ABD’nin 3 Ocak’ta gerçekleştirdiği askeri operasyonla kaçırılarak görevden uzaklaştırılan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, kendisine yöneltilen ağır suçlamalar kapsamında bugün New York’ta federal yargıç karşısına çıktı.
ABD, Maduro'yu 25 yıl boyunca bir “narko-terörizm” yapılanmasına liderlik etmekle suçluyor.
SUÇLAMALARI REDDETTİ
20:35 - Maduro, kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddetti. Maduro ayrıca, "Ben masumum ve düzgün bir insanım. Ben, devlet başkanıyım." diye konuştu.
Maduro'nun bir sonraki duruşması 17 Mart'ta görülecek.
MADURONUN İLK SÖZLERİ: SAVAŞ ESİRİYİM
20.00 - Maduro, Türkiye saatiyle 20.00'de Manhattan’daki federal mahkemede Yargıç Alvin Hellerstein huzuruna çıktı.
Maduro'nun avukatlığını, VikiLeaks'ın kurucusu Julian Assange'ın avukatı Barry J. Pollack üstlendi.
Mahkemede kendisine ismi sorulan Maduro, "Ben Venezuela Devlet Başkanıyım. Kendimi bir savaş esiri olarak görüyorum. Evim olan Caracas'tan kaçırıldım" dedi.
Bu sırada hakim, Maduro'nun sözünü keserek, bunları söylemek için fırsatı olacağını, şimdilik sadece adını söylemesini istedi.
TRUMP'TAN 'PETROL SATACAĞIZ' AÇIKLAMASI
Operasyondan kısa süre sonra kamuoyuna açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin Venezuela’yı geçici olarak yöneteceğini, ülkenin geniş petrol rezervlerinin yeniden işletileceğini ve petrolün uluslararası pazarlara satılacağını duyurdu. Bu adım, Trump yönetiminin uzun süredir gizli biçimde yürüttüğü planların ardından, 2003 Irak işgalinden bu yana rejim değişikliği hedefiyle atılmış en sert hamle olarak yorumlandı.
ABD’li hukukçular, Kongre onayı olmadan gerçekleştirilen müdahalenin hukuki zemininin tartışmalı olduğunu belirtirken, Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez ABD’ye çağrıda bulunarak Maduro’nun serbest bırakılmasını istedi ve onu ülkenin meşru lideri olarak tanımladı.
Trump ise Maduro’nun yakalanmasının ardından yaptığı açıklamalarda, ülkede oluşan siyasi boşluğun petrol altyapısını yeniden düzenlemek için kullanılacağını ve diğer ülkelere 'büyük miktarda' petrol satmayı hedeflendiğini söyledi.
Maduro ve bazı üst düzey Venezuelalı yetkililer ilk olarak 2020 yılında benzer suçlamalarla ABD’de iddianameye alınmıştı. Ancak ABD Adalet Bakanlığı, cumartesi günü Maduro ve eşi hakkında yeni bir iddianame yayımlayarak yönetimi, uyuşturucu kaçakçılığıyla iç içe geçmiş “yolsuz ve meşruiyeti olmayan bir rejim” olarak tanımladı.
ABD Adalet Bakanlığı tarafından Maduro, eşi Cilia Flores, oğlu Nicolas Maduro Guerra’nın yanı sıra İçişleri Bakanı Diosdado Cabello, eski İçişleri Bakanı Ramon Rodriguez Chacín ve Tren de Aragua çetesinin lideri Hector Rusthenford Guerrero Flores hakkında suçlamalar içeren iddianame üzerindeki gizliliğin önceki gün kaldırıldığı belirtildi. İlk olarak 2020 yılında, ABD Başkanı Donald Trump’ın ilk döneminde duyurulan iddianamenin güncel halinde Maduro’ya dört ayrı suç yöneltildiği aktarıldı.
NE OLMUŞTU?
ABD tarafından düzenlenen operasyonla askeri bir üste bulunan konutundan alınan Maduro ve eşi Cilia Flores, önce bir ABD savaş gemisine götürüldü. Ardından, ABD Adalet Bakanlığı’nın narko-terörizm suçlamaları kapsamında yargılanmaları için ABD’ye sevk edildiler. Çifti taşıyan uçak cumartesi akşamı New York’a indi.
Maduro, Newburgh’taki Stewart Hava Ulusal Muhafız Üssü’ne getirildikten sonra helikopterle New York’a, ardından Brooklyn’deki Metropolitan Gözaltı Merkezi’ne götürüldü.
Trump yönetimi, müdahalenin yasal dayanağına yönelik eleştirilere karşın operasyonu ABD’ye yönelik uyuşturucu trafiğini engellemeye yönelik bir güvenlik adımı olarak savundu. Trump, Florida’dan dönüşü sırasında yaptığı açıklamada, “Güvenli ve sağduyulu bir geçiş sağlanana kadar ülkeyi yöneteceğiz” dedi ve operasyonun ABD’nin güvenliğini tehdit eden aktörlere açık bir mesaj olduğunu söyledi. Ayrıca ABD'nin Maduro’yu Venezuela’nın meşru devlet başkanı olarak tanımadığı ifade edildi.