Ali Babacan partinin kuruluşunu erteledi

Ali Babacan partinin kuruluşunu erteledi

Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya'nın edindiği kulis bilgisine göre Ali Babacan ve ekibi, parti kuruluşunu Ocak ayına erteledi.

Babacan ve ekibinin parti çalışmalarını hızla sürdürdüğünü belirten Sarıkaya, "Daha önce Aralık sonunda kurmayı planladıkları partiyi biraz daha ileri tarihe, Ocak ayının ikinci yarısına bırakma gibi düşünce ortaya çıkmış." diye yazdı. Sarıkaya erteleme kararının Davutoğlu'nun parti kuruluşu ile çakışmaması için alındığını belirtti.

Sarıkaya'nın bugün Habertürk gazetesinde "Çıkış erteleme" başlığı ile yayınlanan yazısından ilgili bölüm şöyle; 

Davutoğlu'nun rüzgarı sonrası

Ali Babacan kesimi ise çok daha kapalı ve bir o denli de gizli müzakerelerini sürdüren yapıda.

Birlikte hareket ettiklerini belirten bazı isimlerle TBMM kulisinde karşılaşıp sohbet etme fırsatı buldum, bazılarıyla da telefonda konuştum.

Aktardıklarına göre daha önce Aralık sonunda kurmayı planladıkları partiyi biraz daha ileri tarihe, Ocak ayının ikinci yarısına bırakma gibi düşünce ortaya çıkmış.

Nedenini de özetle şöyle açıkladılar:

“Davutoğlu resmi kuruluşun son aşamasında; ilk kurulan olunca kamuoyu gündemi de onun etrafında oluşur. Bu tartışmanın gölgesinde bizim de kuruluşumuzu ilan etmemizin doğru olup olmayacağını, bir zaaf yaratıp yaratmayacağını tartışıyoruz…”

Sadece 2 hafta sonra

Bundan dolayı kuruluşu Aralık’ın 20’si yerine, 2-3 hafta daha geciktirip Ocak ayında açıklamanın kamuoyu dikkatini toplamak açısından yararlı olacağı kanaatindeler.

Aktardıklarına göre parti programının yazımında neredeyse son noktaya gelinmiş, farklı kesimlerden gelen taslakların toparlanması aşaması da bitmek üzereymiş.

Parti programının “yeni sosyolojiye” öncelik verdiğini belirttiler.

Yani, beyaz yakalılar diye de tanımlanan, çalışıp kazanan, eğitimli, kadın ve gençlerin de arasında bulunduğu, diğer kesimleri çabuk etkileyen kadrolar.

Yeni sosyolojiye uygun kadro

Haksız da değiller, sosyal medya kullanımından, yaptığı çıkışlarla birçok kesimi etkisi altına alabilecek yepyeni bir nesil söz konusu.

Hem ailesini hem de çevresini çok daha çabuk etkileyebilen ve klasik politik davranışlar sergilemekten uzak duran, doğrucu davut kimlikler.

Toplum da bunları çok daha çabuk içselleştiriyor ve beğenisini gizlemiyor.

Kadroların oluşumunda parti aidiyeti olmayan, yeni sosyolojide oynayıp yeniliğe açık bu kimliklere sahnede daha fazla ağırlık verilirken, ömrünü siyaset için harcamış tecrübeli isimlerin de görünür olacağından söz ettiler.

Aslında örtük kadrolaşma yapılanması sürdürüldüğü için kimlerle ilerlediği net olmamakla birlikte, TBMM kulisindeki sohbetlerden de görüyorum ki, geçmişte ANAP ve DYP kadroları içinde yer almış isimlerden bazıları da Babacan ile birlikte hareket etmeye başlamış.

Bazıları, parti kadrosu içinde bulunacaklarına yönelik teminatların kendilerine verildiğini söylediler.