Son dakika | Yürüyüş mitinge döndü! Özgür Özel: Partiyi üçüncü kez açmaya var mısınız
Son dakika haberi... CHP Genel Merkezi önündeki polis müdahalesinin ardından Özgür Özel, partililerle birlikte TBMM'ye yürüyüş başlattı. Milli Egemenlik Parkı'nda yurttaşlara seslenen Özel, "Partiyi üçüncü kez açmaya var mısınız" dedi.
Türkiye, ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel merkezine yönelik polis müdahalesiyle güne başladı. Bir yerel mahkeme kararı dayanak gösterilerek çevik kuvvet ekiplerinin sabahın erken saatlerinde parti binasına girmesi üzerine CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kendisine getirilen tebligatı yırtarak partililerle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yürüyüşe geçti. Sağanak yağışa ve güzergah üzerindeki polis engellemelerine rağmen yürüyüşünü sürdüren Özel, yolu kesen bir TOMA'nın üzerine çıkarak kalabalığa seslendi. Parti binasını mahkeme kararıyla teslim almak isteyenlere karşı makam odalarını geride bıraktıklarını vurgulayan Özel, bundan sonra partinin merkezinin TBMM ve sokaklar olduğunu ilan etti.
ÖZGÜR ÖZEL YOL HARİTASINI AÇIKLADI
Kalabalığa seslendikten sonra bir kez daha TBMM'ye yürümeye başlayan CHP Lideri Özgür Özel, yeni yol haritasına dair açıklamalarda bulundu.
CHP Lideri en kısa zamanda partinin kurultaya gitmesi gerektiğini vurguladı.
Gazetecilerin "Kurultay kararı alınmazsa nasıl adımlar atacaksınız" şeklindeki sorusuna ise Özel, parti tüzüğünün verdiği her yetkiyi kullanacaklarını ifade etti.
"Arkadaşlar biliyorsunuz, Genel Başkan olmadan önce dokuz yıl Grup Başkanvekilliği yaptım. Son altı ayda da, beş ayda da Grup Başkanıydım. Ardından Genel Başkan seçilince otomatikman Grup Başkanlığı zaten devam etti." diyen Özel şöyle konuştu:
"Yani hukuktaki hiçbir hukukçu bu butlan kararını ve tedbir kararını hiçbir yere koyamasa da sonuçta yarın burada bir türbülans olmaması için zaten mevcut olan Meclis Grup Başkanlığı görevime dün de bir kez daha seçim yaparak ve oy kullanan arkadaşlarımızın bir eksiğiyle seçilerek yeniden Meclis Grup Başkanı seçildim.
Şimdi bundan sonra bu görevimi yapmaya devam edeceğim. Tabii burada şey de önemli, efendim işte CHP'de acaba kaç tanesi Özgür Özel'le birlikte sorusuna bugün de çok farklı ifadeler kullanıyordu ama çok sayıda milletvekilimizin de geçmiş dönemlerde bazı ifadeleri, bazı paylaşımları yapan ve bu yüzden bir başka tutumda oldukları ifade edilen çok sayıda milletvekili arkadaşımız bugün de partideki sorunun bir kurultay yapılması gerektiğini ifade ettiler.
Bu çok kıymetli. Yani artık Cumhuriyet Halk Partisi'nin kırk gün içinde bir kurultay yapması noktasında grupta bir mutabakat var, hem toplumda inanılmaz bir talep var. Zaten delegelere sorulacak olduğunda delegeler aynı delegeler o yarışmalı kurultaydan sonra iki sefer beni tam oyla yetkilendirdiler.
Yapacakları tek şey şudur: Zaman geçirmeden kurultay yapacaklarını ilan etsinler. Bu köpüren toplumsal tepkiden de boşu boşuna duyulan bu protestolardan da bir an önce kurtulsunlar. Milletin böyle bir darbeye ortak olan kimseyi Cumhuriyet Halk Partili kabul edecek sabrı kalmamış, bunu siz de görüyorsunuz.
Bizim beklentimiz, biz bir Genel Merkez olmaksızın da Cumhuriyet Halk Partisi'nin faaliyetlerini sürdürecek güçteyiz. Gördünüz parti otobüsü yoktu, bulduğumuz bir otobüsün üstüne çıktık ama bu meydanı bir pazar günü, bir bayram günü, bayram arifesinde yani kolay kolay kimsenin toplayamayacağı bu kalabalık kendiliğinden toplanıyor. Burada bir toplumsal tansiyon var. Bu toplumsal tansiyon demokrasiyi sahipleniyor. Siyasal partili demokratik rejimi sahipleniyor. Darbelere itiraz ediyor. Bunu görmek lazım.
