İYİ Partili Örs: Çay Kanunu değil, ‘çayı bitirme kanunu’

AKP tarafından hazırlanan Çay Kanunu Teklifi’ne tepki gösteren İYİ Partili Örs, "Bu teklifle ÇAYKUR yok sayılmakta, hatta gözden çıkarılmaktadır ve teklif, çay üreticilerine yönelik ağır idari yaptırım ve para cezalarını öngörmektedir. Kanun teklifi, bu haliyle Çay Kanunu değil, ‘çayı bitirme kanunu’dur" dedi.

Yayınlanma:
Güncelleme: 06 Temmuz 2022 09:53

İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs, bugün TBMM'deki düzenlediği basın toplantısında, AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Rize Milletvekili Hayati Yazıcı ile AKP'li 80 milletvekilinin imzasıyla TBMM’ye sunulan Çay Kanunu Teklifi’ne tepki gösterdi. 2021 yılında 203 bin 381 yaş çay üreticisi ile 788 bin 988 dekar çaylık alanın kaydının olduğu bilgisini paylaşan Örs, "Şu anda Doğu Karadeniz bölgemizde çay hasadı başlamıştır. ÇAYKUR, birkaç gün önce yaptığı açıklama ile 16 Mayıs'ta başlayan birinci sürgün kampanyasının tamamlandığını ve birinci sürgün döneminde üreticilerden 212 bin ton yaş çay alındığı ve karşılığında 42 bin ton kuru çay üretildiğini açıklamıştır. ÇAYKUR, çok değerli bir marka ve hem bölgedeki dengeler hem de ülke açısından stratejik öneme sahip bir kurum. İşte bu kurum, yani ÇAYKUR, 2021 yılında yine zarar etti. Yine diyorum, çünkü 2021’den önceki yıllarda da zarar etmişti" dedi.

'ÇAYKUR, 2017'dan bu yana kâr etmiyor'

'Kâr-zarar kronoloji’ sunan Örs, ÇAYKUR'un 2016'da 82 milyon lira kâr açıkladığını belirterek, 2019'da zararın 635 milyon lira olduğunu söyledi. Örs, 2020'ye gelindiğinde ise ÇAYKUR'un zarar hanesine 547 milyon TL yazdığını dile getirerek, "2021 yılı, yani geçen yıl zarar, 503 milyon TL oldu. Bu rakamların yüzbinlerle ifade edilen küsurları da var ilave olarak, onları söylemedim. Sadece milyon kısımlarını aldım. Kısaca ÇAYKUR, 2017'dan bu yana kâr etmiyor ve son beş yıldaki toplam zararı da küsurları ile birlikte 2,6 milyar TL’yi aşıyor" diye konuştu.

'Siyaset ÇAYKUR'dan elini çeksin'

2017 yılında Varlık Fonu’na devredildikten sonra ÇAYKUR’un zararındaki artışlara dikkat çeken Örs, "Çay üretiminde dünyada ilk 5-6’da, dünya kişi başına çay tüketiminde birinci sıradayız ama çayın en büyük kurumu ÇAYKUR zarar ediyor. Bu zararın gerekçelerinin doğru bir şekilde ortaya koyma zamanı geldi. Ortada açık seçik bir gerçek var: ÇAYKUR, AK Parti döneminde kötü idare edilmektedir, zararı katlanarak artan bir kurum haline getirilmiştir. Memleketi idare edenlere sesleniyorum; siyaset ÇAYKUR’dan elini çeksin, AK Parti ÇAYKUR’u ‘depo makamı’ olarak kullanma alışkanlığından vazgeçsin" ifadelerini kullandı.

'Teklifi kimin hazırladığı tam bir muamma'

AKP'nin Meclis'e getirdiği Çay Kanun Teklifi'ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Örs, "AK Parti milletvekillerinin imzası ile TBMM’ye sunulan teklif esas komisyon sıfatıyla Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda görüşülecekti ancak görüşmeler başlamadan teklifin gelecek yasama dönemine bırakıldığı imza sahipleri tarafından açıklandı. 15 maddeden oluşan bu kanun teklifi, başta üreticiler olmak üzere birçok kesimden tepki alan bir teklif oldu. Bu kanun teklifini kimin hazırladığı da tartışmalara neden oldu. Ortada bir teklif var ama teklifi kimin hazırladığı tam bir muamma" şeklinde konuştu.

