• NOTE YAPI göz kamaştıran Note 27 Projesi için düğmeye bastı

    Türkiye'de ve dünyanın farklı noktalarında gayrimenkul üretimi yapan Note Yapı'nın Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tekelioğlu, inşaat ve emlak sektörü hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sektörün içinde bulunduğu dar boğazdan çıkacağını ifade eden Tekelioğlu, Antalya'da yer alan Note 27 projesi hakkında da bilgiler verdi.

    04 Ekim 2018 - 17:19
    NOTE YAPI göz kamaştıran Note 27 Projesi için düğmeye bastı

    Note Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tekelioğlu, projemlak.com’a özel açıklamalarda bulundu. Konut sektörünün içinde bulunduğu zor durumdan çıkacağını düşündüğü belirten Tekelioğlu, konut almak isteyen vatandaşlara da tavsiyelerde bulundu. Bu dönemdeki gayirmenkul fiyatlarının en dip noktada olduğunu da sözlerine ekleyen Tekelioğlu, elinde sermayesi olanları paralarını faizde tutmak yerine konut yatırımı yapmaya çağırdı.

    Antalya Konyaaltı bölgesinde yer alan Note 27 projesinden de söz eden Tekelioğlu, daireleri adeta kendileri oturacakmış gibi tasarladıklarını söyledi. Tekelioğlu, spordan kültüre, güvenlikten sağlığa kadar birçok farklı artısı olan Note 27 projesinde fiyatların ise 300 bin lira ile 500 bin lira arasında olduğu ifade etti.

    Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

    İsmim Mustafa Tekelioğlu. 1975 Kayseri doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Kayseri’de tamamladıktan sonra üniversite ve yüksek lisansta da ağırlıklı olarak yurt dışındaki üniversitelerde okudum. Uluslararası şirketlerde bir dönem yöneticilik yaptıktan sonra 2004 yılında Antalya’da ticari hayatımıza başlamış olduk. Bir dönem turizm yapıp, 2010 yılından sonra da inşaat sektörüne girmiş olduk.

    Note Yapı’dan da bizlere kısaca söz edebilir misiniz?

    Note Yapı 2 milyon TL sermaye ile 2010 yılında kurulmuş olup ağırlık olarak Antalya’da yaşayan ve bu bölgeye yurt dışından gelen kişilere konut edindirmeyi hedefleyen bir yapılanma. Daha sonra yurt dışında AVM’ler de yaptık. Son dönemlerde de talebin artması ve gayrimenkul yatırımı karşılığında Türkiye Cumhuriyeti için vatandaşlık hakkı verilmesiyle ülkenin genel yapısından da kaynaklanan değer artmasıyla ciddi bir talep artışı oldu.

    Note Yapı şimdiye kadar hangi projelere imza attı?

    Note Yapı daha çok Antalya Konyaaltı bölgesinde 1+1 ve 2+1 daireler üretiyor. Daha çok yurt dışından gelen ve onların ihtiyaçlarını karşılayacak lüks rezidanslar inşa ettik. Bundan sonra da üretmeye devam ediyor. Son dönemde Antalya’da da kentsel dönüşüm çalışmaları hız kazandı. Bu kapsamda da Note 27 adlı bir projemiz var.

    Peki Note 27’den söz edecek olursak bizlere neler söylemek istersiniz?

    Note 27 projesi son dönemde inşaat sektörünün biraz sıkıntılı olduğu bir dönemde devreye girdi. Bizler Türkiye’deki konut alıcılarının daha çok 300 ile 500 bin lira arasında bir bütçeleri olduğunu gördüğümüz için Note 27’yi de bu şekilde fiyatlandırdık.