Birlikte sekiz kilometre yol yürüdük, siz de ıslandınız biz de. Geçen arabaların istisnasız tamamı; binek araçlar, ticari araçlar her birisi kornayla, ışıkla, sesle, el sallayarak destek veriyor. Onlar CHP'li olsa partinin oyu %95 olur arkadaşlar. Onlar demokrasiye inanan insanlar. Çok partili rejime inanan insanlar. Bir partinin genel başkanını o partililerin belirleyeceğine inanan insanlar. O yüzden dayanışma gösteriyorlar.
Bu çok kıymetli. Yani her darbeden sonra toplum o darbeyle bir daha sınanır. Ben 15 Temmuz'da AK Parti hedef alındığında demokrasinin tarafında durmuştum, darbecilerin tarafında durmamıştım. 19 Mart'ta Ekrem İmamoğlu hedef alındığında da ben darbecilerin değil milletin tarafında durmuştum. Bugün de parti içinde bir darbe yapılıyor Saray eliyle. Bu darbeye karşı milletin tarafında duruyorum. Şükürler olsun ki millet de arkamızda duruyor.
Arkadaşlar onunla ilgili Siyasi Partiler Kanunu'nun, tüzüğün bize verdiği tüm yetkileri kullanacağız. İmza toplayacağız, Parti Meclisi'ni olağanüstü toplantıya çağıracağız. Parti Meclisi'nde karar kuvvetinde yapabileceğimiz ne varsa onu yapacağız. Toplumsal baskıyı artıracağız. Ve eninde sonunda yani ne olacak; Cumhuriyet Halk Partisi'nin yönetimi bir siyasi kapkaçla, kaptı kaçtıyla, 'ben aldım kaçtım, bende oldu, vermem kimseye' diyerek elde tutulabilecek bir yer değil.
Günü geldiğinde seçilmiş... Ben 1303 oyla seçildim. Kurultay günü geldiğinde 'ben üç gün geciktireyim' desem millet bana da tahammül etmez, olacak iş değil arkadaşlar. Yani öyle 'Saray böyle söylüyor, ben yöneteceğim', yok öyle bir şey. Saray'ın işine geldiği gibi olmaz o işler.
Buradan yürüteceğiz süreci. Bayramda şimdi Genel Merkezi koruma refleksi başka bir şeydi, doğru bir şeydi. Bayramda burada odada durmak yerine bayramda sahada oluruz. Bundan sonra biz bir oda gerektiğinde, bir çatı gerektiğinde o çatı yüce Meclis çatısıdır. Ama esas olarak sokaktayız, meydandayız, halkla birlikteyiz. Bundan sonra büyük bir iktidar yürüyüşünü hep birlikte sokaklarda, 81 ilimizde yürütmeye devam edeceğiz.
Bir siyasi partiler üyeleri, üyelerinin seçtiği delegeler marifetiyle; üyeleri, üyelerinin seçtiği delegeler ve onların seçtiği yönetimler tarafından yönetilir. Siyasi partiyi siyasi parti yapan budur. Bir siyasi partiyi kimin yöneteceğine o siyasi partinin üyesi, delegesi değil de rakibi karar veriyorsa o partiyi kapattı demektir. O partinin kapatılması, faaliyetlerine son vermesi, rakibinin istediği birisinin yönetmesinden evladır. Parti şu an fiilen kapatılmıştır.
Biz bu partiyi bir kez daha, umuyorum 9 Eylül'e kalmaz, 9 Eylül 1923 ve 9 Eylül 1992'de açılmış olan partimizi iki kez, ki ikinci darbeden sonradır, bu darbeden sonra da bir kez daha açacağız. Ümit ediyorum 9 Eylül'e kalmayız."
Konuşmasının ardından Özgür Özel Meclis'e giriş yaptı.
"PARTİYİ ÜÇÜNCÜ KEZ AÇMAYA VAR MISINIZ"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yurttaşların 'Hain Kemal' sloganları eşliğinde yürüyüş sonrasında açıklamalarda bulunuyor.