'Teklif bu haliyle çay üreticilerini adeta yok saymıştır'

Örs, konuşmasında şunları dile getirdi:

Söz konusu kanun teklifinde, yaş çay alım fiyatının Ulusal Çay Konseyi tarafından belirlenerek ilan edileceği belirtilmiş. Ulusal Çay Konseyi’ni oluşturan taraflara baktığımızda, burada üreticilerin azınlıkta olduğunu görüyoruz. Bu konseyde yer alan dokuz üyeden sadece iki tanesi üretici adına orada bulunan ziraat odası temsilcileridir. Dolayısıyla kararların çoğunlukla alındığı bu yapıda, fiyat belirlenmesinde üreticilerin etkisi olamayacağı açıktır. Ayrıca Ulusal Çay Konseyi’nin belirleyeceği fiyat, sadece tavsiye niteliğinde olacaktır. Çünkü Ulusal Çay Konseyi, düzenleyici ya da denetleyici bir kuruluş değildir, kararlarının da bağlayıcılığı yoktur. Kuruluş yönetmeliğinde kararlarının ilgili kurum ve kuruluşlara öneri mahiyetinde olduğu açıkça belirtilen bu konseye fiyat belirleme ve ilan etme yetkisi vermek, hangi amaca hizmet edecektir? Teklif, bu haliyle çay üreticilerini adeta yok saymış, çayın ve çay üreticisinin geleceği özel sektörün insafına terkedilmiştir. Bölgedeki tüm ziraat odaları bu duruma tepkilidir ve tepkilerini açık olarak ifade etmektedirler.

'Sonunda zararlı çıkan hem üretici hem de tüketici oldu'

Kanun teklifinin dikkat çeken bir diğer yönü, ÇAYKUR’un etki alanını azaltmak isteğidir. Bu teklifle ÇAYKUR, etkisizleştirilerek sadece regüle eden bir kurum haline getirilmek istenmektedir. Bu etkisizleştirme çalışmaları ne yazık ki diğer kurumlarda da yapıldı ve sonunda zararlı çıkan hem üretici hem de tüketici oldu.

'Çiftçi kayıt sistemi yönetmeliğinde muhakkak değişiklik yapılmalı'

Çayda ruhsatlandırmanın veya kayıt sisteminin oluşturulamaması, yıllardır çözülemeyen bir sorundur. Bu kanun teklifinin yürürlüğe girmesi ile ailevi sebeplerle kayıt yaptıramayan veya izinsiz çay alanlarının sökülmesi, çiftçiye ceza verilmesi öngörülmektedir ki bu kabul edilemez bir durumdur. Çay üreticisinin bakanlık kayıtlarına kaydının yapılabilmesi için Çiftçi Kayıt Sistemi, yani ÇKS yönetmeliğinde muhakkak değişiklik yapılmalıdır. Toprağını işleyen, üreten çiftçinin çaylıklarının sökülmesi ve kanunla cezalandırılması doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Mevcut Çay Kanunu Taslağı, genel olarak sözleşmeli üretimi zorlayan, çay üreticisi ile çay fabrikalarını karşı karşıya getiren, kaydı zorunlu kılan, fiyatını da Ulusal Çay Konseyi’nin açıklamasına bırakan bir sistemi öngörmektedir.

'Çay kanunu değil, çayı bitirme kanunu’

Bu teklifte taban fiyat yoktur. Bu teklifte kota ve kontenjanın kaldırılmasına dair bir düzenleme yoktur. Bu teklifte üreticinin en büyük beklentisi, açıklanan taban fiyatın altında alım yapılmamasına ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu teklifle ÇAYKUR yok sayılmakta, hatta gözden çıkarılmaktadır ve teklif, çay üreticilerine yönelik ağır idari yaptırım ve para cezalarını öngörmektedir. Kanun teklifi, bu haliyle Çay Kanunu değil, ‘çayı bitirme kanunu’dur. Bu nedenle kanun teklifi yeniden hazırlanmalı, yeni yasama döneminde açık, şeffaf, çayın tüm bileşenlerinin görüşlerinin alındığı, iktidar ve muhalefetin üzerinde uzlaştığı bir metinle yüce Meclis’in gündemine getirilmeli ve yürürlüğe girmelidir.”

KAYNAK: ANKA