Cihan Ergün:" Öksüz'ün tutuklanması gerektiğini yazmıştım"

Cihan Ergün:" Öksüz'ün tutuklanması gerektiğini yazmıştım"
15 Temmuz'da Akıncı Üssü'nde gözaltına alınan Adil Öksüz'ü daha sonra serbest bırakan hakim Köksal Çelik'in açıklamalarının ardından Öksüz'ü tutuklama talebiyle sevk eden Cumhuriyet Savcısı Cihan Ergün HalkTV'de, Can Coşkun'un sorularına yanıt verdi.

15 Temmuz darbe girişiminin kilit isimlerinden biri olan Adil Öksüz,  Akıncı Üssü'nde gözaltına alınmış, Cumhuriyet Savcısı Cihan Ergün tarafından tutuklama talebiyle iki kez mahkemeye sevk edilmiş ancak mahkeme tarafından serbest bırakılmıştı. Öksüz için serbest bırakma kararı veren hakimlerden Köksal Çelik geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet Gazetesi yazarı Barış Terkoğlu'na açıklamalarda bulunmuştu. Terkoğlu'nun köşesine taşıdığı açıklamalarda Köksal hakkında FETÖ soruşturması açıldığını ancak FETÖ ile irtibatı bulunamadığını yine de 2018 yılına kadar açıkta tutulduktan sonra "memuriyet itibarını bozduğu" gerekçesiyle hâkimlikten atıldığını belirtmişti.

Cumhuriyet'ten Barış Terkoğlu ile yaptığı röportajda Öksüz'ün karşısına ilk çıktığı günü anlatan Çelik  “Savcı, Adil Öksüz’ü, tutuklama talebiyle bana 18 Temmuz sabah saat 05.30’da gönderdi. Daha doğrusu sorgulamaya 05.30 başladım. Ben de 20 dakika sorguladım. Ağzından bir laf alamayınca ve sürekli savcılıkta verdiği ifadeyi tekrarlayınca, anlattıklarına tam inanmadığım için 05.51’de savcıyı aradım. Aradığımda odasında değildi. Evine gidiyordu. Onun için cep telefonunu aradım. ‘Dosyada bir şey yok, ben tutuklama değil, yurtdışına çıkış yasağı koymak şeklinde adli kontrol düşünüyorum’ dedim. 107 saniye konuşmuşuz. O da ‘Olabilir, sen bilirsin’ gibi şeyler dedi. Bir nevi istişare ile karar verdik. Saat 05.55 gibi kararımı açıkladım ve diğer şüphelilerin sorgusuna başladık. Basının yazdığı gibi bu hain (Adil Öksüz), yakalandıktan 21 dakika sonra değil, iki gün sonra sorguya çıkarıldı. Sorgu işlemi 21 dakika sürdüğü için basın biraz yanlış yazdı bu kısmı.” 

Bizden bilgi saklandı

“Benim sorgumdan bir buçuk gün önce, 16 Temmuz’da, bu hainin kim olduğu kışla karakolunda öğrenilmiş. Ama ne jandarma ne de Emniyet görevlileri bana ya da savcılığa bu durumu söyledi. Yani bizden bilgi saklandı. Bir de basının yazdığı gibi bu hain Akıncı Kışlası’nda değil, kışladan bir kilometre dışarıda bir yerde yakalanmış. Üzerinden çıkanlar bize getirilse ya da görevliler bize bunun kim olduğunu söylese ya da savcı hemen tutuklamaya sevk etmeyip dört günlük gözaltı süresini kullansa bu hata olmazdı.

Üssün içinde değil, dışarıda yakalanmış ve sivil gözüküyor. Şüphe var ama ben o şüpheyi savcıya sorup gidereyim dedim. Aradım, o da Adil Öksüz’ü somut delille değil, bir ayet manası sorarak çözmüş. Aradığımda ayetle çözdüğünü de bana söylemedi. Bu arada hayatımda ilk defa şahit oldum bir ayet manasıyla şüpheli çözen savcıya!

Yine bu hain yakalandıktan sonra kışla karakolunda hakkında hazırlanan mavi renkli dosya, bana ya da savcılığa getirilmemiş. Olaydan bir ay sonra HSK müfettişi soruşturma için karakola gittiğinde, tutulan tutanaklar, hainin çıplak resmi, HSK müfettişine veriliyor. Zaten üzerinden çıkan saat, GPRS aleti, cep telefonu vs… Biz hiçbir şey görmedik. Çünkü önümüze getirilmedi. Buna o gün görev yapan savcı, başsavcı ve vekilleri şahittir.

Bana dosya değil, sadece yarım sahifelik bir üst yazı, bir de ifade ile tutuklanma isteği gönderildi. Buna şimdiki İstanbul Başsavcısı, o dönem aynı adliyede çalıştığımız Şaban Yılmaz şahittir. Delil olacak objeler ve tutanaklar bizden gizlendi, dosyaya konmadı, sonra basın bizi kamikazeci olarak gösterdi. Aynı basın bir zamanlar ‘hükümetin hâkimi’ diye haber yapıyordu.”

'Devasa bir yapının elemanının takip edilmemesi hakimin suçu mu'

“Ben ‘yurtdışı çıkış yasağı’ şeklinde karar verip bırakınca, Aydın’dan aranmış, ‘Biz onu bir yıldan beri bir para trafiğinden dolayı arıyorduk’ diye. Üç kişilik bir suç örgütünü bile devlet görevlilerinin takip ettiği ülkemizde, devasa bir yapının bir elemanın takip edilmemesi hâkimin suçu mu? Bu hainin (Adil Öksüz) adı, darbeden önce açılan FETÖ Çatı İddianamesi’nde ‘Deniz Kuvvetleri İmamı’ olarak geçiyor. Orada şüpheli yapılsa ya da yakalama kararı çıkarılsa zaten bizim önümüze geldiğinde yakalama kararı infaz edilecek ve kimsenin hata yapma imkânı olmayacaktı. Ben o tarihte yılda dört bin karara imza atıyordum. Ankara’da yazılan bütün iddianameleri takip etme, okuma imkânım ve zamanım yok.”

'Kurumsal olarak bakmak gerekir'

Adil Öksüz'e iki kez tutuklama talebi veren Cihan Ergün de bu açıklamaların ardından Can Coşkun'un sunumundaki Haber Bülteni'ne konuk oldu. Ergün: "Adil Öksüz'ün tutuklanması gerektiğini kalın harflerle yazmıştım" dedi. Kurumsal olarak bakmak gerekir. Bu tek kişi değildi. Yüzlerce kişi getirildi. Diğer getirilen kişiler de bu şahıs 

15 Temmuz darbe girişimini "Devlete karşı bir kalkışma var ve kimin kimden yana olduğu belli değil, yargıç hakim ve polis elbisesi giymiş hainler var." sözleriyle değerlendiren Ergün , Köksal'ın "Dört gün boyunca gözaltında kalmış olsaydı belki ben öyle bir karar vermeyecektim" ifadesini "Kurumsal olarak bakmak gerekir. Orada bir kolluk, savcılık adli kolluk görevi üstlenen kurum var bunlara bakmak lazım." sözleriyle değerlendirdi. Ergün, Yüzlerce kişinin gelip sorgudan sonra tutuklamaya gönderildiğini söyledi. 

Listedeki isimlerin materyal olmamasına rağmen Adil Öksüz'e tutuklama kararı çıkarılmasıyla ilgili Ergün, "Fotoğraflar öksüz olayından 3 gün sonra medyaya yansıdı. Hain şahıs dışında hiçbiriyle ilgili materyal yoktu" dedi.