"Ankara'nın taşına bak! Gözlerimin yaşına bak!" ifadeleriyle sözlerine başlayan CHP Lideri Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İşte bugün, işte bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nde günlerdir sabaha kadar bekleyen sizlerle; baba ocağını korumak için, baba ocağı işgal olmasın diye, baba ocağı kime emanetse; üyeden, delegeden onun dışında birinin eli değmesin diye oraya canını siper edenlere selam olsun hepinize!
Biz yıllarca seçim akşamları partinin genel merkezinin, il, ilçe binalarının erkenden ışıklarının sönmesinden razı olmayanlar... Buna katlanamayanlar... Cumhuriyet Halk Partisi'ne yenilgiyi yakıştıramayanlarız!
İşte o gün, 28 Mayıs 2023 günü o seçimi kazanamadığımızda, hepimiz artık bir şeylerin sonuna geldiğimizi dediğimizde; gözler yerdeyken, başlar öndeyken, kimse kimseyle konuşacak hâlde değilken, görev yine bize düşer dedik! Cumhuriyetin gençlerine, cumhuriyetin kadınlarına, her yaştan cumhuriyetin muhafızlarına görev düşer dedik.
Ve "İşimiz" dedik, yola çıktık. Söz verdik; "Bir daha yenilmeyeceğiz" dedik! "Kaybetmeyeceğiz" dedik! "Işıkları erkenden kapatmayacağız" dedik!
Bu kararlılıkta millet samimiyet gördü. Millet bu samimiyete değer verdi. "Gelin" dedi, "Siz geçin partinin başına, biz size güveniyoruz" dedi.
Öyle zor bir işi başardık ki hep beraber... Öyle zor bir işi... "Asla olmaz, Atatürk gelse bu delegeyle seçim kazanamaz. Cumhuriyet tarihi boyunca ne bu partide ne herhangi bir partide baştaki genel başkan seçimle değişmedi, değişemez" dediler. "Delege başkana bağlı..." (Ses kesintileri) "...sesini duyuramazsın, sen bu işi başaramazsın" dediler.
Dedim ki; bizim delegeyi; onu tıraş eden berberi, aynı apartmanda yaşayan 18 yaşındaki gencecik komşusu, tarlayı birlikte suladığı sınır komşusu, mezun ettiği öğrencisi ikna edecek. "Ankara'ya gelirken onlarla konuşun da gelin" dedim.
Öyle yaptılar. Geldiler, salondaki yerini aldılar. Siz, kiminiz salondaydınız, zemindeydiniz, kiminiz tribünlerde, kiminiz kapının önünde, kiminiz de duayla ekranın başındaydınız.
O gün, o gün, o gün şuydu: 'Delege, halkın sesini dinle! Delege, sokağın sesini dinle!'"
Tüyleri diken diken oldu hepsinin. On binler, yüz binler, milyonlar 'Delege sokağın sesini dinle!' diye bağırıyordu. Ellerini vicdanlarına koydular, bir karar verdiler. Partide değişimi yaptılar.
O gün söz verdiğim gibi, söz verdiğimiz gibi; o günden sonra, dört ay sonraki ilk seçimde 47 yıllık hasreti bitirdik. 23 yıllık kibri söndürdük, yendik!
Adalet ve Kalkınma Partisi'ni ilk kez yendik. 47 yıl sonra partiyi kurulduğu günkü gibi yaptık. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'nin birinci partisidir artık.
İşte bizim hikayemiz böyle. Bizim hikayemiz böyle; bir umutsuzluktan umuda, umuttan zafere, zaferden de zulme dönüştü. Niye zulüm görüyoruz? Niye zulüm görüyoruz? Kazandığımız için! Onu yendiğimiz için! Onu yeneceğimiz için! Onu indireceğimiz için görüyoruz zulmü!
En iyisini siz biliyorsunuz, en iyisini siz biliyorsunuz. Türkiye biliyor ki ne 31 Mart zaferi ne de gelecek seçimde saraydakinin aşağıya inmesi tek başına Cumhuriyet Halk Partisi'nin gücüyle olacak şey değil. İşte bu yüzden; birbirini seven, ülkesini seven, farklı siyasi partilerde de olsa kurtuluşu birliktelikte gören, tam bağımsızlıkta gören, bayrağını seven, Atatürk'ü seven milyonlar kurtaracak.
