Kendini 'Doç. Dr.' diye tanıtan 'nafaka mağduru' Tarbak'ın unvanı yalan çıktı: Akademisyen değilmiş!
Kamuoyunda "Doç. Dr." unvanıyla nafaka karşıtı kampanyalar yürüten Latif Tarbak'ın akademik geçmişi ve "10 günlük evlilik" iddiası belgesiz çıktı. YÖK ve üniversite kayıtlarında adı bulunmayan Tarbak'ın ise soruları yanıtsız bıraktığı öğrenildi.
Nafaka karşıtı kampanyaların tanınan ismi Latif Tarbak’ın, kamuoyunda yıllardır kullandığı "Doç. Dr." unvanı ve akademik geçmişinin tamamen asılsız olduğu ortaya çıktı. YÖK veri tabanlarında ve bağlı olduğunu iddia ettiği üniversitede adına dair hiçbir kayda rastlanmazken, Tarbak’ın bu unvanı nasıl aldığına dair doğrulanabilir tek bir bilgi dahi bulunamadı.
YÖK VE TEZ KAYITLARINDA YER ALMADI
Yapılan incelemelerde Latif Tarbak adına YÖK Akademik ve YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanlarında herhangi bir kayıt bulunmadı.
ÜNİVERSİTE: BÖYLE BİR AKADEMİSYEN YOK
Tarbak’ın kendini ilişkilendirdiği İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi ile iletişime geçildiği ve üniversite tarafından kurum bünyesinde Latif Tarbak isimli bir akademisyen bulunmadığının açıklandığı öğrenildi.
ETKİNLİK VE MEDYADA “DOÇ. DR.” OLARAK YER ALIYOR
Tarbak’ın unvanına dair resmi bir kayıt bulunamazken, yıllardır çok sayıda etkinlikte, siyasi parti duyurusunda ve medya kuruluşunda "Doç. Dr." unvanıyla yer aldığı görüldü.
BirGün'ün haberine göre, Tarbak'ın hangi üniversiteden, hangi bilim alanında ve hangi tarihte doçentlik unvanı aldığına ilişkin kamuoyuna açık ve doğrulanabilir hiçbir bilgiye rastlanmadı.
Tarbak'ın bu unvanla yer aldığı platformlar incelendiğinde, Yeniden Refah Partisi'nin düzenlediği çeşitli etkinliklerin duyuru paylaşımlarında adının doğrudan "Doç. Dr. Latif Tarbak" olarak ilan edildiği belirlendi. Bunun yanı sıra İstanbul Aydın Üniversitesi'nde gerçekleştirilen ve nafaka tartışmalarının masaya yatırıldığı bir sempozyuma konuşmacı olarak katılan Tarbak için üniversitenin bu etkinliğe dair yayımladığı resmi haberde de "akademisyen" ifadesi kullanıldı.
Ayrıca yazılarının yayımlandığı çeşitli medya kuruluşlarında da sürekli "Doç. Dr." unvanıyla tanıtıldığı görülürken, özellikle Yeni Akit gazetesinde yayımlanan köşe yazılarında ve kendisini konu alan haberlerde bu unvanın ısrarla kullanılması dikkat çekti.
"10 GÜNLÜK EVLİLİK" VE NAFAKA İDDİASI
Latif Tarbak’ın nafaka karşıtı kampanyalarda kullandığı "10 günlük evlilik" iddiası, kamuoyunda uzun süredir tartışılıyor. Tarbak, sadece 10 gün süren bir evlilik yüzünden onlarca yıldır nafaka ödemek zorunda kaldığını ileri sürse de bu iddiayı destekleyen, kamuoyuna açık resmi bir mahkeme kararı veya herhangi bir belgenin bulunmadığı öğrenildi.
10 GÜNLÜK EVLİLİKTE YASAL SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?
İddianın hukuki boyutu incelendiğinde ise Türk Medeni Kanunu’ndaki net kurallar dikkat çekiyor. Mevzuata göre, eşlerin anlaşmalı olarak tek celsede boşanabilmeleri için evlilik birliğinin en az 1 yıl sürmüş olması şartı aranıyor. Bu doğrultuda, Tarbak’ın "10 gün evli kaldım" beyanı eğer doğruysa, bu boşanmanın anlaşmalı yolla yapılabilmesi hukuken imkansız olduğundan, sürecin mutlaka çekişmeli dava yoluyla gerçekleşmiş olması zorunluluk taşıyor.
İDDİALARIN ODAĞINDAKİ İSİM SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ
Hakkındaki iddialara ilişkin Latif Tarbak'a telefon ve yazılı mesaj yoluyla ulaşıldığı ancak Tarbak, bu soruları yanıtsız bırakmayı tercih ettiği öğrenildi.
EŞİK: ONLARCA YIL NAFAKA ÖDEYEN ERKEK VARSA BİZE ULAŞSIN
Tarbak’ın "kısa evlilik-uzun nafaka" iddiası kadın örgütlerinin de uzun süredir takibinde. Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), 2023 yılında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı'na çağrı yaparak bu tür iddiaların somut verilerle açıklanmasını istemiş, gerçek çıkması halinde nafaka borçlarını ödemek için kampanya yapacaklarını duyurmuştu.
EŞİK üyesi Hülya Gülbahar, aradan geçen sürede bu iddiaları doğrulayan hiçbir başvuru veya belgeyle karşılaşmadıklarını belirterek, "Bugüne kadar bu iddiaları doğrulayan bir belge ortaya çıkmadı. Çağrımız hâlâ geçerli. Böyle bir mağduriyet varsa somut veriler açıklansın" değerlendirmesinde bulundu.
Yandaşları sevindiren 'nafaka' kararına tepkiler çığ oldu: Hayatlarımızdan ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz