TÜSİAD'dan AB'ye: Yaptırımlar ters teper

TÜSİAD'dan AB'ye: Yaptırımlar ters teper

Doğu Akdeniz’deki gerilime dair TÜSİAD’dan yapılan açıklamada “Doğu Akdeniz'de artan gerilim, hakkaniyet temelinde barışçıl bir sonuca ulaşmak için tüm tarafların ivedilikle önkoşulsuz olarak müzakerelere başlama gereğini ortaya koymaktadır” denildi.

TÜSİAD “Bölgedeki enerji kaynakları siyasi sürtüşme ve gerilim kaynağı olarak değil, çok taraflı işbirliği için bir fırsat olarak kullanılmalıdır” açıklamasını yaptı.

Koşulsuz müzakere çağrısı yapan patron örgütü, açıklamasında “Doğu Akdeniz’de barışçıl ve uzun vadeli çözüm tüm kıyı devletlerin katılımını gerektirmektedir. ‘Akdeniz Barışının’ (Pax Mediterranea) Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarları dikkate alınmadan başarılamayacağı açıktır” ifadelerine yer verdi.

Avrupa entegrasyonunun tarihinin temelinin Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’na dayandığı belirtilen açıklamada, bu tarihin “işbirliğine dayalı ekonomik ilişkiler geliştirilerek anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülebileceğini” gösterdiği savunuldu ve aynı yaklaşımın Doğu Akdeniz'de de izlenmesi gerektiği kaydedildi.

'Yaptırımlar ters etki yaratır'

Türkiye ile Yunanistan arasında 2016 yılında kesintiye uğrayan ön keşif görüşmelerinin yeniden başlatılması çağrısı yapan TÜSİAD, Avrupa Birliği'ne de anlaşmazlığın çözümünde “daha aktif ve tarafsız bir rol” üstlenmeye davet ettiğini açıkladı.

Almanya’nın arabuluculuk yaklaşımını destekleyip takdir ettiklerini belirten TÜSİAD yaptırımların ters etki yaratacağını belirttiği açıklamasında “doğal kaynaklara hakkaniyetli erişimi tartışmak için Kuzey Kıbrıs’ın ortak komite kurma önerisi yeniden değerlendirilmeli ve desteklenmelidir” ifadesine yer verildi.

Mevcut anlaşmazlığın “Türkiye ve Yunanistan arasındaki uzun zamandır çözülmemiş deniz hukuku sorunlarının, Güney Kıbrıs tarafından reddedilen BM Annan Barış Planı gibi kaçırılan fırsatların” sonucu olduğu savunulan açıklamada “Türkiye'nin AB’ye entegrasyonu kapsamında politika yakınsama sürecinin kesintiye uğraması da bu unsurlar arasında önemli bir yere sahiptir” denildi.

'Hakkaniyetli çözüm reform sürecine ivme kazandırır'

Açıklamada ayrıca “Türkiye-AB arasında köklü bağlar ve bu bağların sosyo-ekonomik kalkınma ve hukukun üstünlüğü üzerinde derin etkileri bulunmaktadır. Bu durum dikkate alındığında üyelik perspektifi içermeyen bir Türkiye-AB ilişkisi modeli Türk iş dünyası nazarında sürdürülebilir değildir. Doğu Akdeniz'de hakkaniyetli çözüme yönelik atılacak somut adımlar Türkiye-AB ilişkilerinin canlandırılmasını sağlayacak ve Türkiye'nin AB uyumuna yönelik reform sürecine ivme kazandıracaktır” denildi.

TÜSİAD’ın açıklamasında “Brüksel, Ankara, Atina, Berlin ve Paris başta olmak üzere tüm Avrupa başkentleri, öncelikle NATO içerisindeki ittifak ruhunu koruyarak, yenilikçi, hakkaniyetli ve karşılıklı yarar sağlayan çözümlerle zorluk ve anlaşmazlıkları aşmak için diplomatik bilgelikten yararlanmalı, mevcut tüm olumlu imkanlarını kullanmalıdır” ifadelerine yer verildi.