Ve zulüm o gün başladı dedim ya... İttifak ittifak, bir ittifak da sonradan şekillendi, karşımıza dikildi. İki mağlubiyeti hazmedemeyenler... Birincisi; 31 Mart seçiminde partilerinin kurulduğu günden beri ilk yenilgiyi ve bundan sonra onları yenme ihtimalimizi hazmedemeyen sarayın ittifakıyla...
Türkiye'de ilk kez bir siyasi partide genel başkanın değişmesini; 48 yaşında, 49 yaşında bir bahçıvanın torununun, bir emekli öğretmen çocuğunun Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olmasını hazmedemeyenlerin ittifakı dizildi karşımıza. AK Parti'nin militan kolları kol kola karşımızdadır, kol kola karşımızdadır.
"BİZ KİMSEYİ SATMAYIZ"
"Ve buradan bugüne kadar hep sustum. Ve hep sustum. Ben 10 yaşında, 10 yaşında lastik ayakkabıyla yatılı okula giden Özgür... Büyüğünü sayan Özgür... Kendisine dün koluna girdiğine kötülük düşünmeyen, dün 'abi' dediğine bugün 'bey' söylemeyen Özgür. Sıktım dişimi sustum, sıktım dişimi sustum.
Ama, ama yeter. Kendime acımıyorum. Kendime acımıyorum ama her seçim akşamı başına tülbentini silkeleyip bağlayan, haftalarca başı ağrıyan kadın kollarına, babasının yüzüne bakamayan gençlik kollarına acıyorum.
Kendime acımıyorum. Bir seçim kaybetmeden, bir seçim kazanmadan onu göndermeden gidersem diye gözü açık giderim diyen partililerimizin cenazesine katılmaktan nefret ediyorum.
O yüzden size söz veriyorum. Beni acıyla, zulümle, baskıyla terbiye edemezler. Gazla sindiremezler. Dayaktan yılmam ama asla bir daha ben mağlubiyete alışmam, kaybetmeye tahammül edemem.
19 Mart darbesi bu ülkedeki en son darbedir. En yeni nesil darbedir. En uyanıkça darbedir. 19 Mart darbesi bu Cumhurbaşkanı'nın kendisinden sonraki Cumhurbaşkanı'na, Ekrem İmamoğlu'na yaptığı darbedir.
19 Mart darbesinden sonra verilen mücadele hesapları bozmuştur. Birileri bu partinin evlatlarına hırsız demiştir, yolsuz demiştir. Bu ülkenin bu partinin evlatlarına hırsız demiştir, yolsuz demiştir, casus demiştir, vatan haini demiştir. Ama, ama bu parti evladını da bilir, iftiracıları da bilir. Yolumuz birdir, biz kimseyi satmayız, kimseyi satmayız."
"PARTİNİN DOST BİLDİĞİMİZİN İHANETİNDEN GAYRI ARINACAK HİÇBİR ŞEYİ YOKTU"
"Hangi suçlu tipi varsa onları arkalarına alarak bu partiye saldırdılar, gençlere saldırdılar, gençlik kollarına saldırdılar." diyen Özel, ifadelerini şöyle sürdürdü:
"Partiyi, Genel Merkez'i hep beraber koruduk. Hiç utanmadan, çekinmeden, sıkılmadan; İstanbul'da yaptıkları gibi bu kez de Türk polisini, şerefli Türk polisini kirli emellerine alet ederek Genel Merkezimize girdiler. Kapıları, camları indirdiler, gaz sıktılar, işgal ettiler!
Biz, işte biz; ben, sen, hepimiz hep beraber son ana kadar direndik. Sonra yollara döküldük geldik. Yolda yağmur yağdı üstümüze, dolu yağdı üstümüze. Hani diyor ya birileri 'arının' diye; onların sıktırdığı biber gazından, yağan yağmurun altında biz arındık. Biz o biber gazından arındık!
Bu partinin iktidarın biber gazından gayrı, dost bildiğimizin ihanetinden gayrı arınacak hiçbir şeyi yoktur!"
Neden Milli Egemenlik Parkı'nda bir araya geldiklerine dair detaylar aktaran Özel ifadelerini şöyle sürdürdü:
"Burası Milli Egemenlik Parkı. Altı barikat aştık geldik, TOMAları aştık geldik. Hep birlikte Meclis'in önüne, Milli Egemenlik Parkı'na geldik.
