Afganistan’ın kırsal bölgelerinde, kerpiç ve çamurdan inşa edilen evler, yüzyıllardır barınma ihtiyacını karşılarken aynı zamanda coğrafyanın zorlu iklimine karşı en kırılgan savunma hattını oluşturur. Son 72 saatte ise bu savunma hattı, gökyüzünden düşen kar ve ardından gelen sel sularının ağırlığı altında çöktü. Kışın gelişi, binlerce hane için mevsimsel bir döngüden ziyade, hayatta kalma mücadelesine dönüştü.
Afganistan Ulusal Afet Yönetim Sözcüsü Muhammed Yusuf Hamad’ın başkent Kabil’de paylaştığı veriler, ülkenin altyapısal dayanıklılığının meteorolojik olaylar karşısında ne denli zayıf kaldığını bir kez daha istatistiklerle belgeledi.
TOPRAKTAN DUVARLARIN YIKIMI
Ülke genelinde etkili olan yoğun kar yağışı ve onu takip eden sel felaketi, son üç gün içerisinde insani bir bilançoya yol açtı. Resmi rakamlara göre, doğal afetler nedeniyle 12 kişi hayatını kaybederken, 11 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı. Ancak can kayıplarının ötesinde, afet yönetiminin açıkladığı hasar raporu, yaklaşan kış öncesi barınma krizinin boyutunu ortaya koyuyor.
Sözcü Hamad’ın aktardığı bilgilere göre, 274 ev tamamen yıkılarak "kullanılamaz" hale geldi. Bu, yüzlerce ailenin, Afganistan’ın dondurucu soğuklarında başlarını sokacak bir çatıdan mahrum kaldığı anlamına geliyor. Ayrıca 1.558 evin sular altında kalması, binlerce insanın hijyen koşullarından yoksun, nemli ve soğuk yapılar içinde yaşam mücadelesi vermek zorunda olduğunu gösteriyor.
BEYAZ ÖRTÜNÜN ALTINDAKİ ÇAMURLU FELAKET
Afganistan ekonomisinin halihazırda uluslararası yardımların kesilmesi ve bankacılık sisteminin çökmesiyle mücadele ettiği bir dönemde, kar ve selin yarattığı bu fiziksel tahribat, hane halkı ekonomisine doğrudan bir darbe niteliğinde. Yıkılan evlerin yeniden inşası veya sular altında kalan tarım arazilerinin (varsa) rehabilitasyonu için gerekli kaynağın nereden bulunacağı belirsizliğini koruyor.