İktidar medyasının bir kumpası daha ellerinde patladı! Veli Ağbaba'nın akrabası dediler bakın kim çıktı
İktidar medyası bu sabah saatlerinde Muhittin Böcek'in adaylık için verdiği iddia edilen parayı, Veli Ağbaba'nın akrabası Emre Caner'in aldığını söylemişti. CHP'li vekil kurulan kumpası madde madde anlattı. Ağbaba da konu hakkında açıklama yaptı.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Muhittin Böcek'in oğlu Gökhan Böcek, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında somut dayanaklara dayanılmadan iddialarda bulunmuştu.
Gökhan Böcek “etkin pişmanlık” kapsamında verdiği ifadede, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in talimatıyla Ağbaba’nın kendisini aradığını ve babası Muhittin Böcek’in yeniden aday gösterilmesi için 1 milyon euro istediğini ve parayı bir aracı üzerinden teslim ettiğini iddia etmişti.
İKTİDAR MEDYASI AĞBABA'NIN KUZENİ DEDİ
İBB soruşturmaları ile hız kazanan iktidar medyasının somut dayanaksız iddialarına bir yenisi daha eklendi. Bugün Sabah gazetesinde ortaya atılan iddiaya göre adaylık için verildiği öne sürülen bu para CHP genel merkez binasında Veli Ağbaba'nın akrabası Emre Caner'e verildi.
Haberde parayı aldığı iddia edilen kişinin (Emre Caner) Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner tarafından Çankaya Belde AŞ.'de Yönetim Kurulu Üyeliğine atandığı da öne sürüldü.
CHP'Lİ VEKİLDEN JET AÇIKLAMA
CHP Ankara Milletvekili Gamze Şengel Taşçıer, sosyal medya hesabından söz konusu iddialara açıklama yaptı. Sabah gazetesinde ismi verilen Emre Caner'in 2018-2024 yılları arasında kendi danışmanlığını yaptığını ifade eden Taşçıer, Emre Caneriın Veli Ağbaba'nın akrabası olmadığını söyledi.
'AĞBABA İÇİN PARA ALDI' DEDİLER ARALARINDA SOĞUKLUK OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI
Caner'in 2018 yılından önce Veli Ağbaba'nın yanında gönüllü şekilde çalıştığı ve sonrasında kendi isteği ile ayrıldığı, Ağbaba ile aralarında soğukluk olduğunu aktarıldı.
Habere konu tarihte Genel Başkan Yardımcısı olduğunu ifade eden Taşçıer, genel merkez binasında odasının olduğunu ve Emre Caner'in de genel merkez binasında olmasından daha doğal bir olay olmayacağını söyledi.
Bununla beraber yüzlerce insanın aynı binada olmasından suç çıkarılmayacağının altını çizen Taşçıer, dolaşıma sokulan “bankamatik memuru”, “çift maaşlı aparat”, “örgüt bağlantılı isim” gibi yakıştırmaların da gerçekle hiçbir bağı olmadığını söyledi.
"NE BÖYLE BİR PARA ALINDI NE DE EMRE CANER ALDI"
Söz konusu iddiaların ardından Veli Ağbaba'nın da, "Ne böyle bir para alındı ne de Emre Caner aldı” dediği aktarılırken Taşçıer, "Bir insanın hayatını, emeğini, geçmişini ve itibarını; “çantacı, bankamatik memuru” gibi kirli ifadelerle ve isimsiz kaynaklarla parçalamaya çalışıyorlar" ifadelerini kullandı.
Taşçıer'in söz konusu iddialar hakkındaki açıklamasının tamamı da şu şekilde oldu:
"Bugün bazı yayın organlarında ve sosyal medya hesaplarında dolaşıma sokulan iddialar üzerine bu açıklamayı yapma zorunluluğu doğmuştur.
Siyasi bir manipülasyon uğruna yıllarca birlikte çalıştığım bir yol arkadaşımın haysiyetine yönelmiş açık bir itibarsızlaştırma kampanyasıyla karşı karşıyayız.
Emre Caner, 2018-2024 yılları arasında danışmanlığımı yapmış yol arkadaşımdır.
Kamuoyuna servis edilen metinlerde kurulan ilişkiler ağının, kullanılan ifadelerin ve özellikle seçilen sıfatların gerçekle hiçbir ilgisi yoktur.