Niye? Şunun için: Bu parti kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Bu parti Sivas Kongresi'nde, sonra Anadolu yaylalarında, Anadolu topraklarında, sonra harp sırasında çadırlarda kuruldu. Bu partinin, bu partinin ilk genel merkezi Birinci Meclis'teki bir odaydı sadece!
Cumhuriyet Halk Partisi'ne, başarılı olmak için... Burası Milli Egemenlik Parkı, burası Meclis'in bahçesi. Buraya gelmeyelim diye altı barikat kurdular, en son TOMAları koydular ama hep beraber aştık geldik.
Niye Meclis'teyiz? Çünkü Genel Merkezimize yapılanı biliyorsunuz. Ama Cumhuriyet Halk Partisi kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Parti Sivas Kongresi'nde, devamında Anadolu'da Milli Mücadele'de asker çadırlarında kuruldu. Karargah çadırlarında kuruldu. Ardından 23 Nisan 1920'de Meclis açıldı. Resmen 9 Eylül 1923'te dilekçe verildi, o gün de bir genel merkezi yoktu. Genel Merkez, Birinci Meclis'te bir odaydı.
Bizi genel merkezimizi elimizden alarak, baba ocağına sokmayarak CHP'yi elimizden alacaklarını sananlara söylüyoruz: Biz o binadan çıktık, meraklısına bıraktık, sonuna kadar mücadele ettik. Ve şimdi, bundan sonraki genel merkezimiz Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndedir!
Partinin ilk genel merkezi Meclis'teydi. Bu mücadele sırasında parti işgalden kurtulana kadar şu anki genel merkezimiz TBMM'deki CHP grubudur.
Teslim olmuyoruz, boyun eğmiyoruz, geri çekilmiyoruz! Sadece ve sadece kazanmak için, başarmak için kararlılıkla yürüyoruz. Sizinle birlikte yürüyoruz.
Bu meydanın, bu meydanın özelliği şudur: Biz birbirini sevenleriz, biz ülkesini sevenleriz, biz Cumhuriyet'i sevenleriz. Ne yaparlarsa yapsınlar biz kazanacağız, biz kazanacağız, biz kazanacağız!"
"Bu parti resmen 9 Eylül 1923 günü Mustafa Kemal ve arkadaşları tarafından açıldı. Bu partiyi darbeciler kapattı. 9 Eylül 1992 günü, 9 Eylül 1992 günü parti yeniden açıldı ve o günden beri faaliyetlerine devam ediyordu. 21 Mayıs 2026 günü AK Parti'nin yargı kolları ve butlan kolları Cumhuriyet Halk Partisi'ni bir kez daha kapattı. Sizi partinin üçüncü kez açılışına davet ediyorum! Üçüncü kez açılışına!" diyen Özel sözlerini şöyle sonlandrıdı:
"Partiyi ilk seferinde Mustafa Kemal ve arkadaşlar açtı. İkinci seferinde Erol Tuncer ve arkadaşları açtı. Üçüncü seferinde Cumhuriyet Halk Partisi'ni işgalden kurtarıp hep birlikte yeniden açmaya var mısınız?
Partiyi 12 Eylül darbecileri gibi, 19 Mart darbecileri, 21 Mayıs darbecileri fiilen kapatmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi milletin dedikleri yönetmiyorsa, delegenin seçtikleri yönetmiyorsa, hele hele Cumhuriyet Halk Partisi'ni sarayın seçtikleri yönetmiyorsa Cumhuriyet Halk Partisi kapanmıştır!
Cumhuriyet Halk Partisi'ni üçüncü kez açmak için ben var gücümle çalışacağım. Eninde sonunda o sandığı getireceğim, Cumhuriyet Halk Partisi'ni sizin seçtikleriniz yönetecek! Ve partideki sandıktan sonra hep beraber ülkedeki sandığı da getireceğiz!
Ülkedeki... Ülkedeki sandığı da getireceğiz. Hep beraber hem Cumhuriyet Halk Partisi'ne hem de Atatürk'ün diğer emaneti Türkiye Cumhuriyeti'ne sonuna kadar sahip çıkacağız! Hepinize güveniyorum! Hepinizi çok seviyorum! Hep birlikte başaracağız!
Hepinize güveniyorum! Hepinizi çok seviyorum! Hep birlikte başaracağız! O sandık gelecek, o butlan gidecek! O sandık gelecek, Saray ittifakı bitecek! O sandık gelecek, millet iktidar olacak! Biz kazanacağız, biz kazanacağız, biz kazanacağız!
