Atatürk'ün izinden giden Kolombiya, ekonomide sınıf atladı

Türkiye'yi ziyaret eden Kolombiya Cumhurbaşkanı Marquez, Atatürk'ten ilham verici dersler aldığını söylemişti. Son OECD raporu da, Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'nin temelini atarken uyguladığı eğitim, üretim ve sosyal yardımı teşvik eden yapısal reformları uygulayan Kolombiya'nın, krizden çıkıp Latin Amerika'nın en hızlı büyüyen ülkelerini arasına adını yazdırdığını gösterdi.

Yayınlanma:
Güncelleme: 25 Mayıs 2022 12:39
Atatürk'ün izinden giden Kolombiya, ekonomide sınıf atladı

Geçen hafta Bahçeşehir Üniversitesi'nin konuğu olarak Türkiye'ye gelen Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque Marquez, yaptığı konuşmada Mustafa Kemal Atatürk'ten kendisine ilham veren birçok ders aldığını söylemişti. Atatürk’ün her zaman eğitime inanan biri olduğunu belirten Marquez, “Toplumsal boşlukları kapatmanın en iyi yolunun her zaman eğitim olduğunu düşündü. Vatandaşı eğitimle güçlendirdi. Biz de son 4 yıldır Atatürk’ün yolundan giderek toplumsal uçurumu kapatmanın ana kaynağı olarak eğitimden ilham alıyoruz. Dikkatleri düşük gelirli ailelerin çocuklarına çekmeyi başardık. Onlara aile içi küçük yaş eğitimi veriyoruz. 2 milyon Kolombiyalı çocuğa ulaşacağız. Ayrıca Kolombiya’da kadın hakları 1958’de tanındı. Kadınlara ilk kez o tarihte oy kullanma hakkı verildi. İlginç olan, Atatürk’ün Türkiye için bu vizyona neredeyse 30 yıl önce sahip olmasıydı” demişti.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'nın hazırladığı (OECD) rapor, Kolombiya'nın Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'nin temelini atarken ilke edindiği eğitim, üretim, sosyal refah ve kamu finansmanını teşvik eden yapısal reformları uygulayarak ekonomide büyük bir başarı elde ettiğini de ortaya koydu. OECD Ekonomik Araştırma Raporu'nda sosyal yardım, kamu finansmanı ve üretimi teşvik eden yapısal reformları uygulayan Kolombiya'nın, bir zamanlar krizde olan ekonomisini güçlendirerek Latin Amerika'da en hızlı büyüyen ülkeler arasına adını yazdırdığı belirtildi.

Raporda, para politikası desteğiyle birlikte yüksek düzeyde mali desteğin (gayri safi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 5'ini temsil ediyor) krizin ekonomik etkisini sınırladığı ve ülkenin sağlam bir büyüme yoluna hızlı dönüşüne katkıda bulunduğu vurgulandı. Kolombiya'nın bu yıl yüzde 5.5, gelecek yıl da yüzde 3.1 büyümesi bekleniyor.

Halkın geliri salgında azalmadı

Raporda, Kolombiya ekonomisinin, uygulanan yapısal reformlarla salgına rağmen iyi bir şekilde toparlandığı ve güçlü para politikası teşviğinin halkın gelirinin azalmasını önlediği de belirtilerek, şöyle denildi:

"Sağlam makroekonomik politika çerçeveleri iç talebin sürekli toparlanmasının zeminini hazırlamaktadır. Bununla birlikte, hem büyüme hem de sosyal içerme, gelir sahiplerinin yarısından fazlasının kayıtlı işlerden ve sosyal korumadan uzak dururken, firmaların büyümesini ve daha üretken olmasını engelleyen zayıf yapısal politika ortamları tarafından tuzağa düşürülür. Bu kısır döngüyü iddialı reformlarla çözmek, Kolombiya'da maddi refah için önemli bir atılım sağlayacaktır."

OECD Genel Sekreteri General Mathias Cormann da Kolombiya ekonomisinin ciddi bir ilerleme kaydettiğini vurgulayarak, "Kolombiya makamlarının salgınla mücadelede uyguladığı sağlam ve hedefli politika uygulamaları, büyümeyi sürdürülebilir kılmak ve hiçbir Kolombiyalının geride kalmamasını sağlamak için daha fazla yapısal reformun önünü açtı. Kolombiya'nın Latin Amerika'nın ekonomisi en güçlü ekonomilerinden birisi olmasını bekliyorum" dedi.

2020 yılında büyük bir ekonomik kriz yaşayan Kolombiya, salgının körüklediği işsizlik ve yoksullukla tetiklenen derin bir sosyal patlamayla karşı karşıya kalmıştı. Bunun üzerine hükümet, istihdam ve sosyal yardım desteğinin yanı sıra vergi indirimleriyle de vatandaşlarının gelirini artırmayı hedefleyen bir ekonomi programı uygulamıştı. Ayrıca vergi indirimleriyle de şirketlerin daha çok üretim yaparak daha fazla istihdam sağlamasının önü açılmıştı.

Türkiye ekonomisinin temeli üretim üzerine kuruldu

Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet'in ilan edilmesinden 8 ay önce, Lozan Barış görüşmelerini sürdürdüğü Şubat 2023'te İzmir İktisat Kongresi'ni toplamıştı. Türkiye ekonomisinin temelini oluşturan kongrede şu kararlar alınmıştı:

- 1 milyon liralık sermayesinin 250 bin lirasını Atatürk'ün verdiği Türkiye İş Bankası'nın kurulması

- Sanayinin kurulması için teşvik kanunu

- Demiryolu işletmelerinin millileştirilmesi ve kabotaj kanunu

- Çiftçinin üzerinde yük olan "aşar vergisi"nin kaldırılarak tütün tarımının serbest bırakılması, ayrıca kooperatifçilik kanunu çıkarılması

- Amele yerine işçi tabirinin kullanılması, sendika hakkı, 8 saatlik mesai sınırı, 1 Mayıs İşçi Bayramı'nın kabul edilmesi, ücretli izin hakkı, işçilerin sağlığı için sıhhat vergisi, hastane ve dispanser yükümlülüğü getirilmesi

- Dış ticaret için koruyucu gümrük tarifelerinin oluşturulması

- Her ilde ticaret, sanayi ve esnaf odaları ile birlikte bu kuruluşlara bağlı okulların kurulması

1923 ve 1929 yılları arasında Türkiye ekonomisinde uzun yıllar çok önemli yer tutan Türkiye İş Bankası, Uşak Şeker Fabrikası, Tophane Otomobil Montaj Fabrikası (Ford), Bursa Merinos Fabrikası, Nazilli Basma Fabrikası, Nuri Demirağ Uçak Fabrikası, Karabük Demir Çelik Fabrikası, İzmir Kağıt Fabrikası, Kırıkkale Mühimmat Fabrikası, İzmit Paşabahçe, Kayseri Bez Fabrikası gibi kurumların temeli atıldı. 1929 yılında ABD'de yaşanan Büyük Buhran sonrası gerileyen dünya ekonomisinin ardından, Atatürk liderliğinde özel sektörün ağırlığını devletin almaya başladığı planlı bir ekonomiye geçildi. 1930 yılında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kuruldu. Ayrıca sektörleri desteklemesi için Sümerbank, Etibank, Denizbank, Belediyeler Bankası, Türkiye Halk Bankası ve Türk Ticaret Bankası'nın kuruluşu da gerçekleştirildi. Ziraat Bankası ise yeniden düzenlendi.