"Parlamento, halk egemenliği yerine yürütmenin egemenliği altında"

"Parlamento, halk egemenliği yerine yürütmenin egemenliği altında"

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı özel birleşiminde yaptığı konuşmada parlamentonun halk egemenliği yerine yürütmenin egemenliği altına alındığını söyledi.

23 Nisan Özel Oturumu'nda konuşan HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve cezaevinde olan HDP’li siyasetçileri selamladı.

Oluç, Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemiyle parlamentonun gücünü azaltıldığını ifade ederek, “Bugün demokrasi ağır baskı altında, adeta kelepçelenmiştir. Kuvvetler ayrılığı terk edilmiş, yerine tek kişide toplanan kuvvetler birliğine geçilmiştir. Kimlikler, inançlar, diller, kültürler, insan hakları bu ülkede güvence altında değildir. Demokratik siyaset, toplumsal muhalefet ve sivil toplum kuşatma altındadır. Adalet duygusu yok edilmiştir. Hukuk bugün herkes için yoktur artık, sadece üstünler ve güç sahipleri için vardır” diyen Oluç, parlamentonun halk egemenliği yerine “yürütmenin egemenliği” altına alındığını söyledi. Oluç, “İktidara bağlı ve taraflı yargı aldığı siyasi kararlarla parlamentonun iradesine müdahale ederek, kendisini Meclis’in üstünde görmektedir” dedi.

"Kürt sorunu, sorunları çözülmeyen Türkiye yarattı' 

Oluç, 1921 Anayasa’sını hatırlatarak, Türkiye’nin kuruluş esaslarının yerle bir edilerek, tüm kültür ve inançlarının dışlandığını kaydetti. Oluç, cumhuriyetin demokratikleşmesinin darbe ve müdahalelerle engellendiğini, bunun sonucunun da 100 yıldır çözülemeyen “Kürt sorunu” olduğunu söyledi. Oluç, “Kürt sorununda diyalog ve müzakere yerine çatışma ve yok sayma siyaseti izlendi. Çözümsüz bırakılan Kürt sorunu, sorunları çözülemeyen bir Türkiye yarattı. Kürt sorunu çözülemediği için cumhuriyet demokratikleşemiyor” diye konuştu.

'AKP'li belediyeler yolsuzluklarla iç içe'

Oluç, Türkiye’deki sistemin “inançları ve cinsiyetleri de dışladığını” anlatarak, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesini hatırlattı. Oluç, “Tek kişi bir gece yarısı kararı ile feshedebildi. Milyonlarca kadın adına bir erkek karar verebildi” dedi. HDP’li belediyelere atanan kayyımları anımsatan Oluç, AKP’li belediyelerde ortaya çıkan “insan kaçakçılığına” atıfla, “AKP belediyeleri yolsuzluklarla iç içe oldu. Sadece Sayıştay raporları değil İçişleri Bakanlığı müfettişleri de bu yolsuzlukları tespit etti” diye vurguladı.

Oluç, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin 5’inci yılına girdiğini aktararak, bu sistemin “ayrımcılık, baskı ve zulmü” getirdiğini ve “demokrasi, adalet ve hukuku” götürdüğünü savundu.

İktidarın sadece “kendi geleceğini düşündüğünü ve salgında bile halkı düşünmediğini” belirten Oluç, “İnsanlar aç ve işsizken yandaşları trilyonluk araçlarla, para balyalarıyla poz veren bu anlayış bu ülkenin de toplumun da üzerinde ağır bir yük haline geldi” diye konuştu.

Türkiye’nin demokratikleşmeye ihtiyacı olduğunu vurgulayan Oluç, “Cumhuriyet gerçek anlamda demokrasiyle buluşmalı, demokratik ve özgürlükçü yapıya kavuşmalıdır” dedi. Oluç, teklik değil çokluğun, saygının, demokratik siyasetin esas alınması gerektiğini ve diyalog yoluyla “Kürt sorunu” başta olmak üzere bütün sorunları çözülebileceğini söyledi.