Ben... Ben partimin yöneticileri, milletvekillerimizle birlikte Meclis'e doğru geçeceğim ve yeni genel merkezimize yerleşeceğim. Sizleri... Aynı bugün olduğu gibi, kalbin nerede atması gerekiyorsa orada atan kalplerinizle, ayak hangi yolu yürüyecekse orayı yürüyen ayaklarınızla ve yarınlarımıza sahip çıkan kararlılığınızla bundan sonra hep birlikte mücadeleye bekliyorum! Hep birlikte! Birlikte yöneteceğiz!"
ÖZEL AÇIKLAMA YAPACAK
Özgür Özel ve beraberindeki kalabalık, şiddetli sağanak yağışa rağmen yürüyüşlerini TBMM'nin Dikmen kapısının yan tarafında bulunan Milli Egemenlik Parkı'nda tamamladı. Yol boyunca genel merkez ile polis ekipleri arasında yaşanan zaman zaman süren gerginliklerin ardından, yürüyüş kolu sorunsuz bir şekilde parka ulaştı.
Alanda yalnızca CHP'li seçmenlerin değil, diğer muhalefet partilerinden vatandaşların da bulunduğu ve Türk bayrakları ile Mustafa Kemal Atatürk posterleri taşıdıkları gözlemleniyor. Alandaki kalabalık giderek artıyor ve geriden gelen yürüyüşçülerin de parka ulaşması bekleniyor. Özgür Özel, gençlerin fotoğraf çektirme isteklerini geri çevirmezken, partinin bundan sonraki yol haritasını belirleyecek kritik bir açıklama yapmak üzere hazırlık yapıyor. Alana otobüs geldi, Özel otobüsün üstünden vatandaşlara seslenecek.
ÖZEL'E BÜYÜK DESTEK
Yol üzerinde, kaldırım kenarlarında bekleyenler alkışlarla karşılıyorlar. CHP Genel Merkezi'nin sokakları tamamıyla kapatılmıştı. Oralara giremeyenler, meclise yürüneceğini duyduktan sonra yol üzerinde karşılaşabilecekleri her noktaya gelmeye başladılar. Cumhuriyet Halk Partisi örgütünden destek için gelenler kaldırım kenarlarında bekleyerek CHP lideri Özgür Özel'i karşılıyor bu yürüyüşte. Sonrasında da arkasına eklenerek, kalabalığa katılarak meclise olan yürüyüşe bir taraftan destek veriyorlar. Kalabalık yürüyüş boyunca "Hain Kemal" ve "Düşkün Kemal" sloganları attı
ÖZGÜR ÖZEL: MAKAM ODASINI MERAKLISINA BIRAKTIK
Özgür Özel:
Çok zorlu, çok acımasız bir gün. Ama umut dolu bir gün. Çünkü gördüğünüz gibi Türk polisini Türkiye'nin kurucu partisine saldırttılar. Ondan önce Ankara'nın ne kadar kriminal adamı varsa onlarla bir gelip genel merkezimize saldırdılar. Sonra polisle birlikte girdiler.
Ama bu bir yılgınlık, bir pişmanlık yaratmaksızın bizim mücadele azmimize azim katıyor, gücümüze güç katıyor. Biz artık son nefesi alacak hale kadar orada dayandık, sonra çıktık.
Ve bir genel merkezi geride bıraktık. Çünkü siyasi partilerin başarı için binalara değil; azme, kararlılığa ihtiyacı var. O azim ve kararlılıkla yürüyoruz. Bir makam odası geride kaldı, meraklısına bıraktık. Ama bir diğeri mecliste. Bundan sonra Cumhuriyet Halk Partisi'nin gerçek genel merkezi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup odasıdır, gruptaki makam odamızdır.
Ayrıca toplam 83 makam odamız vardı. Birisini hazımsızlara bıraktık. Ama bir diğeri Atatürk'ten miras oraya gidiyoruz. 81 tane de; Edirne'den Kars'a, Antalya'dan Artvin'e kadar, Hakkari'den Manisa'ya kadar tüm il başkanlıklarımız genel merkezimizdir.
Bundan sonra sokaktayız, sahadayız. Mücadeleyi biz oturarak kazanmadık, bu parti kurulduğundan beri sokakta, meydanda olduğu için, mücadele ettiği için kazandı.