Her şeyden önce açık biçimde ifade etmek gerekir:
1) Emre Caner, iddia edildiği gibi Veli Ağbaba’nın akrabası değildir.
2) İddia edildiği gibi Malatyalı hiç değildir. Ankaralıdır.
3) 2018 yılından önce Emre Caner’in Malatya Milletvekilimiz Veli Ağbaba’nın yanında gönüllü çalışmış olması gizlenen bir durum değildir. Kendisi yanından isteğiyle ayrılmış, bunun üzerine Veli Ağbaba ile aralarında soğukluk oluşmuştur.
4) Habere konu tarihte Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığım için Genel Merkez’de bir odam bulunmaktaydı. Danışmanım olan Emre Caner’in Genel Merkez’de olmasından daha doğal bir şey yoktur. Yani HTS kaydı iddiaları bu şekilde açıklanamaz. Aday adaylarının yoğun biçimde Genel Merkeze geldiği bir dönemdi. Başka bir ifadeyle yüzlerce HTS kaydını aynı anda Genel Merkezde tespit etmek olasıdır. Buradan suç çıkarılamaz.
5) Sosyal medyada dolaşıma sokulan “bankamatik memuru”, “çift maaşlı aparat”, “örgüt bağlantılı isim” gibi yakıştırmaların da gerçekle hiçbir bağı yoktur. Emre Caner benim danışmanlığım sonrası Çankaya Belediyesi’nde görev almış ve belediyenin en fazla proje üreten, çalışan ve bunu da herkesin bildiği isimlerden biridir.
6) Malatya Milletvekilimiz Veli Ağbaba da bu konuda bir açıklama yapmış ve “ne böyle bir para alındı ne de Emre Caner aldı” demiştir.
7) Bir insanın hayatını, emeğini, geçmişini ve itibarını; “çantacı, bankamatik memuru” gibi kirli ifadelerle ve isimsiz kaynaklarla parçalamaya çalışıyorlar.
Bu yöntem yeni değildir. Türkiye’de uzun süredir önce hedef seçiliyor, sonra ilişki üretiliyor, ardından manşet atılıyor.
Delil ortaya konulmadan insanlar suçlu ilan ediliyor. Bir fotoğraf, bir HTS kaydı, bir tanışıklık, bir görev geçmişi üzerinden büyük bir suç hikâyesi yazılmaya çalışılıyor.
Bu, insanların onurunu medya yoluyla infaz etmektir.
Bugün buradan yapay bir “örgüt şeması” çıkarmaya çalışanların amacı gerçeğe ulaşmak değildir.
Herkes bilmelidir ki bazen bir insanın onurunu korumak, en büyük siyasi mücadeledir.
Bugün yol arkadaşım Emre Caner hakkında yürütülen bu karalama kampanyasına karşı sessiz kalmak hukuk duygusunu, vicdanı ve insanlık onurunu savunmaktan vazgeçmek olurdu.
İnsanların hayatlarını siyasi operasyon malzemesine dönüştüren ve acımasızca ifadelerle toplum önüne atan anlayışı reddediyorum. Yazıktır, günahtır.
Hakikat er ya da geç ortaya çıkar.
Geride kalan ise insanların hangi dönemde nerede durduğu olur."
VELİ AĞBABA'DAN DA AÇIKLAMA: SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIM
Taşçıer'in ardından Veli Ağbaba da bir açıklamada bulundu.
Ağbaba sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada sıradaki hedefin Emre Caner olduğunu, Caner hakkında ortaya atılan iddianın da yalnızca bir yalan değil açık bir iftira olduğunu ve Gökhan Böcek'in tarif ettiği kişi özellikleri ile de uymadığını söyledi.
Ağbaba bu operasyonun Manisa üzerinden kurgulanan senaryonun tutmamasının ardından devreye sokulduğunu söyledi. Sabah gazetesi ve bu haberlere iştirak edenler hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını ifade eden Ağbaba'nın açıklaması şu şekilde:
"Günlerdir kurgulanan, gerçekle hiçbir ilgisi olmayan bir iddia üzerinden partimize ve şahsıma yönelik sürdürülen saldırılara bugün bir yenisi daha eklenmiştir. Haysiyet cellatlarının son hedefi Emre Caner olmuştur.
