İtalyan Lisesi grevinde 100. gün! "Sadaka değil toplu iş sözleşmesi"

MEB, İtalyan Lisesi'nde greve çıkan 14 öğretmenin yerine 26 atama yaparak grev kırıcılığına soyundu ancak yargıya takıldı. 100. gününe giren direnişte öğretmenler, "Sadaka değil, resmi sözleşme istiyoruz" diyerek İtalyan makamlarına seslendi.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
İtalyan Lisesi grevinde 100. gün! "Sadaka değil toplu iş sözleşmesi"

Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri, grevlerinin 100. gününde İtalya'nın İstanbul Başkonsolosluğu önünde bir araya geldi. Açıklamaya; DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, Türkiye İşçi Partisi (TİP), Tüm-TİS Sendikası, İşçi Demokrasisi Partisi, Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği (UİD-DER), Eğitim-Sen, Devrimci İşçi Partisi, Türkiye Komünist Partisi (TKP), Birlik ve Dayanışma Hareketi, Okmeydanı Direniş İşçileri, Vatan Partisi ve Sosyalist Emekçiler Partisi temsilcileri katılarak grevdeki öğretmenlere destek verdi. Eylem boyunca , "Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz" sloganları atıldı.

MEB 26 ÖĞRETMEN ATADI MAHKEME İPTAL ETTİ

Açıklamada ilk sözü alan Türk-İş 1. Bölge Başkanı Halil Faki Erdal, Tez-Koop-İş Sendikası'nın örgütlü olduğu İtalyan Lisesi'ndeki grevin 100. gününe ulaştığını belirterek, Milli Eğitim Bakanlığı'nın grev sürecindeki tutumunu eleştirdi.

Bakanlığın grev kırıcılığı yaptığını belirten Erdal, "Milli Eğitim Bakanlığı düşünmeden, her zaman yaptığı gibi bu grev kırıcılığını yaptı. Onun müdahalesini Tez-Koop-İş Sendikası avukatları yaptı ve dün itibarıyla buradaki öğretmenlerin ataması iptal oldu. 14 öğretmenimize dünyaları alan, maaş alan, çalışmıyorlar diyenler; 14 öğretmen greve çıktı, yerine 26 tane öğretmen atadınız. Hani çalışmıyorlardı? 26 öğretmenle telafi edemiyorsunuz" ifadelerini kullandı.

Erdal, grev nedeniyle tepki gösteren bazı velilere de seslenerek "Verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür diliyoruz ama bunu yapmak zorundayız. Bu öğretmenlerin haklarını burada bırakmayacağız. Meraklısı değiliz, grev bir amaç değildir, araçtır" dedi.

26 Mart'ta İtalya Dışişleri Bakanlığı ve okul yönetimiyle masaya oturup her konuda anlaştıklarını hatırlatan Erdal, sözlerine şöyle devam etti:

"Öğrencilerimiz, yavrularımız mağdur olmasın diye sözleşmeye de tamam dediler. Ama 26 Mart'tan bu tarafa onların bir anlaşmazlık tutumuyla karşı karşıyayız. 26 Mart'tan bu tarafa sözleşmeyi imzalamayan, sendikalar yasası gereği anlaşma tutanağını imzalamayan, 'iyi niyet mektubu imzalayın' diyerek zorlayan onlar. Hayır kardeşim. Burada okul açtıysanız, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yasalarıyla buraya geldiyseniz, bu bakanlığın istediği anlaşma tutanağını da tıpış tıpış imzalayacaksınız."

"SADAKA DEĞİL RESMİ İMZA BEKLİYORUZ"

Grevdeki öğretmenler adına hazırlanan metni Edebiyat Öğretmeni Safiye Ergun okudu. Yüz gündür ağır ama onurlu bir yük taşıdıklarını belirten Ergun, öğretmenlik mesleğinin amacının sadece ders anlatmak değil; dürüstlüğü, adaleti ve insan onurunu yarınlara taşımak olduğunu vurguladı. Emeğin kutsallığını ve hak ararken başkasının hakkına saygı duymayı öğretmekle mükellef olduklarını belirten Ergun, geçici öğretmen atamalarına ilişkin mahkeme kararını da değerlendirdi.

