Kuzey Kore’de Covid-19 pandemisinin ardından uygulanan idam cezalarına ilişkin çarpıcı iddialar gündeme geldi. Uluslararası kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, infazların sayısında yüzde 116,7 oranında artış yaşandığı öne sürüldü. Bu artışla birlikte cezaların gerekçeleri de dünya kamuoyunda tartışma yaratmış durumda.
İddialara göre ülkede yalnızca ağır suçlar değil; pop müzik dinlemek, yabancı içerik izlemek ya da resmi etkinliklerde uyuklamak gibi davranışlar bile ölüm cezasına kadar varan yaptırımlarla sonuçlanabilir.
UYUYAKALDIĞI İÇİN İDAM EDİLDİ
En dikkat çeken vakalardan biri ise eski Savunma Bakanı Hyon Yong-chol ile ilgili. Güney Kore istihbaratının aktardığına göre, 2015 yılında liderin katıldığı bir törende uyuyakaldığı ve verilen talimatları yerine getirmediği gerekçesiyle yüzlerce kişinin önünde uçaksavar silahıyla infaz edildiği iddia edildi. Aynı dönemde üst düzey başka bir askeri yetkilinin de benzer şekilde idam edildiği ileri sürüldü.
Bir diğer çarpıcı iddia ise bir çiftlik yöneticisiyle ilgili. Devlete ait bir tesiste bulunan yavru kaplumbağaların ölmesi üzerine, liderin ziyareti sonrası sert eleştirilerde bulunduğu ve ardından sorumlu yöneticinin vurularak öldürüldüğü öne sürüldü.
GÜNEY KORE İLE İLETİŞİM YASAK
Bazı infazların gizli alanlarda künt cisimlerle gerçekleştirildiği, bazılarının ise kurşuna dizilerek yapıldığı belirtildi. Tanıklara göre bu infazlar, toplum üzerinde korku yaratmak ve “ibret” vermek amacıyla gerçekleştirildi.
Güney Kore ile iletişim kurmanın da ölüm cezası kapsamına alınabildiği iddialar arasında. Basına yansıyan bir olayda, 49 yaşındaki bir sahne ışık mühendisinin sınır ötesi temas kurduğu gerekçesiyle idam edildiği, ailesinin ise hapse gönderildiği ileri sürüldü.
DİNİ SEBEPLERLE İDAM
İnanç ve kültürel faaliyetler de cezalandırma gerekçeleri arasında yer alıyor. Unhasu Orkestrası’nda görevli bir yöneticinin pornografi yasalarını ihlal ettiği iddiasıyla idam edildiği, 33 yaşındaki bir Hristiyan kadının ise İncil dağıttığı gerekçesiyle kamuya açık şekilde infaz edildiği öne sürüldü. Aktivistlere göre bu kadının ailesi de siyasi tutuklu kampına gönderildi.
ÇOCUKLAR DA CEZA ALABİLİR
Af Örgütü tarafından aktarılan tanıklıklar, çocukların da ağır cezalara maruz kaldığını ortaya koydu. İddialara göre gençler; Güney Kore dizileri izlemek ya da K-pop dinlemek gibi nedenlerle cezalandırılabiliyor.
Özellikle “Squid Game”, “Crash Landing on You” ve “Descendants of the Sun” gibi popüler yapımları izleyenlerin ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kaldığı ileri sürüldü. 2021 yılında, aralarında lise öğrencilerinin de bulunduğu bazı kişilerin bu tür içerikleri izledikleri gerekçesiyle idam edildiği iddiaları da gündeme geldi.
DENETİM BİRİMİ KURULDU
Rejimin yabancı medya kullanımını engellemek amacıyla “109 Grubu” adlı özel bir denetim birimi kurduğu belirtildi. Bu birimin evlerde ve kişisel eşyalarda aramalar yaptığı, ülke genelinde sıkı kontroller yürüttüğü ifade edildi.
Kuzey Kore’den kaçan tanıkların anlatımları da tabloyu daha çarpıcı hale getirdi. Sinuiju kentinde bir infaza tanıklık ettiğini söyleyen Choi Suvin, yabancı medya dağıttığı iddia edilen bir kişinin idam edildiğini belirterek, “İnsanları korkutmak ve itaat ettirmek için bu infazlar yapılıyor” ifadelerini kullandı.
HALKA AÇIK ALANLARDA İDAM
Raporda ayrıca infazların gerçekleştirildiği yerler de dikkat çekti. Havaalanı çevreleri, atış poligonları, futbol sahaları ve ıssız arazilerin bu amaçla kullanıldığı öne sürüldü.
Tüm bu iddialar bağımsız kaynaklarca doğrulanması zor bilgiler olarak değerlendirilse de, Kuzey Kore’de insan hakları ihlallerine yönelik tartışmaları yeniden alevlendirmiş durumda.