Hürmüz’de “kıyamet senaryosu” iddiası! “İsrail bütün bölgeyi ateşe atabilir”

ABD-İsrail-İran hattındaki gerilim büyürken, enerji uzmanları ve güvenlik kaynaklarından dikkat çeken iddialar geldi. Hürmüz Boğazı merkezli kriz üzerinden Körfez’de büyük bir jeopolitik dönüşüm hedeflendiği öne sürülürken; petrol tankerleri, enerji terminalleri, fiber-optik iletişim hatları ve kritik ticaret koridorlarının potansiyel hedefler arasında olduğu savunuldu.

Ortadoğu’da ABD, İsrail ve İran arasında büyüyen gerilim yeni iddiaları da beraberinde getirdi. Güvenlik kaynakları ile enerji uzmanları, özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmelerin yalnızca İran-ABD gerilimiyle sınırlı olmadığını, İsrail’in bölgesel enerji ve ticaret dengelerini değiştirmeyi hedefleyen daha geniş kapsamlı bir strateji yürüttüğünü öne sürdü.

İddialara göre Tel Aviv yönetimi, Körfez’de artan kriz atmosferini kendi lehine çevirmeye çalışıyor. Basra Körfezi, Umman Denizi ve Arap Denizi boyunca uzanan enerji hatları, petrol tankerleri, doğalgaz depoları ve stratejik terminallerin olası sabotaj ya da saldırı riskleriyle karşı karşıya olduğu ifade ediliyor. Bazı uzmanlar, küresel internet altyapısının önemli bölümünü taşıyan deniz altı fiber-optik kabloların dahi olası hedefler arasında değerlendirildiğini savunuyor.

ÇEVRE FELAKETİ KAPIDA

Eski BOTAŞ Genel Müdürü Gökhan Yardım, İran’ın enerji depolarının kritik seviyeye yaklaştığını belirterek, ihracatın tamamen durması halinde üretim altyapısında uzun süreli hasarlar oluşabileceğini söyledi. Yardım, “Depolar dolduğunda üretim durmak zorunda kalabilir. O vanalar kapandığında yeniden tam kapasiteyle açılması yıllar sürebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Yardım ayrıca Körfez’deki enerji altyapısına yönelik olası saldırıların çevresel ve ekonomik açıdan büyük felaketlere yol açabileceğini savundu. Petrol tankerleri, enerji terminalleri ve doğalgaz tesislerinin hedef alınmasının yalnızca bölgesel değil küresel kriz yaratabileceğini belirten Yardım, ortaya çıkan tablonun “kıyamet senaryosu” olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.

TÜRKİYE PLANI

Enerji uzmanı Altuğ Karataş ise Hürmüz’de yaşanan gerilimin arka planında enerji koridorları mücadelesinin bulunduğunu öne sürdü. Karataş’a göre İsrail, Körfez ülkelerinin enerji kaynaklarını kendi üzerinden Akdeniz’e bağlayacak yeni ticaret ve lojistik hatlarını ön plana çıkarmaya çalışıyor. Bu süreçte Türkiye merkezli enerji ve ticaret projelerinin etkisini azaltmaya dönük hamlelerin de gündeme geldiği iddia edildi.

Karataş, “Gerilim ne kadar büyürse Hürmüz üzerindeki risk algısı da o kadar artıyor. Bu durum mevcut enerji taşımacılığı sisteminin kırılganlığını ortaya koyuyor ve alternatif koridor projelerini daha görünür hale getiriyor. İsrail’in uzun vadede enerji ve ticaret akışını kendi merkezli bir hatta yönlendirmek istediği değerlendiriliyor” ifadelerini kullandı.

Bazı saldırı ve sabotaj olaylarının doğrudan İran tarafından gerçekleştirilmediğini düşündüğünü de belirten Karataş, bölgede “sahte bayrak operasyonları” ihtimalinin tartışıldığını söyledi. Karataş’a göre Körfez’de tansiyonun yükselmesi, enerji fiyatlarının artması ve küresel kriz atmosferinin derinleşmesi bazı aktörlerin stratejik hedeflerine hizmet ediyor olabilir.

20 BİN MÜRETTABAT MAHSUR KALDI

Öte yandan Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, Hürmüz Boğazı çevresindeki kriz nedeniyle yaklaşık 1.500 gemi ve 20 bine yakın mürettebatın Basra Körfezi’nde mahsur kaldığını açıkladı. Dominguez ayrıca bölgede gemilere yönelik 30’dan fazla saldırı düzenlendiğini ve çok sayıda denizcinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Uzmanlara göre bölgede yaşanan gelişmeler, enerji arz güvenliği kadar küresel ticaret yollarının geleceğini de belirleyecek kritik bir dönemin habercisi olabilir. Ancak ortaya atılan sabotaj, örtülü operasyon ve geniş çaplı saldırı senaryolarının şu aşamada resmi makamlar tarafından doğrulanmadığı, tüm değerlendirmelerin uzman görüşleri ve güvenlik çevrelerinden gelen iddialara dayandığı vurgulanıyor.

Dünya Haberleri