Uzmanlar uyardı: Bu kişiler sıcak havada büyük risk altında
Uzmanlar, yaz sıcaklarında özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalar ve gebelerin daha dikkatli olması gerektiğini belirterek tehlikelere alınacak önlemleri belirtti.
Yaz ayıyla birlikte Türkiye genelinde etkisi artan kavurucu sıcaklar için uzmanlar; yaşlılar, çocuklar, kronik hastalar ve gebeleri aynı temel önlemleri alması için uyardı. Risk altındaki bu gruplarının günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmaması, bol sıvı tüketmesi ve belirli korunma yöntemleri alması gerektiği vurgulanıyor.
YAŞLI BİREYLER SICAK HAVALARDA NELERE DİKKAT ETMELİ
Yaz aylarında etkisini arttıran yüksek hava sıcaklıkları, özellikle yaşlı bireyler için ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar; 65 yaş üzeri bireylerin sıcak çarpması, sıvı ve mineral kaybı, tansiyon düşüklüğü, kalp ve böbrek rahatsızlıklarının kötüleşmesi gibi risklere karşı dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlara göre yaşlıların günün en sıcak saatleri olan 11:00 ile 16:00 arasında mümkün olduğunca dışarı çıkmaması, susamayı beklemeden gün boyunca düzenli su tüketmesi ve açık renkli, ince, pamuklu giysiler tercih etmesi sıcak havalarda büyük önem taşıyor. Dışarı çıkılması gerektiğinde ise şapka ile güneş gözlüğü kullanılması öneriliyor.
Bunlarla beraber beslenmenin de sıcak havalarda önemli olduğuna dikkat çeken uzmanlar, ağır ve yağlı yemekler yerine su oranı yüksek olan sebze ve meyvelerin tüketilmesini öneriyor.
Baş dönmesi, aşırı halsizlik, bilinç bulanıklığı, yüksek ateş, bayılma ve sıcak çarpması belirtileri görüldüğünde ise bireylerin vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.

KRONİK HASTALIĞI BULUNANLAR YAZ AYLARINDA DAHA DİKKATLİ OLMALI
Uzmanlar, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet , astım ve KOAH gibi kronik rahatsızlıkları bulunan kişilerin yaz mevsiminde günlük yaşam alışkanlıklarına daha fazla önem vermesi gerektiğini belirtiyor.
Kronik hastalığı bulunan kişilerde uzun süre güneşe maruz kalmak, yetersiz sıvı tüketimi, ve ilaçları düzensiz bir şekilde kullanmak sıcak havalarda tansiyon dengesizliklerine, kan şekeri dalgalanmalarına ve solunum sorunlarına yol açabiliyor.
Uzmanlar kişilerin, güneşin en yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmaktan kaçınmasını, yeterli miktarda sıvı tüketmesini, ilaçlarını düzenli kullanmasını ve hekim önerilerine uygun hareket etmesini tavsiye ediyor.

ÇOCUKLAR SICAK HAVALARDA DAHA HIZLI SIVI KAYBEDİYOR
Uzmanlar, çocukların susuzluk hissini her zaman fark edemediğine dikkat çekerek, gün boyunca düzenli aralıklarla su tüketmelerinin sağlanması gerektiğini belirtiyor.
Özellikle bebeklerin ve küçük çocukların günün en sıcak saatlerinde doğrudan güneş altında bırakılmaması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, açık renkli ve pamuklu kıyafetlerin tercih edilmesini, şapka kullanımının ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor.
Açık havadaki oyun saatlerinin sabah erken ya da akşam serinliğine kaydırılmasının sıcak çarpması riskini azaltacağını ifade ediliyor.

GEBELER İÇİN YAZ ALARMI: DAHA FAZLA SU TÜKETİLMELİ
İzmir Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Yaşam Kemal Akpak, yaz aylarında gebelerin artan sıcaklıklar nedeniyle sıvı tüketiminin önemini belirterek en çok dikkat etmeleri gereken konunun su tüketimini arttırılması ve gün boyunca yanlarında mutlaka su şişesi bulundurulmasıyla birlikte susamayı beklemeden, akıllarına geldikçe yudum yudum su içmelerini tavsiye ediyor. Gün sonunda böylece ihtiyaç duyduklarından çok daha fazla su tükettiklerini görebileceklerini belirtti.
Anne adaylarının susamayı beklemeden gün boyunca düzenli su tüketmesi gerektiğini vurgulayan Akpak, yanlarında mutlaka su şişesi bulundurmalarını önerdi.

DENİZ GEBELER İÇİN DAHA GÜVENLİ BİR SEÇENEK
Yaz aylarında sıcak havada serinlemek için havuz ve denize girmenin de gebeler tarafından sıkça merak edilen konular arasında yer aldığını belirten Akpak, deniz ya da havuzdan çıktıktan sonra ıslak mayo veya bikiniyle beklenmemesi, kuru kıyafet giyilmesi gerektiğini söyledi.
Akpak, "Gebelerimizin bu konuda kaygıları var. Öncelikle deniz ya da havuzdan çıktıktan sonra ıslak mayo ya da bikiniyle kalınmamalı, hemen kuru kıyafetler giyilmeli. Deniz, tuzlu su nedeniyle bizim açımızdan daha güvenli bir seçenek. Havuzdan enfeksiyon kapıldığı düşünülüyor ancak esas sorun havuzdaki yüksek klor oranı. Klor vajinal florayı bozabiliyor ve bu durum zamanla enfeksiyon gelişmesine zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle imkan varsa denizi tercih edilmeli. Ancak bu, havuza kesinlikle girilmez anlamına gelmiyor" dedi.
Su içinde hareket etmenin de anne adayları için faydalı olduğuna da dikkat çeken Akpak, "Suyun kaldırma kuvveti sayesinde eklemlere binen yük azalıyor. Böylece anne adayları daha rahat hareket edebiliyor ve egzersizlerini daha konforlu şekilde yapabiliyor" ifadelerini kullandı.
(DHA)