Daha önce özel yaşamı ve malvarlığı üzerinden adeta şantajla ifadesi alınan, tarafımca da iftira suçundan hakkında suç duyurusunda bulunduğum "Gökhan Böcek'ten CHP'ye 1 milyon dolar" yalanı kapsamında bu kez yeni bir senaryo devreye sokulmuş, parayı benim yönlendirmemle Emre Caner isimli kişinin aldığı, Gökhan Böcek'in de kendisini teşhis ettiği ileri sürülmüştür.
Her türlü yalanı ve iftirayı mübah görenler, ortaya attıkları son iddialarla kendi kurguladıkları bu senaryoyu bizzat çökertmişlerdir. Bugün dillendirilen çelişkili söylemler, başından beri iddia edilen para tesliminin hiçbir şekilde gerçekleşmediğini açıkça ortaya koymaktadır.
Kamuoyunun bilmesini isterim
1- Bu iftirayı manşetine taşıyan Sabah gazetesinin iddialarının aksine, Emre Caner benim hiçbir şekilde akrabam değildir. Kaldı ki kendisi Malatyalı dahi değildir.
2- Emre Caner, partimizin gençlik kollarında yöneticilik yapmış; benimle de 2016-2018 yılları arasında gönüllü danışmanlık kapsamında çalışmıştır. 2018 yılında bu çalışma sona ermiş, sonrasında Sayın Gamze Taşçıer ile çalışmaya başlamıştır. Yerel seçimlerin ardından ise bu görevinden de ayrıldığını sonradan öğrenmiş bulunmaktayım
3-2018 yılından bu yana düğünü ve bazı parti programları dışında herhangi bir iletişimim söz konusu değildir. Baz ve HTS kayıtları da bu gerçeği açık biçimde ortaya koyacaktır. Buna rağmen, böyle bir kişi üzerinden partide para teslimi yapıldığı yönündeki iddianın, yalnızca bir yalan değil; açık bir iftira ve gerçekle bağdaşmayan bir kurgu olduğu artık net biçimde ortaya çıkmıştır.
4- İftirada, görüştüğü kişinin yaklaşık 1.75 boylarında bir erkek olduğunu belirtmiştir. Sabah gazetesinin bu karalama haberinde bahsedilen Emre Caner, 1.90 boyundadır. Kendi çaresizliklerini yalanlarını, eşgale bile uymayan gencecik bir insanın üzerine yıkmaya çalışmaktadırlar.
5- İlk olarak Manisa üzerinden kurgulanan senaryo tutmayınca yön değiştirmiş ve Gökhan Böcek'e bana para verdiği yönünde ifade dayatılmış, baz ve HTS kayıtları tutmayınca bu kez "benim selamımla başkasına verdirildiği" şeklinde kurgu değiştirilmiştir. Tarih ve somut detay İçermeyen ifadeler, sonradan yapılan eklemelerle gerçeğe uygunmuş gibi gösterilmeye çalışılmış; nihayetinde ise uydurulan eşgale uygun bir isim aranarak Iftiraların hedefi Emre Caner haline getirilmiştir. Üstelik ortaya atılan eşgalin Emre Caner ile herhangi bir benzerliği de bulunmamaktadır.
Kamuoyuna ve soruşturmayı yürüten savcılara buradan bir kez daha sesleniyorum:
Gökhan Böcek tarafından böyle bir para verilmemiştir, partimiz tarafından böyle bir para alınmamıştır, Emre Caner de böyle bir şeye aracılık etmemiştir.
Anayasa ve ceza mevzuatına göre işkence suçtur, işkence ve baskıyla alınan ifadeler de delil niteliği taşımamaktadır. İşkence suçunda zamanaşımı da bulunmamaktadır. Bu şekilde insanları özel yaşamları ile tehdit ederek ifade alan ve hem bizim hem de partimiz üzerinde algı yaratmaya çalışanlar er ya da geç hukuk önünde hesap verecektir. Bu asılsız iftiraları hiçbir somut delil olmaksızın manşetlerine taşıyan Sabah gazetesi başta olmak üzere, kişilik haklarını hedef alan bu organize karalama kampanyasına iştirak eden herkes hakkında gerekli hukuki ve cezai süreçler başlatılarak, suç duyurularında bulunulacaktır."
CHP'li Veli Ağbaba'dan Gökhan Böcek'in '1 milyon euro' iddiasına suç duyurusu