yakalandığını duyurdu. Hama kırsalında gerçekleştirilen operasyonla gözaltına alınan Yusuf’un izine ulaşılmasında, yıllar süren akademik çalışmalar belirleyici oldu.
Suriye İçişleri Bakanı Enes Hattab, operasyonun detaylarına ilişkin yaptığı açıklamada, güvenlik birimlerinin uzun süredir yürüttüğü takip ve analiz çalışmaları sonucunda hedefe ulaşıldığını belirtti. Ancak bu sürecin en kritik ayağını, uluslararası alanda yürütülen araştırmalar oluşturdu.
TÜRK PROFESÖR VE EKİBİNİN DETAYLI ÇALIŞMALARI
Özellikle Amsterdam Üniversitesi'nde görev yapan Türk profesör Uğur Ümit Üngör ve ekibinin yürüttüğü çalışmalar, Yusuf’un kimliğinin netleşmesini sağladı. Avrupa’ya sızdırılan ve katliam anlarını gösteren görüntüler üzerinde yapılan detaylı incelemeler, olayın faillerini ortaya çıkardı.
2013 yılında Şam’ın Tadamon mahallesinde gerçekleştirilen ve 12'si çocuk en az 288 sivilin hayatını kaybettiği katliam, söz konusu görüntülerle dünya gündemine taşınmıştı. Videolarda, sivillerin gözleri bağlanarak toplu şekilde infaz edildiği ve cesetlerin buldozerlerle yok edilmeye çalışıldığı anlar yer alıyordu.
Türk profesör Üngör ve araştırma ekibi, iki yıl boyunca yürüttükleri analizlerle hem kurbanların kimliklerini hem de olayın gerçekleştiği yeri kesin olarak belirledi. Görüntülerde “gölge adam” olarak anılan kişinin ise Emced Yusuf olduğu bu çalışmalar sayesinde ortaya kondu.
ULUSLARARASI KURUMLAR HAREKETE GEÇTİ
Araştırma sürecinde kullanılan yöntemler yalnızca teknik analizle sınırlı kalmadı. Ekibin yürüttüğü saha çalışmaları ve kurulan temaslar sayesinde, Yusuf’un katliamdaki rolü doğrudan ortaya çıkarıldı. Bu bulgular, uluslararası kurumların da harekete geçmesini sağladı.
Elde edilen kanıtların ardından ABD ve Avrupa Birliği, Yusuf hakkında yaptırım kararı alırken, Fransa’da da savaş suçları kapsamında soruşturma başlatıldı. Böylece akademik araştırma, hukuki sürecin temelini oluşturdu.
KİMLİĞİNİ GİZLEMEYE ÇALIŞTI
Esad rejiminin çökmesinin ardından izini kaybettirdiği belirtilen Yusuf’un, kimliğini gizlemek için çeşitli yöntemlere başvurduğu iddia edildi. Ancak yakalandığında yüzündeki ayırt edici izlerin hâlâ görüldüğü bildirildi.
Yusuf’un gözaltına alınması, Tadamon’da katliamdan etkilenenler arasında büyük bir yankı uyandırdı. Yakınlarını kaybeden aileler, gelişmeyi adaletin tecellisi olarak değerlendirirken, yaşananların unutulmaması gerektiğini vurguladı.
MAHALLE SAKİNLERİ HABERİ KUTLADI
Bazı mahalle sakinleri, kaybettikleri yakınlarının anısına sokaklarda ikramlarda bulunarak haberi kutladı. Yerel kaynaklar ise katliamın bilançosunun resmi rakamların ötesinde olabileceğini ifade etti.
Yetkililer, soruşturmanın genişletilerek diğer sorumluların da ortaya çıkarılması için çalışmaların sürdüğünü belirtirken, bu sürecin temelinde yer alan akademik katkının önemine dikkat çekti.