ÖZGÜR ÖZEL TOMA'NIN ÜZERİNE ÇIKTI
Yürüyüşe müdahale edildi, Özgür Özel TOMA'nın üzerine çıkarak halka seslendi.
Özgür Özel yürüyüşe engel olmak için, müdahale için orada bulunan toplumsal müdahale aracının üzerine çıktı. TOMA'ya tırmandı...
Yürüyüş bir noktada tıkandı, TOMA'larla karşılaştılar, yolun açılmasını istediler ancak karşılık alamayınca CHP'liler ardından yürüyüşü bu noktada şimdilik durdurdu. Özel, TOMA'nın üzerine çıkarak yürüyüşe destek verenleri, onunla birlikte yürüyenleri selamladı. Bir kez daha mücadele mesajı verdi. Yürüyüş, Meclis'te Çankaya kapısı önünde son bulaca..
Fotoğraf: Kayhan Ayhan
"PARTİ BUGÜN ÇOK KÖTÜ BİR ZİHNİYETTEN ARINDI"
Sağanak yağışın altında yürüyüşü sürdüren Özel, Halk TV mikrofonuna şu açıklamayı yaptı:
"Dolu yağmamıştı, dolu da yağdı. Evet efendim. Vallahi burada bir kere şunu söyleyeyim; hani birileri "arınma arınma" diyor ya... Üstümüze sıktırdıkları biber gazından arındık yağmur sayesinde. Partide daha arınacak başka bir şey yok. Ekrem Başkan gibi çalışkan birinden, namuslu bir yöneticiden, Türkiye'nin umudu cumhurbaşkanı adayından da arınacak halimiz yok. Bundan sonra yol yürüdüğümüz aslan gibi arkadaşlarımızın hiçbirinden arınacak halimiz yok. Ama parti bugün çok kötü bir zihniyetten arındı. O kötü zihniyeti gerimizde bıraktık, Atatürk'ün kurduğu Meclis'e doğru yürüyoruz."
YAĞMUR ALTINDA YÜRÜMEYE DEVAM EDİYOR
Özgür Özel, Ankara'da başlayan kuvvetli sağanak yağışa rağmen Meclis'e yürüyüşünü sürdürüyor.
CHP'liler, sırılsıklam olduğu görülen Özel'e yaya olarak eşlik ederken bir yandan da araçlarla takip ediyor. Destek için çalınan korna sesleri duyuluyor.
Polis, Özgür Özel'e eşlik eden gruba zaman zaman müdahale etmeyi sürdürürken kısa süreli arbede yaşanmaya devam ediyor.
"TEBLİGATI YIRTTIM ATTIM
Yürüyüş devam ederken Halk TV'ye konuşan özel şu ifadeleri kullandı:
"Bizim kurulduğumuzda bir genel merkezi yoktu. Savaş meydanlarında kuruldu. Fikri çadırlarda gelişti. Meclis açıldı, meclisteki bir odayı kendine genel merkez saydılar ama ülkeyi hem kurtardılar hem cumhuriyeti kurdular. Çok meraklı olanlara 83 makam odamdan birini bıraktım şimdilik, geri almak üzere. İkincisine gidiyorum.
Adana'da, Edirne'de, Rize'de, Manisa'da, Ardahan'da, Şırnak'ta, Hakkari'de, Muş'ta, Konya'da... Bize masa çok, bize oda çok. Ama bize oda değil, bina değil; azim lazım, mücadele lazım, kararlılık lazım. Biz bu kararlılığı gösteriyoruz. Sandılar ki bir yandaş mahkemeden karar alacağız, partiyi teslim alacağız. Gördünüz, biz hiçbir şeyi öyle kolay kolay teslim etmeyiz.
Tebligat bizzat bana gelmedi ama toz duman arasında bir arkadaş tebligatı getirdi, gösterdi. Şöyle birinci sayfasını okudum, yırttım attım."
MECLİS'E YÜRÜYÜŞE BAŞLADI
Özel, bu konuşmanın ardından genel merkezden ayrılarak beraberindeki partililerle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) yürüyüşe başladı.
