Astronotları Uzay'da ölümcül bir tehdit bekliyor

Astronotları Uzay'da ölümcül bir tehdit bekliyor
NASA'nın Artemis II görevi, astronotları onlarca yıl aradan sonra Dünya'nın manyetik kalkanının ötesine taşıdı. B bu bölgede güneş patlamalarından fırlayan radyoaktif parçacıklar insan vücudunu doğrudan tehdit ediyor. Artemis görevinde astronotların güneş fırtınalarından nasıl korunduğu ise, ileride bir gün bize Mars'a nasıl gidebileceğimiz hakkında ipuçları verecek.

NASA, onlarca yıl aradan sonra insanlığı yeniden derin uzaya taşıyacak. Ama bu sefer risk listesinin başında ay kraterleri ya da teknik arızalar yok; görünmez, susuz ve sessiz bir tehdit var: güneş fırtınaları.

GÜVENLİ ALANIN DIŞINA ÇIKACAKLAR

Artemis II mürettebatı, Orion uzay aracıyla Ay çevresinde gerçekleştirilecek 10 günlük bir yolculuğa çıktı. Uluslararası Uzay İstasyonu, Dünya'nın manyetik kalkanının içinde kalmasıyla, güneş fırtınası gibi uzay olaylarından korunabiliyor. Artemis II ise bu kalkanın çok ötesine geçecek.

Dünya'nın manyetosferinin dışına çıkan astronotlar, gezegenimizin yaşam kurtaran koruyuculuğunu geride bırakıyor. Bu bölgede radyasyon yoğunluğu artıyor; Güneş'ten fırlayan yüklü parçacıklar, insan vücudunu doğrudan etkiliyor.

0201490medium-1.jpg

GÜNEŞ'İN KARANLIK YÜZÜ

Güneş, muazzam miktarda enerjiyi anlık olarak serbest bırakabilen son derece dinamik bir yapı. Güneş patlamaları ve koronal kütle atımları olarak bilinen bu olaylar sırasında devasa miktarda yüklü parçacık uzaya fırlatılıyor; kimi zaman ışık hızına yakın bir ivmeyle.

Bu parçacıklar uzay aracına ulaştığında "iyonlaştırıcı radyasyon" adı verilen etkiyi oluşturuyor. Hücreleri, özellikle DNA'yı tahrip edebilen bu radyasyonun yüksek dozları; kanser riskini artırıyor, sinir sistemine zarar veriyor ve bilişsel işlevleri olumsuz etkiliyor.

gsfc-20171208-archive-e001662small.jpg

GERÇEK ZAMANLI TAKİP SİSTEMİ

NASA'nın bu tehdide karşı geliştirdiği strateji, birden fazla uydu ve algılayıcıyı aynı anda devreye sokuyor. Güneş Dinamiği Gözlemevi (SDO), NOAA'nın GOES-19 uydusu ve NASA-ESA ortak projesi SOHO uzay aracı, Güneş'i sürekli izliyor. Bu sistemler, patlamaların büyüklüğünü, hızını ve yönünü analiz ederek tehlikeyi önceden saptamayı amaçlıyor.

Beklenmedik bir katkı ise Mars'tan geliyor. Şu an Güneş'in karşı tarafında konumlanan kızıl gezegenden, Güneş'in Dünya'dan görünemeyen bölgeleri gözlemlenebiliyor. Perseverance aracının bu benzersiz konumu, patlama üretme potansiyeli taşıyan güneş lekelerini erkenden tespit etmeye olanak tanıyor.

gsfc-20171208-archive-e001434orig.jpg

İNSANLIĞIN ÖNEMLİ SINAVI

Orion uzay aracının kabinindeki algılayıcılar radyasyon dozunu anlık olarak ölçüyor. Her astronot ayrıca kişisel dozimetre taşıyacak. Radyasyon seviyeleri tehlikeli eşiğe yaklaşırsa mürettebat, araçtaki ekipman ve malzemelerin kütlesini doğal bir kalkan olarak kullanarak kabinin daha korunaklı bölümüne çekilebilecek.

İnsanlığın geliştirdiği navigasyon, iletişim ve radyasyondan korunma sistemlerinin tümü bu süreçte gerçek koşullar altında sınanacak.

gsfc-20171208-archive-e002082small.jpg

MARS'A AÇILAN YOL

Toplanan veriler yalnızca Ay görevleriyle sınırlı kalmayacak. NASA, Artemis II'den elde edilecek bulguları uzay hava durumu tahminlerini iyileştirmek ve gelecekteki mürettebat koruma protokollerini geliştirmek için kullanmayı planlıyor.

Sonraki aşama Artemis III ile Ay'a iniş, uzun vadeli hedef ise Mars.

Artemis III Ay'a iniş yapmayı, daha ilerisi ise insanlı Mars görevlerini kapsıyor.

Manyetosfer dışında geçirilecek süre uzadıkça radyasyon maruziyeti de katlanarak artıyor. Bu nedenle Artemis II'nin test edeceği koruma sistemleri, gelecekteki uzun süreli görevlerin temel taşını oluşturuyor.

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi