Erdoğan: Kadın en başta annedir ve çocuğun ilk vatanıdır

Erdoğan: Kadın en başta annedir ve çocuğun ilk vatanıdır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde düzenlenen AKP Kadın Kolları kongresinde açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Meclis'te kadınlara yönelik şiddet sorununa çözüm aranması için komisyon kurulacağını açıkladı.

Kongredeki konuşmasında kadın kolları başkanlığı görevini devreden Lütfiye Selva Çam'a  teşekkür eden  Erdoğan "Ayşe Keşir (teki aday olarak seçime giren aday)  bilgili, tecrübeli, liyakatlı, gayretli bir kardeşimizdir" diye konuştu.

Erdoğan AKP'nin kadın kollarına teşekkür ettikten sonra iktidarlarının ilk yıllarına ilişkin şunları söyledi: "Hayata geçirdiğimiz reformlar ve uygulamalarla, yıllarca çağdaşlık, laiklik adına önlerini sinsice kesenlere en güzel cevabı hep birlikte verdik. Yeri geldi hanım kardeşlerimizin üniversitelere girmek isterken önü kesilmedi mi? İçimizde üniversite kapısından geri çevrilen pek çok hanım kardeşimiz var. Üniversite kapılarından geri döndürülenler söke söke o üniversiteleri bitirdiler.

İkna odalarından geri çevrilenler var. Daha sonra ana muhalefette üst düzey yönetici olmadılar mı? Bunlar akşam yalan sabah yalan. Dürüst olmadıkları için millet bunlara iktidar vermedi. Yıllarca kamuoyunda kadının sadece adını kullanan, geri planda hep ezen, horlayan, hatta tacizde bulunan anlayışı bu mücadele ile hem deşifre ettik, hem gerilettik. Meclis'te sadece AK Parti grubunda 54 kadın vekilimiz varsa bu mücadele sayesindedir. Kamudaki istihdamda kadın oranı yüzde 40'lar gibi cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine gelmişse aynı mücadele sayesindedir."

5.5 milyon kadın üye

Erdoğan partinin toplam üye sayısının 11.5 milyon,  kadın kollarının üye sayısının 5.5 milyon olduğunu belirterek  "Hepsini koyun bir kenara, Kadın Kollarımızı koyun bir kenara" dedi. Kadın hakları konusunda en ileri sayılan ülkelerdeki cinayetlerin Türkiye'den kat kat fazla olduğunu savunan Erdoğan Samsun'daki olaya dikkat çekerken şunları söyledi: "Meclis'te yeni bir komisyon oluşturuyoruz. Bugün grup başkanımızla da konuştum. Süratle yeniden böyle bir komisyonu oluşturacağız. Biz bunlar ne ana muhalefete ne diğerlerine bırakamayız. Elimizden geleni sonuna kadar yapacağız. Dün akşam Adalet Bakanım ile tekrar konuştum. Sonuna kadar bu işi kovalayacaklarını söyledi. Ardından da malum kişi tutuklandı. Biz kadınların haklarını birileri bize dayattığı için değil Allah'ın emri, insanlığın gereği olduğu için savunuyoruz. Samsun'da olduğu gibi zaman zaman rastladığımız olumsuzluklar kadim değerlerimizden uzaklaştığımızı gösteriyor. Cinayetleri töre ve benzeri bahanelerle kültürümüze yıkmaya çalışanlara da asla fırsat vermeyeceğiz."

Meclis komisyonları partilerin Meclis'teki sandalye sayılarına göre gönderdikleri üyelerden oluşturuluyor. Bu bağlamda Erdoğan'ın bu işi muhalefete bırakılmayacağını söylemesinin nasıl bir mantığa oturduğu anlaşılamadı. 

Kadınları öncelikle sorumlu tuttu

Erdoğan, ailenin çözüldüğü yerde toplumu ayakta tutmak da mümkün olmayacağını belirterek konuşmasına aile yapısına ilişkin bilinen görüşleri anlatarak devam etti. Erdoğan şunları söyledi: "Tarih kendi medeniyet tarihlerinin dışına çıktıkları için benliklerini kaybeden toplumların hikayeleri ile doludur. Yaşadığımız her afet, kriz bize güçlü aile yapısının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Her zaman yanınızda olduğunu bildiğiniz aile varsa hayata daha güvenli bakabilirsiniz. Yeni dönemdeki önceliklerimizden biri de aile müessesinin güçlendirilmesi olacaktır. Aile müessesinde yer alan eşler, çocuklar, büyükler birbirlerinin zenginliğidir. Asıl görev bizlere, siz kadınlara düşüyor. Kadın en başta annedir ve çocuğun ilk vatanıdır. Her birimiz kendi ailemizde ağzımızdan çıkan her sözle başlayıp evlatlarımıza örnek olacağız ki özlediğimiz nesilleri yetiştirelim. Kız çocuklarını bir an önce baba evlerini terk etmeye çağıranlar olduğunu duyuyoruz. Bir de bu çıktı. Sokaklara dökülün diyorlar çocuklara. Çocukları aileye kışkırtan bu zihniyet bir ruh hastalığının işaretidir. Türkiye, kadına şiddet sorununu öyle ya da böyle çözer, asıl tehdit bu hastalıklı zihniyetin kök salmasıdır, karşılık bulmasıdır."