    Note 27 projesi ödüllü mimarlar tarafından tasarlanmış ve Antalya’nın en güzel projelerimizden birisi olarak karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. 13.400 metrekarelik alanda 6 bloktan oluşan bir proje. 2+1 ve 3+1 dairelerimiz var. Havalimanına ve AVM’lere ayrıca hastaneye de çok yakın olup yerli ve yabancı yatırımcıya hitap eden ve bölgenin en büyük projelerinden biri olarak bir kentsel dönüşüm çalışması olarak ortaya çıktı.

    Fiyat aralıklarınız nedir?

    Note 27’de dairelerimiz 2+1 ve 3+1 olarak tasarlandı. Yüzme havuzları, tenis kortları, basketbol ve voleybol sahaları, yürüme alanları, sohbet alanları ve güvenliği olan ayrıca çocukların da mahalle kültürüyle büyüyebilecekleri bir site olarak tasarlandı. Fiyatlarımız ise 300 ile 500 bin lira arasında olacak. Taleplere göre ilerleyen dönemde fiyatların artması da söz konusu. Projemizi ise 2020 Aralık ayında bitirmeyi planlıyoruz.

    Satış ve pazarlama için planınız nedir?

    Kentsel dönüşüm projesi olduğu için 250 dairenin yaklaşık 125-130 tanesi satılmış durumda. Genelde orada yaşayan insanların aldığı bir proje. Biz bunu kısıtladık. İnşaat sektörünün içinde bulunduğu dar boğazdan dolayı yurt dışından da çok talep var. Bizler de yatırım düşünen ve ya uygun fiyata daire almak isteyen Avrupa’daki Türklere satış yapmayı planlamaktayız.

    Konkordato ilan eden firmaların sayısı her geçen gün artarken siz böyle bir dönemde böylesi bir yatırım yapmayı risk olarak değerlendiriyor musunuz?

    Bütün ticaretin temelinde risk eşittir kârlılık vardır. Birileri için risk varsa birileri için de kârlılık söz konusudur. Ayrıca biz bu projede bankacılık sisteminde yokuz. Bu projeyle ilgili sermaye yapımız oturtulmuş durumda. Bağlantılarımız yapılmış olup fiyatları sabitlenmiş durumda. Hedef kitlemiz Euro grubu olduğu için oradan gelecek olan satış rakamlarının çoğu Dolar ve Euro bazında olup bizim imalat planımızı değiştirmeyecek. Bu noktada biz kendi adımıza risk görmüyoruz. Bunu bir fırsat olarak düşünüyoruz. Eskiden 30-40 bin Euro’ya konut almak hayalken şimdi bu mümkün. Elinde dövizi olan insanların bu durumu değerlendirmesini istiyoruz.

    İnşaat sektörünün en önemli problemi sizce neler?

    Şuanda imalat bitiş fiyatlarını bilemiyoruz. Çünkü inşaat sektöründe diğer sektörlerde olduğu gibi bugün aldığınız malı hemen piyasaya süremiyorsunuz. Projenin büyüklüğüne göre 2 yıla varan bir süreç söz konusu. Şu andaki enflasyon ve belirsizlikte 2 yıl sonraki maliyeleri göremememiz bizim için en büyük sıkıntı. Ayrıca yüksek faiz riski de durumu olumsuz etkiliyor. Biz bunu da kendi bünyemizde 36 ay sıfır komisyon ve faiz şeklinde ayrıca esnek ödeme planlarıyla çözmeye çabalıyoruz.

    Note yapı olarak yeni projeleriniz olacak mı?

    Note 27 ve Note 07 olmak üzere iki etaptan oluşan bir projemiz var. Birinci etabımız 2019 yılı içinde bitirmeyi planladığımız bir proje. Note 07’ye de 2019’un sonunda başlayacağız ve bu projede de 200 daire ve 14 ticari alanın yer alması düşünülüyor. Arkasında da şuanda kentsel dönüşüm hisselerini topladığımız 500 dairelik bir projemiz var. Bu projemizi de 2020’nin sonu gibi tamamlamayı planlıyoruz.

