Gülbahar Barajı'na bahar geldi: Kurudu kuruyacak derken sular yükselip yolu da yuttu

Geçtiğimiz yıl zor günler geçiren Bingöl'deki Gülbahar Baraj Gölü'nde; son dönemde etkili olan kar ve yağmur yağışlarıyla birlikte su seviyesinde gözle görülür bir artış yaşandı.

Bingöl'ün Ağaçeli köyünde Koçan Deresi üzerine 2003 yılında inşa edilen Gülbahar Baraj Gölü'nün su seviyesi, geçtiğimiz yıl etkili olan kuraklık nedeniyle büyük oranda azalmıştı.

Yeni yılda etkili olan kar ve yağmur yağışları sayesinde 23 yıllık baraj gölünde su seviyesi, eski günlerini aratmayan bir noktaya ulaştı.

KURUDU KURUYACAK DERKEN SULAR YÜKSELİP YOLU DA YUTTU

Geçen yıl sonbaharda geçmişte su altında kalan eski Solhan kara yolu ve bazı yapıların kalıntılarının görüntülendiği baraj gölüne, yükselen su seviyesi nedeniyle yeniden martıların geldiği görüldü.

Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu'nda Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emrah Akyüz, Gülbahar Baraj Gölü'nün kent için en önemli su kaynaklarından biri olduğunu söyledi.

goll.jpg

BİNGÖL'ÜN EN ÖNEMLİ SU KAYNAKLARINDAN BİRİ

Barajın yaklaşık 1,5 milyon metreküp su hacmine sahip olduğunu belirten Akyüz, baraj gölünün su döngüsünün korunması, biyoçeşitliliğin güçlendirilmesi ve mikro iklim dengesinin sağlanması açısından önemli yere sahip olduğunu ifade etti.

Akyüz, sonbaharda iklim değişikliği nedeniyle barajın su seviyesinde ciddi düşüş yaşandığını anlatarak, şunları kaydetti:

"4 Ekim 2025 tarihinde burada röportaj verdiğimizde barajın doluluğu yüzde 4 civarındaydı. Eski Solhan yolunun gün yüzüne çıktığını görmekteydik. Bugün itibarıyla tablo tamamen değişti. Son iki ayda Bingöl'de yaşanan yoğun kar ve yağmur, barajdaki su seviyesinin artmasını sağladı. Bunun doğal bir sonucu olarak eski Solhan yolu tekrar su altında kaldı. Son iki ayda etkili olan yağmur ve kar yağışıyla su kaynakları beslendi ve su seviyesi yükseldi.

Genel tabloya bakıldığında, Bingöl'de barajların doluluk oranı yaklaşık yüzde 50 seviyesinde. Meteorolojik veriler ve bilimsel çalışmalar, önümüzdeki aylarda bölgede aşırı sıcak hava dalgasının görüleceğini gösteriyor. Mevsim normallerinin üstünde bir sıcaklık, su kaynaklarının buharlaşmasına ve tekrar kuraklık riskinin ortaya çıkmasına neden olabilir."

su.jpg

"SU YOKSA ÜRETİM OLMAZ"

Bölge halkının en önemli geçim kaynaklarından birinin tarımsal faaliyetler olduğuna işaret eden Akyüz, bu süreçte özellikle tarımsal sulamada temkinli olunması ve suyun planlı şekilde kullanılmasının önemli olduğunu vurguladı.

Akyüz, "Su yoksa üretim olmaz, üretim yoksa yaşam da sürdürülemez. Son iki ayda yağışlardan dolayı su seviyesinin yükselmesi, tarımsal faaliyetlerin bölgede ivme kazanacağı anlamına geliyor. Bu durum, bölgesel kalkınma ve istihdam açısından da önemli gelişmedir" dedi.

Gelecek aylarda yaşanması beklenen aşırı sıcaklıkların su kaynaklarını baskı altında bırakabileceğine dikkati çeken Akyüz, "Bu nedenle tarımsal sulamada dikkat edilmesi gereken önemli noktalar bulunmakta. Hem Bingöl hem Doğu Anadolu Bölgesi hem de Türkiye, su stresi olan coğrafyaya sahip. Önümüzdeki yıllarda su stresi çeken bir ülke konumundan su kıtlığı çeken bir ülke konumuna geçebiliriz. Bu nedenle su kaynaklarının rasyonel şekilde kullanılması oldukça önemlidir" diye konuştu.

Modern sulama tekniklerinin önemine işaret eden Akyüz, vahşi sulama yöntemlerinin terk edilerek damla sulama ve diğer modern yöntemlerin kullanılmasının kritik önemde olduğunu söyledi.

Akyüz, bu yöntemlerin su kaynaklarında yüzde 30-50 arasında tasarruf sağlanmasına imkan sunduğunu dile getirerek, şu tavsiyelerde bulundu:

"Sulamanın doğru zamanda, sabah erken veya akşam serin saatlerde yapılması da suyun buharlaşmasını engelliyor. Toprak çıplak bırakılmamalıdır. Bitki örtüsü ve anız kalması, nemi koruyarak buharlaşmayı azaltıyor. Su kaynaklarının baskı altında olduğu dönemlerde ise daha az su gerektiren ürünlerin ekimine öncelik verilmesi oldukça önemli." (AA)

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi