ABD Adalet Bakanlığı’nın Jeffrey Epstein soruşturması kapsamında 3 milyondan fazla yeni belgeyi kamuoyuna açıklamasının ardından, dosyalarda adı geçen Norveçli diplomat Juul görevden alındı.
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, soruşturma netleşene kadar Juul’un büyükelçilik görevini yürütmeyeceğini açıkladı.
EPSTEİN DOSYASINA GİREN BÜYÜKELÇİ GÖREVDEN ALINDI
Espen Barth Eide, ülkede yayın yapan NRK'ye yaptığı açıklamada, "Soruşturma açıklığa kavuşana kadar Juul büyükelçi olarak görev yapmayacak. Bu kararı kendisiyle istişare dahilinde aldık." dedi.
Büyükelçi Juul'ın, Epstein ile ilişkisini incelediklerini aktaran Eide, soruşturma devam ettiği için daha fazla ayrıntı vermek istemediğini söyledi.
Juul da NRK'ye yaptığı değerlendirmede, "Epstein ile olan iletişimim konusunda tamamen açık olmak istiyorum. Dışişleri Bakanlığı ile diyalog halindeyim ve eksiksiz bir açıklık sağlamak için tam işbirliği yapıyorum." diye konuştu.
Epstein ile eşi Terje Rod Larsen'in iletişim halinde olduğunu aktaran Juul, "Epstein ile bağımsız hiçbir sosyal veya profesyonel ilişkim olmadı. Epstein ile bağlantı kurmada aracı olmadım veya aracılık etmedim." dedi.
Norveç'teki Liberal Parti Başkanı Guri Melby ise Epstein belgelerinde ismi geçen Juul'un büyükelçilik görevinden istifa etmesi çağrısında bulundu.
NE OLMUŞTU?
En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu.
Açıklanan Epstein dava dosyalarında eski Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda ünlü isimlerden oluşan "müşteri listesi"nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein'in ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.