Halk TV Canlı Yayın
İçişleri Bakanlığı Diyarbakır'daki Saldırıyla İlgili Açıklama Yaptı!
OLAYLARLA İLGİLİ 3 KİŞİ YAKALANDIİçişleri Bakanlığı, İhya- Der Şube Başkanı Aytaç Baran'ın da bulunduğu 3 kişinin öldürüldüğü olaylarla ilgili 3 kişinin bir tabancayla yakalandığını açıkladı. Bakanlık açıklaması...

OLAYLARLA İLGİLİ 3 KİŞİ YAKALANDI

İçişleri Bakanlığı, İhya- Der Şube Başkanı Aytaç Baran'ın da bulunduğu 3 kişinin öldürüldüğü olaylarla ilgili 3 kişinin bir tabancayla yakalandığını açıkladı. Bakanlık açıklaması şöyle: "Diyarbakır'da 09.06.2015 günü saat 14.20 sıralarında meydana gelen ve toplam 3 vatandaşımızın hayatını kaybettiği olayla ilgili güvenlik güçlerimizce sürdürülen çalışmalarda silahlı saldırı ile ilgili olduğu değerlendirilen 3 kişi, 1 adet tabanca ile birlikte yakalanmıştır. Olayın aydınlatılmasına ilişkin çalışmalar büyük bir dikkat ve titizlikle sürdürülmektedir."

BAŞSAVCI YAZILI AÇIKLAMA YAPTI

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz da yaptığı yazılı açıklamada İhya- Der Şube Başkanı Aytaç Baran'ın öldürülmesinin ardından olay yerine yakın olan başka bir silahlı saldırıda da 2 kişinin öldürüldüğünü, 1 kişinin de silahla yaralandığını, basın mensuplarının saldırıya uğradığını belirtti. Olayın soruşturmasının devam ettiğini belirten Solmaz yazılı açıklamada şöyle dedi: "İlk saldırı olayı ile ilgisi olduğu değerlendirilen 3 şüpheli, üzerlerinde 1 silahla emniyet görevlilerince yakalandığı, Cumhuriyet Başsavcısı nezaretinde Olay yeri incelemeleri, delil toplanması ve faillerinin yakalanması ile otopsi işlemleri için 2 Cumhuriyet Başsavcı Vekili ve 4 Cumhuriyet Savcısının yürüttüğü soruşturma tüm ayrıntılarıyla çok yönlü olarak devam etmekte olup, olası her ihtimalin titizlikle araştırıldığı, soruşturmanın safahatı ve sonucu hakkında kamuoyuna ayrıca bilgi verileceği kamuoyuna saygıyla duyurulur."

POLİSE JANDARMA TAKVİYESİ

Olayların ayrıntıları da ortaya çıkmaya başladı. İhya- Der Şube Başkanı Aytaç Baran'ın evinden çıkarken silahlı saldırıda ağır yaralandığı ve götürüldüğü hastanede öldüğü belirtildi. Bu olayın ardından dernek binası önünde toplanan grubun olayı protesto ettiği ve bu sırada bir kıraathaneye yapılan baskında da 2 kişi silahla ateş edilerek öldürüldü. İhya- Der Şube Başkanı ve Hüda- Par üyesi Aytaç Baran ile 2 kişinin daha öldüğü silahlı saldırıdan sonra, kentin stratejik noktalarına polise takviye için jandarma özel harekat ekipleri konuşlandırıldı. Kirpi, kobra ve TOMA'larla konuşlanan jandarma, çıkabilecek olaylara karşı teyakkuz halinde bekliyor. Kentte kavşaklarda görevli trafik polislerinin de saldırı olasılığına karşı çelik yelek giyip uzun namlulu silahlı oldukları gözlendi. Hüda- Par il binasının çevresinde de yoğun güvenlik önlemi alındı.

