İşte Mehmet Akif Ersoy'un 3 saatlik ifadesi!
Eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy'un savcılığa verdiği ek ifade ortaya çıktı. Mehmet Akif Ersoy ifadesinde şu sözleri kullandı:
"Hatırladığım kadarıyla 2019 yılında Piyalepaşa’daki evimdeyken Veyis Ateş bana geldi. Daha önce de bana ziyaretlere gelirdi. Oturur, sohbet ederdik. Ancak bu gelişinde yanına uyuşturucu madde ile gelmişti. Ben hayatımda ilk defa orada uyuşturucu maddeyi gördüm. Daha sonra uyuşturucu hakkında nedir, ne etkisi vardır şeklinde üzerine konuştuk. Ben o dönemler alkol bile almıyordum. O gün ya da ikinci getirmesinde Piyalepaşa’daki evimde uyuşturucu maddeyi (k…) ilk defa içtim. Hatta içerken de bağımlılık yapmasından ve yan etkilerinden biraz çekinmiştim. "
"ELA RÜMEYSA CEBECİ BENİ EVE ÇAĞIRDI"
Ersoy ifadesinde Ela Rümeysa Cebeci ile ikili bir ilişkisinin olmadığını kendisini eve davet eden Cebeci'yi reddettiğini söyledi:
"Fevzi Çakır ile Ela Rümeysa Cebeci’nin arası çok yakındı. Ela’nın işe girebilmesi için Fevzi aracılık yaptı. Benim Ela Rumeysa Cebeci ile hiçbir şekilde ilgim yoktur. Hayatımda hiç yalnız görüşmedim. Ela gözaltına alınmadan 2 gün önce bana mesaj atmıştı, ‘Oturalım kahve içelim’ dedi. Ben de ‘Aynı kurumda çalışıyoruz. Dışarıda görüşmemiz uygun olmaz’ dedim. O da ‘Sen de bekarsın. Ben de bekarım evde görüşelim’ demişti."
Ersoy'un ifadesinin devamında şu ifadeler öne çıktı:
"MUTFAK DOLABINDA UYUŞTURUCU"
"Ece A., Gizem'in kuzeniydi. Kendisiyle Ulus'ta ki evde görüşmüştük. Ece ile 1 ya da 2 defa uyuşturucu madde kullandık. Ece ile yaklaşık 1 buçuk yıldır görüşmüyoruz. Gizem Ahmet'in kız arkadaşıydı. Beni Ece ile Gizem A. tanıştırdı. Ulus'ta ki evde mutfak dolabının içerisinde uyuşturucu madde vardı. Buradan alıp kullandığımız oldu.
Ben Mısır'da TRT Temsilciliği görevinde bulundum. Darbeden sonra da benim hakkımda Türkiye adına casusluk yaptığına dair haberler yapıldı. Bundan dolayı da benim oraya gitmemden dolayı sıkıntı olacağını düşünüyordum hatta Mısır'a giriş yasağım vardı. Mısır'da ki Yargı süreci tamamlanınca yasağım kalktı. Ben de bunu test etmek için Ece Mısır'daydı ben de Mısır'a gittim. Mısır'da da Ece ile görüştük."
"KÜTÜPHANEYE 2-3 KERE GİTMİŞİMDİR"
"Bizim gittiğimiz Kütüphane şu an ki Terapi'dir. Yeni Kütüphane'ye en fazla 2-3 kere gitmişimdir. Ali Yaşar Koz Kütüphane'nin işletmecisidir. Yılmaz Efe'yi tanıyorum. Kütüphane'nin ortağıdır."
"ESKİ İLETİŞİM BAŞKANI YARDIMCISI EŞİME UYGUNSUZ MESAJLAR ATTI"
"Çağatay Ö. ile yüz yüze tanışmadım ancak telefonda tartışmışlığım var. Kendisi eski iletişim başkan yardımcısıdır. Herhangi bir hukukum yoktur. Bir Cumhurbaşkanlığı seyahatinde eski eşim P.'a münasebetsiz mesajlar attığı için kendisi ile telefonda tartışmıştım. Kendisi de özür mesajı atmıştı."
"BEN DE KENAN BEY’İN BİLGİSİ DIŞINDA İŞ YAPMAZDIM"
Ersoy, Can Yayın Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ ile ilişkisini de Tekdağ'a 'yetenek avcısıdır' sözleri ile anlattı:
“Kenan Tekdağ ile Mısır’da TRT temsilcisi olarak çalışırken Habertürk yayınlarına çıkıyordum. Fatih Saraç vesilesiyle Kenan Tekdağ ile tanıştım. Dönüşümde Kenan Tekdağ ile oturup sohbet ve muhabbetler ettik. Bu şekilde samimiyetimiz ilerledi. Kenan Bey de bu genç yaştaki bilgi ve becerimi överdi. Bu süreçte beni Habertürk programlarına konuk olarak davet ettiler. Kenan Tekdağ tam anlamıyla bu konularda yetenek avcısıydı. Ben o zamanlar TRT’de çalışıyordum. Beni programlarına davet ettiği zaman da telif hakkı öderdi.
