"Bu tartışma her şekilde AKP'yi yıpratacak"

"Bu tartışma her şekilde AKP'yi yıpratacak"

stargazete.com yazarı Fadime Özkan,muhafazakar kesim içinde İstanbul Sözleşmesi'nin içeriğini çarpıtanlar olduğunu ve tartışmanın giderek bir siyasi operasyona dönüştüğünü belirtti.

AKP yanlısı medyada da İstanbul Sözleşmesi'ne ilişkin tartışmalar sürüyor. stargazete.com yazarı Fadime Özkan son yazısında, AKP içinde kamplaşma yaratan İstanbul Sözleşmesi'ne ilişkin tartışmanın giderek bir siyasi operasyona dönüştüğünü savundu.

Yazısında İstanbul Sözleşmesi aleyhinde kampanya yürüten bazı kesimlere ağır eleştiriler yönelten Özkan, "Birkaç yıldır sözleşmenin içeriğini ısrarla ve kasıtla çarpıtan, ilgili ilgisiz her sonucu tek etmenmiş gibi sözleşmeye bağlayanlar aynı ezberle kariyer yaptı, kitap sattı ve nihayetinde bakın “tarlayı sürdü”. Dertleri kadının hakkı, ailenin ve fıtratın korunması ise haksız ve verimsiz bir ithamla nefes tüketmek yerine yardım isteyenlerin imdadına yetişip şiddete meyyal olanların ıslahı için çalışamazlar mıydı? Onlar da biliyor ki Türkiye sözleşmeden çekilse de ne kadın cinayetleri duracak ne aile daha da güçlenecek." dedi.

Sözleşmenin geleceğine ilişkin alınacak kararın her şekilde AKP'yi yıpratacağını belirten Özkan yazısını şöyle sürdürdü: 

"Sözleşmeden çıkarsa Türkiye’deki kadınları, şiddetle mücadele eden kadın örgütlerini, sol-seküler yapıları, demokrat kesimleri, insan haklarına duyarlı/kul hakkından korkan dindar çevreleri, AB Komisyonunu ve uluslararası kamuoyunu karşısına alacak AK Parti.

Sözleşmeden çıkmazsa da “öz hakiki AK Parti tabanı biziz” havasında muhtıra verenlerin, medya kuruluşlarının, sivil örgütlenmelerin taarruzu sürecek. Ama her şekilde yıpranacak.

Tabanı siyaseten bölünmek istenen AK Parti bir de en hassas olduğu konularda duygusal olarak parçalanmaya zorlanacak. O yüzden epeydir bir siyasi operasyona dönmüş durumda anti kampanya.

Üstelik ne ailenin, ne toplumsal değerlerin erozyona uğramasının, ne de kadınların sevdikleri/bir zamanlar sevdikleri erkekler tarafından katledilmesinin önüne geçilebilecek.

Ailenin geçirdiği değişimi, toplumsal ahlakın gevşemesini veya LGBT’nin artan görünürlüğünü sadece İstanbul Sözleşmesine bağlarsak asıl mevzuyu kaçırırız.

Zaten veriler sözleşmenin kadına şiddeti önlemekte yetersiz kaldığını da gösteriyor. Demek ki zaten tadilata, revizyona ihtiyaç var.

Sözleşmeyle ilgili yol bellidir. Türkiye konuyu Avrupa Komisyonun gündemine getirir. “Yorum beyanı” ister. Edindiğim izlenim bu yolun deneneceği yönünde."