    Antalya bölgesinde olmanızın özel bir sebebi var mı?

    İlk çıkış noktamız yabancılara gayrimenkul satmaktı. Antalya’nın da hem yaşanılacak bir yer oluşu hem de turizmin başkenti konumunda bulunması bizim bu noktaya çekti. Bunun faydasını da şuanda görüyoruz. Ülkemiz zor bir dönemden geçiyor. Bu dönemde oturup beklemek yerine çok rahatlıkla dünyanın her yerine gidip “Antalya’dan proje alır mısınız?” dediğimizde ilgi görüyoruz.

    Note Yapı’yı diğer inşaat ve gayrimenkul şirketlerinden ayıran özellikler neler?

    Öncelikle kârlılıktan ziyade kendimiz oturacakmışız gibi düşünerek daireleri böylece tasarlıyoruz. “Ben yatırımcı olsam bu evi alır mıyım?” diye düşünüyoruz. Hesaplamaları yaparken tuğla, beton, demir işçilik eşittir daire fiyatı hesabından ziyade çevreci ve yeni teknolojileri tasarlayan bir yapımız var. Dünyanın birçok ülkesini gezerek pazarlama yaptığımız için oradaki güzellikleri de alıp kendimize katıyoruz. Bu çerçevede sürekli gelişen ve modernleşen bir konut üretim sürecimiz var. Ayrıca projelerimiz birbirinin kopyası değil. Sürekli değişen ve yeni projelerle birlikte kendine yenilikler katan bir bakış açımız mevcut.

    Bir gayrimenkul şirketi olarak devletten beklentileriniz neler?

    Devletimizin son günlerde inşaat sektörüne ciddi katkıları var. KDV iadelerinde yardımcı olunuyor ve bürokrasi biraz daha azaldı. Eximbank’tan faydalanabiliyor olmamız da önemli. Bunlardan daha önemlisi büyük projeler ve markalı projeler üretmemiz lazım ama bunların içinde arsa sahiplerinden kaynaklanan sıkıntılar yaşanıyor. Ayrıca bazı mevzuatlar da çok uzun. Özellikle de kentsel dönüşüm projelerinde bu sıkıntılar yaşanıyor. Bu tarz bürokrasilerin çözülmesini ve yapı denetim sisteminin arsa sahibinin inisiyatifine bırakılmadan gerçek mânada bir denetimleme şeklinde yapılması da taleplerimiz arasında…

    Peki son olarak konut almak isteyen vatandaşlarımıza ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

    Hem ülke hem de sektör olarak şu günlerde Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük krizlerden birisini yaşıyoruz. Krizlerde birileri kaybederken birileri de kazanmıştır. Günümüzde konut sektöründeki fiyatların en dip noktada olduğu görüyoruz. Elinde sermayesi olan insanların paralarını faizde tutmamalarını ve konut almalarını tavsiye ediyoruz. Çünkü konut fiyatlarındaki bu değişen makasın birkaç yıl içinde dengeyi bulacağını düşünüyoruz. 1 milyon lira parası olan biri parasını bankaya koysa aylık 24 bin lira faiz getirisi alabiliyor. Ama bu insan bize şunu diyebilir “Ben sizden 1 milyon liralık daire alsam bu kazancı sağlayabilecek miyim?” Biz de şunu diyoruz: Bir yılın sonuna geldiğinizde bankadaki paranız 1 milyon 250 bin lira olacak belki ama bir yıl önce bizden 1 milyon liraya iki daire alabilecekken artık bunu alamıyor olacaksınız. Çünkü paranın alım gücü kalmayacak. Şuanda müteahhitlerin, satıcıların ihtiyacı olan bir dönem ve kapris yapmadıkları bir dönem. İnşaat sektörü şanda kârlılıktan feragat ediyor. Bir çoğu ayakta kalmanın çabasında. Bu da konut alacaklar için önemli bir fırsat.

    YORUMLAR