Daha sonra ben Diyanet’e geçtim. Mehmet Görmez hocayla çalıştım. Bu süreçte de 4-5 ayda bir görüşürdük. Ben Diyanet’te çalışırken ekranlara çıkmamaya başladım. Sonra bana, ‘Sen iyi bir televizyoncusun gel Habertürk’te çalış’ dedi. Daha sonra ben Diyanet’ten ayrıldım. TRT’ye döndüm. Daha sonra tekrar iş teklifi konusunda birkaç kez daha benzer görüşmeler oldu. Ben de 2018 yılında TRT’den istifa ederek Habertürk’te spiker olarak işe başladım. Bundan sonra samimiyetimiz daha da ilerledi. Ben de Kenan Bey’in bilgisi dışında iş yapmazdım. İş hayatımda da yine ona sorarak ilerlerdim.
Hatta 2 yıl önce TV100’den iş teklifli aldım ve ciddi miktarda para veriyorlardı, teklif de cazipti. Gitmek istediğimi Kenan Bey’e söyledim. O da uygun görmedi. Ben de vefa ilişkimden dolayı teklifi reddetmek zorunda kaldım. Daha sonra kanal TMSF’ye devredilince yine ayrılmak istedim (Bunu da ilgili yerlere ilettim ancak TMSF devam etmemi istedi). Tazminatımı hesaplatmak için insan kaynaklarına gittim. Ve şu durumla karşılaştım. Yarın bir gün işten çıkarıldığım zaman tazminatım çok yüksek çıkmasın diye maaşımın yarısı spikerlik olarak diğer yarısı da genel yayın yönetmeni olarak düzenlenmiş. Bu durumu görünce çok üzülmüştüm.”
“ADEM SOYTEKİN’E ‘HABERTÜRK’Ü SATIN AL’ DEMEDİM”
“İmamoğlu’nun Show TV’yi almak istediğine dair iddialar sosyal medyada da dolaşmıştır ancak bu iddialar yalandır. Ayrıca benim de Adem Soytekin’i arayıp ‘Habertürk’ü satın al ben hallederim’ dediğime ilişkin iddialar da iftiradır. Kesinlikle kabul etmiyorum.”
"3-4 SENEDE 10 KERE EVDE UYUŞTURUCU KULLANMIŞIZDIR"
Ersoy, Ahmet isimli arkadaşının torbacısının olduğunu ve evinde uyuşturucu bulundurduğunu da anlattı:
"O zamanlarda Ahmet, Maslak 1453’le oturuyordu. Biz tanıştıktan kısa bir süre sonra da Emirgan’a taşındı. Taşındıktan sonra da biz daha sık görüşmeye başladık. Ahmet benim ailemle ben de Ahmet’in ailesi ile tanıştık hatta birbirimizin arkadaşlarıyla da tanıştık. Bir araya geldiğimiz sosyal ortamımız da çok oldu. Ahmet’in Emirgan’daki evindeyken uyuşturucu madde olurdu. Birlikte birkaç defa kullandık. 3-4 senelik süreç içerisinde ortalama 10 kere Emirgan’daki evde uyuşturucu madde kullanmışızdır. Ahmet’in evinde sürekli olurdu. Dışarıdan geldiğine şahit olmadım ancak torbacısı olduğunu biliyordum."
"HERKESE BİR ÖZÜR BORCUM VAR"
Ersoy, sözlerini şu ifadelerle bitirdi:
"Yaşadığım tüm bu olaylar benim için öncelikle kendime asla yakıştırmadığım, maalesef şımarıklık, basiretsizlik ve bir çirkinliğin içine düşmüş olmamdan kaynaklıdır. 16 yıldır inşa etmeye çalıştığım itibarımı ve beni seven insanları böylesine çirkin bir akıbet ile karşı karşıya bıraktığım için çok üzgünüm. Sonuçları itibariyle bugün karşı karşıya olduğum durum benim için çok büyük bir ders oldu. Önce Allah'a tövbe sonra sevdiğim, yol yürüdüğüm, beni sevmiş ve takdir etmiş herkese bir özür borcum var. Tek tesellim hala hayattayken böyle bir musibeti, sonucu görmüş olmak, bundan arınma ve yeni bir yönelime ulaşma gayretinde olacağım. Gazeteci Akif, insan Akiften, insan kardeşlerinden, toplumundan ve yaratıcısından nedamet göstermekte ve özür dilemektedir. Diyeceklerim bunlardan ibarettir, dedi.