HÜDA-PAR: KİRLİ VE ALÇAKÇA SALDIRI

Hür Dava Partisi (HÜDA- PAR) Genel Başkanı Hüseyin Yılmaz, seçim öncesi yaşanan olayların ardından seçim sonrası durumun normalleşmeye gittiği sırada yaşanan olayların kaos ortamını yaratmaya yönelik olduğunu belirterek, sükunet çağrısı yaptı. Polisin biran önce katilleri bulması gerektiğini belirten Yılmaz, PKK'nın gençlik yapılanması olan YDG-H'nin de, eğer saldırgan kendi içindeyse bunu ortaya çıkarması gerektiği söyledi. Yılmaz, şunları söyledi: "Gerçekten kirli ve alçakça bir saldırı. Saldırgana mı, zemin hazırlayana mı, ne diyelim bilmiyorum. Durum normalleşmeye giderken herkesin bu normalleşmenin içinde olması lazım. Ben, sen, o herkes bu normalleşmenin içerisinde olmalı. Arkadaşımız evinden çıkarken saldırıya uğruyor ve açılan ateşle ölümcül noktalara ateş etmişler. Saldırı sonrası YDG-H Amed'in twitter hesabında, '1 Hizbul kontra öldürüldü' diye tweet atıyorlar. Şimdi buna karanlık güçler mi diyelim, ortalığı karıştırmak isteyenler mi? Arkadaşımız daha önce de tehdit ediliyordu. Parti üyemiz ve arkadaşlarımız tehlike altındaydı. On binlerce insanın içindeki bir bombacı 78 saat sonra yakalanabiliyorsa, seçim öncesi saldırı sonucu şehit olan arkadaşlarımızın katilleri yakalanmıyorsa, emniyetten de şüphe duyarım. Bu durumda duygusal konuşabilirim, bu yüzden çok şey söylenebilir. YDG-H de eğer kaosun bir parçası değillerse ve katil kendi içlerindeyse onu ortaya çıkarmaları lazım. Devlet de üzerine düşeni yapmalı ve katili biran önce ortaya çıkarmalıdır." Herkesin sağduyu ile hareket etmesini isteyen Yılmaz, HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın başsağlığı mesajını olumlu karşıladıklarını söyledi. Yılmaz, "Ama, kendi kitlelerine sahip çıkılması yönünde çağrılarını ciddi yapmalıdır. Bu şehrin huzuru ve selameti bozulmasın. Kaos ortamına hizmet edenler de olabilir. Birileri bunu fırsat bilerek karşılıklı iki taraf çatışıyor göstermek için de yapmış olabilir. Bilmiyorum tabi ki bu noktada yüzde 78'in verdiği şımarıklık varsa eğer, ona göre hareket edilmeli" dedi. Hüseyin Yılmaz, sosyal medyada kendilerine yönelik küfür ve hakaretlere varan sözler sarf edildiğini de hatırlatarak, "Aynı şehirde yaşayan insanların birbirine karşı kin ve nefretle dolması tehlikelidir. Bu kin ve nefretten vazgeçmeliler. Bu kentte kin ve nefret tohumları ekiliyor. Polise düşen de bu katilleri yakalamasıdır. Kaos planının bir parçası değillerse eğer hem polisin, hem de YDG-H'nin katilleri ortaya çıkarması gerekir" diye konuştu.

DTK: SAĞDUYU GÖSTERİLMELİ

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) tarafından yapılan yazılı açıklamada da "Halkımız 5 Haziran'da tüm imha ve katliam girişimine gösterdiği sağduyulu ve sabırlı duruşu şimdide göstermek zorundadır" denildi. 5 Haziran'da HDP mitinginde yüzlerce kişiyi öldürmek isteyerek savaş provası yapan güçlerin bugün yeniden ortaya çıktığı belirtilen açıklamada şöyle denildi: "4 kişi hayatını kaybettiği 400'ü aşkın kişinin yaralandığı bombalı saldırı da halkın büyük öfkesine rağmen, yapılan çağrılar üzerine sağduyu kazanmış, amaçlanan büyük provokasyon boşa çıkarılmıştır. HDP'nin barajı geçerek bölge de tek güç haline gelmesi bu karanlık güçleri devreye sokmuştur. Bugün İhya- Der Başkanı Aytaç Baran'a yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırı ise tam olarak Kürtleri bir birine düşürmek ve bu başarıyı kanlı bir savaşa çevirme girişimidir. Halkımız 5 Haziran'da tüm imha ve katliam girişimine gösterdiği sağduyulu ve sabırlı duruşu şimdide göstermek zorundadır. Kürt halkının başarı ve kazanımlarına tahammül edemeyen karanlık kontra güçlere karşın halkımızın dikkatli olması gerekirken, tüm örgütlü yapılarımıza buradan bu provokasyon zeminine düşmemeye, temkinli, sükunet içinde, yaratılmak istenen bu oyuna gelmemeye yaratılmak istenen taraflı çatışmanın bir parçası olmama çağrımızı kesin bir dille belirtiyor, herkesi sorumlu olmaya davet ediyoruz. Yaşanan bu gelişmelere sesiz kalan ve aydınlatmayan hükümet, kimin tarafı olduğu önemli olmaksızın bu ölümlerin sorumlusudur."