Sosyal medyada son günlerin en çok konuşulan trendlerinden biri, yapay zekaya “kendi selfiesini çektirme” akımı oldu. Özellikle OpenAI tarafından geliştirilen ChatGPT üzerinden paylaşılan bir prompt, kısa sürede viral hale geldi.
CHATGPT’NİN "YANLIŞLIKLA" ÇEKİLEN SELFİESİ
Kullanıcıların ChatGPT’ye yönelttiği bu dikkat çekici komut, yapay zekadan sıradan bir insan gibi “kusurlu” bir selfie üretmesini istiyor. Estetikten uzak, plansız ve hatta kazara çekilmiş gibi görünen bu fotoğraflar, gerçekçilik hissiyle sosyal medya kullanıcılarının ilgisini çekiyor.
"CEBİNDEN ÇIKARIRKEN YANLIŞLIKLA ÇEKİLMİŞ GİBİ OLSUN"
Gündem olan o prompt (komut) ise şöyle:
ChatGPT, bir süredir benimlesin ve nasıl göründüğünü görmek istiyorum. Lütfen kendinin, sıradan bir iPhone çekimi gibi görünen bir fotoğrafını üret: belirgin bir konu yok, bilinçli bir kompozisyon yok; tamamen sıradan, hatta biraz başarısız bir anlık çekim gibi olsun. Fotoğrafta hafif hareket bulanıklığı, dengesiz ışık, hafif aşırı pozlama, garip bir açı ve dağınık bir kadraj olsun. Genel olarak, sanki telefonu cebinden çıkarırken yanlışlıkla çekilmiş, fazla gerçek ve gelişigüzel bir selfie hissi versin.
Bu trendin dikkat çeken yönü ise, kullanıcıların yapay zekadan mükemmel görüntüler yerine bilinçli olarak “kusurlu” ve doğal kareler istemesi. Sosyal medyada hızla yayılan bu akım, insanların dijital estetik anlayışının değişmeye başladığını da gösteriyor.
"KORKUTUCU DERECEDE İNSANİ"
Geleneksel yapay zeka görsellerindeki "fazla mükemmel" doku, yerini hareket bulanıklığına, patlayan ışıklara ve garip açılara bırakıyor. Sosyal medya kullanıcıları, yapay zekanın bu komutla ürettiği sonuçların "korkutucu derecede insani" ve "doğal" göründüğünü söylüyor.
Estetik kaygıdan uzak, dağınık bir kadrajla oluşturulan bu görseller, dijital asistanların sadece birer yazılım değil, hayatın içinden birer "karakter" gibi algılanmasını sağlıyor. Akım, dijital sanat ve yapay zeka kullanımında “aşırı gerçekçilik” tartışmasını da gündeme getiriyor.