Ergun, "Geçtiğimiz aylarda üzerimize bir gölge düşürülmek istendi. Yerimize başka öğretmenler getirilerek sesimizi kısmaya çalıştılar. Ama bugün adaletin tecelli ettiğini görmenin mutluluğu içerisindeyiz. Türk yargısı, 'Öğretmenin emeği ve grev hakkı kutsaldır' diyerek yanımızda durdu. Bu karar sadece bizim değil, emeğiyle yaşayan her insanın zaferidir" şeklinde konuştu.

26 Mart'ta masada el sıkışarak kalktıklarını ancak ertesi gün önlerine hiçbir hukuki karşılığı olmayan bir 'niyet mektubu' konulduğunu aktaran Ergun, "Haklarımızı birinin iyi niyetine veya vaatlerine emanet edemeyiz. Biz sadece öğrencilerimize kavuşmak için masada verilen sözlerin altına atılacak o resmi imzayı, toplu iş sözleşmesini bekliyoruz. Sadaka değil, toplu iş sözleşmesi istiyoruz" dedi.

"SENDİKACILARI TUTUKLAYARAK GÜVENCESİZ ORTAM YARATILIYOR"

DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu ise grevci öğretmenleri selamlayarak başladığı konuşmasında, kışın soğuğunda başlayan direnişin yaza kadar uzadığına dikkat çekti.

Eşit işe eşit ücret ve toplu sözleşme hakkı için bu kadar inat edilmesinin arkasında güvencesiz ve ucuz emek yaratma politikasının yattığını belirten Konukçu, "Emeğin ucuzlatıldığı, güvencesizleştirildiği bir ülke yaratmanın inadıdır. Sendikacıların tutuklanması da tesadüf değildir. Bütün bunlar sendikasızlaştırma ve örgütsüzleştirme politikalarının bir sonucudur" diye konuştu.

Doruk Madencilik'teki işçilerin de benzer bir mücadele yürüttüğünü hatırlatan Konukçu, Çalışma Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı'na seslenerek görevlerini yapmaları çağrısında bulundu.

"HUKUK DIŞI YOLLARLA BU GREVİ BİTİREMEZSİNİZ"

Son olarak söz alan Tez-Koop-İş Sendikası 5 No'lu Şube Başkanı Selahattin Karapınar, Özel İtalyan Lisesi'nin 14 öğretmeninin ayrımcılığa, mobbinge ve emeğin sömürülmesine karşı başlattığı direnişte 100. günü geride bıraktıklarını belirtti.

Kışın soğuğunu geride bırakıp baharı coşkuyla karşıladıklarını aktaran Karapınar, şunları kaydetti: "İtalyan yönetimi grevin etkisini kırmak için Milli Eğitim Bakanlığı'ndan geçici öğretmen görevlendirmesini talep etmişti. Türk yargısı bu hukuksuzluğa 'dur' dedi. Grevdeki öğretmenlerimizin yerine yapılan geçici görevlendirmeler mahkeme kararıyla durdurulmuştur. Buradan İtalyan yetkililere sesleniyoruz; İstanbul'da neden hukuk oyunlarına başvuruyorsunuz? Tek yol masada verdiğiniz sözü tutmak ve hukuki bağlayıcılığı olan toplu iş sözleşmesini imzalamaktır. İmza atılana kadar grev sona ermeyecektir. Yaşasın örgütlü mücadelemiz."

Açıklamaların ardından öğretmenler ve sendika temsilcileri, grev önlükleriyle Özel İtalyan Lisesi önüne geçerek oturma eylemi başlattı.

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Grev Lise