Halk TV Canlı Yayın
Erdoğan Ayasofya için tarih verdi
Erdoğan: Hazırlıkları süratle tamamlayarak 24 Temmuz 2020 Cuma günü cuma namazıyla birlikte Ayasofya’yı ibadete açmayı planlıyoruz.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 'Millete Sesleniş' konuşması yapıyor. 

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"Diyanet işleri başkanlığımızla dini yönüyle ilgili çalışmalara başladık. Müze statüsünden çıkmasıyla birlikte Ayasofya Camii’ne ücretli giriş uygulamasını da kaldırıyoruz. Tüm camilerimiz gibi yerli ve yabancı, müslim ve gayrimüslim herkese açık olacaktır.İnsanlığın ortak mirası olan Ayasofya, yeni statüsüyle herkesi kucaklamaya, çok daha samimi çok daha özgün şekilde devam edecektir.

Hazırlıkları süratle tamamlayarak 24 Temmuz 2020 Cuma günü cuma namazıyla birlikte Ayasofya’yı ibadete açmayı planlıyoruz. Ben tüm milletimden camideki çalışmalarımızın süratle yürüyebilmesi için buralarda ziyaret veya gelip burayı görme gibi bir telaşın içerisine girmenin doğru olmayacağını aziz milletime hatırlatmak istiyorum.
Zira aldığım bazı haberlerde, içeride ve dışarıda gelip orada görüntü vermek veya gösteri yapmak bunlar doğru değil.
İnşallah 24’ünde hep birlikte burada cuma namazımızı kılar ve böyleyece Ayasofya’yı da o gün her şeyiyle bitmiş olarak ibadete açarız.

İçeride bazı eksikler var, bu eksikleri de bu arada gidermiş olacağız ve 6 ay gibi bir süreç içerisinde yapacağımız bazı hazırlıklar var. Onları da inşallah o süre içerisinde bitireceğiz.

Bu hazırlıklar içerisinde müslim/gayrimüslim kim gelirse gelsin, burada yapılan dedikoduların olmadığını, tam aksine gerçekten bizler ecdadımızdan devraldığımız mirası nasıl geleceğe taşıyacağımızın da en güzel örneğini vereceğiz.
Herkesi ülkemizin yargı ve yürütme organları tarafından alınan Ayasofya kararına da saygı duymaya davet ediyorum.
Bu konuda ortaya konan görüşü elbette anlayışla karşılarız. Ancak Ayasofya’nın hangi amaçla kullanılacağı konusu Türkiye’nin egemenlik haklarıyla ilgilidir.

Yeni bir düzenlemeyle Ayasofya’nın ibadete açılması, egemenlik haklarımızdan ibarettir. Bu konuda görüş belirtmenin ötesindeki her türlü tavrı ve ifadeyi, bağımsızlığımızın ihlali olarak kabul ederiz.

Türkiye olarak, nasıl diğer ülkelerdeki ibadet mekanlarıyla ilgili tasarruflara karışmıyorsak; biz de tarihi ve hukuki haklara sahip çıkma konusunda aynı hassasiyeti bekliyoruz. Üstelik, bu öyle 50-100 yıllık değil tam 567 yıllık bir haktır.

Şayet bugün, inanç odaklı bir tartışma yapılacaksa bunun konusu Ayasofya değili dünyanın dört bir yanında her geçen gün yükselen İslam düşmanlığı ve yabancı nefreti olmalıdır.

Bu kararın arkasında duran tüm siyasi partilere ve liderlerine, STK’lere, milletimizin her bir ferdine şükranlarımızı sunuyorum.

İstanbul’un fethi ve Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi hadisesi, tarihimizin en şanlı sayfaları arasında yer alır.

29 Mayıs 1453 tarihinde İstanbul’u fethederek şehre giren Fatih Sultan Mehmet Han doğrudan Ayasfoya’ya yönelir. Bizans halkı korku ve merakla Ayasofya’da akıbetlerini beklemektedir. Fatih, kendisini karşılayan halka hayatları ve hürriyetleri konusunda teminat vererek Ayasofya’ya girer. İstanbul’un fatihi, fetih sembolü olarak sancağını Ayasofya’nın ortasındaki mihrabın bulunduğu yere diker.

Kubbeye doğru bir ok fırlatır, ilk ezanı da kendisi okur. Böylece fethini tescillemiş olur. Ardından mabedin uygun bir köşesinde şükür secdesi yaparak 2 rekat namaz kılar. Bu davranışıyla da Ayasofya’yı camiye çevirdiğini gösterir. Sultan Fatih, bu ulu mabedi zemininden çatısına kadar büyük bir titizlikle inceler. Tarihişlere göre, Ayasofya’nın kubbesine çıkan Fatih Sultan Mehmet Han yapının ve çevrenin harap görüntüsü karşısında şu meşhur Farsça beyiti söyler; Örümcek kayserin sarayında perdekârlık yapıyor, baykuş Efrasiyab’ın burcunda nöbet tutuyor.

Fethin ardından 3 günlük hummalı bir çalışmayla ilk cuma namazı için Ayasofya ibadete hazır bir hâle getirilir.

Ayasofya’daki ilk cumanın hutbesini Fatih ihrad eder, namazı da hocası Akşemseddin Hazretleri kıldırır.

Ayrıntılar birazdan...