"BİZE KAYBETMEK YAKIŞMIYOR, İSYAN EDİYORUM"
Özgür Özel, genel merkez önünde toplanan kalabalığa yaptığı konuşmada 14 ve 28 Mayıs 2023 seçimlerini hatırlattı. Yenilgiyi kabul etmeyeceklerini belirten Özel, şu ifadeleri kullandı:
"14 Mayıs 2023 ve 28 Mayıs 2023 gününden beri ben bana yakışanı, mücadele arkadaşlarım bana yakışanı yapmaya çalışıyoruz. Bize yenilgi yakışmıyor. Bize kaybetmek yakışmıyor. Atatürk'ün partisine teslim olmak yakışmıyor. Atatürk'ün partisini teslim almak isteyenlerle, Atatürk'ün partisini teslim etmek isteyenlerin ittifakına isyan ediyorum."
Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na da değinerek, "Ben de, Ekrem Başkan da... 'Değişim' diye yola çıkan, burada gördüğünüz her bir partinin neferi de, ilk gün yola çıkamamışsa da değişimin samimiyetini, mücadelesini ve başarısını görüp ona katılan herkes, bir süredir kendine yakışanı yapıyor. Birileri de kendine yakışanı yapıyor." şeklinde konuştu.
"SABAHIN 7'SİNDE KRİMİNAL TİPLERİ TAKIP KAPIYA DAYANDILAR"
Genel Merkez önünde sabah erken saatlerde yaşanan olayların arka planını anlatan Özel, kurultay çağrılarına rağmen kapıya dayanıldığını belirtti:
"Bu baba ocağına, Atatürk'ün evine, hepimizin baba ocağına, ana kucağına... Bugün sabahın 7'sinde biz onlara, 'En kısa sürede kurultay ilan edin, bu sorun bitsin' deyip, öğlen 12'de 'Bunu konuşalım' demişken; sabahın 7'sinde arkalarına Ankara'da ne kadar kriminal tip varsa onları takıp baba ocağının kapısına dayananlar da kendine yakışanı yaptı. 80 yaşında bastonuyla burada direnen de, 16 yaşında Halkçı Liseli bir genç de kendine yakışanı yaptı."
"YETKİYİ AK PARTİ'NİN HAKİMİNDEN DİLENDİLER"
Yaşanan süreci partinin iktidara teslim edilme planının bir parçası olarak nitelendiren Özel, mahkemelere taşınan süreçleri eleştirdi:
"Yapmayın dedik. Partiyi, kişisel hırslarınızdan dolayı bir yenilgiyi kabul edemediğiniz için AK Parti'ye teslim etme planının parçası, öznesi olmayın dedik. Dinletemedik. Yalancıları, iftiracıları arabalarıyla mahkeme mahkeme gezdirdiler. Butlan kovaladılar. Delegeden vermediği yetkiyi AK Parti'nin hakiminden dilendiler. Bundan sonra eğriye eğri, doğruya doğru... Biz bugün de kendimize yakışanı yaptık. Ne o ya? Sizin gibi her yenilgiden sonra bunu kabul edecek miydik? Teslim mi olacaktık?"
BABA OCAĞINDA GAZ VE COP: SÖKÜP ATMAYA KALKTILAR, BİZ ZATEN SOKAKTAYIZ
Polis ekiplerinin CHP Genel Merkezi önünde partililere yönelik gerçekleştirdiği gazlı ve coplu müdahaleye tepki gösteren Özel, sözlerini şöyle tamamladı:
"Devletin polisini, milletin evlatlarını baba ocağına yığanlara, baba ocağına polisle girenlere, bu partinin evlatlarına gaz sıktırıp cop vurduranlara yazıklar olsun! Daha önce de söyledim. Ancak bizi buradan söküp atarsınız. Söküp atmaya kalktılar, nereye? Sokağa! Kardeşim, biz zaten bu seçimi kazanmayı, bu partiyi birinci parti yapmayı burada oturarak yapmadık ki. Sokakta yaptık, meydanda yaptık!"
Açıklamasının sonunda muhalefet koltuğuna değil iktidara yürüdüklerini ilan eden Özel, "İktidarın zavallı aparatlarına söylüyorum, her akşam haysiyet cellatlığı yapanlara söylüyorum: Cumhuriyet Halk Partisi bundan sonra yoldadır, sokaktadır, meydandadır! İktidara yürümektedir! Yürüyor muyuz arkadaşlar? Benimle iktidara yürümeye var mısınız? Butlancılığı, mağlubiyetle tatmin olanları, muhalefet koltuğuna talip olanları geride bırakıp iktidar koltuğuna yürümeye var mısınız? Yürüyelim arkadaşlar! Yürüyelim arkadaşlar!" çağrısında bulundu.