Hantavirüs karantinası için korkutan çıkış! Ünlü profesör riskleri tek tek sıraladı
Sağlık Bakanlığı'nın hantavirüs temaslı yolcuları ev karantinasına almasına itiraz eden Prof. Dr. Ceyhan, bulaş riskine dikkat çekti. "Hastane şart" diyen Ceyhan, Türkiye'nin olası yeni bir pandemiye karşı hiçbir hazırlığı olmadığını da açıkladı.
Dünya genelinde hantavirüs vakaları ve ölümlerinin görüldüğü gemide bulunan 23 milletten yolcu, ülkelerine gönderildi. Sağlık Bakanlığı, İstanbul'a getirilen 3 Türk yolcuyu negatif test sonuçlarının ardından ev karantinasına aldı. TGRT Haber ekranlarında konuyu değerlendiren Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, bakanlığın bu uygulamasına karşı çıkarak sürecin hastanede yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Süreci değerlendiren Ceyhan, karantina kararına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Şimdi her ülke birbirinden farklı davranıyor. İlk defa bu virüsle temas eden insanlar başka ülkelere gittiği için henüz böyle resmi, standart ne yapılacak, nasıl önlem alınacak bilgisi yok. Mesela ABD, bildiğiniz gibi Dünya Sağlık Örgütü'nden ayrıldı. Şimdi Amerika kendisi bir yöntem uyguluyor. Dünya Sağlık Örgütü farklı bir yöntem öneriyor. Türkiye'ye gelen Türk vatandaşları da geldikleri andan itibaren karantinaya alınmalılar. Ben Sağlık Bakanlığı ile aynı düşüncede değilim. Sağlık Bakanlığı ev karantinası uygulamaya karar verdi. Oysa bu çok riskli bir durum. Hastanede karantina olması ya da bir karantina merkezinde karantinada olmaları gerekirdi. Çünkü burada bütün amaç ilk vakayı ortaya çıkarmamak. Siz farkına varıncaya kadar aileye bulaştırabilir. Çünkü aile ortamında daha çok bulaşıyor."

"TÜRKİYE DAHİL HİÇBİR ÜLKE YENİ PANDEMİYE HAZIRLIK YAPMADI"
Sürecin yönetimi ve pandemi hazırlıkları konusunda ulusal eksikliklere dikkat çeken Ceyhan, hantavirüsten bir pandemi beklemediğini ancak sağlık sisteminin olası tehlikelere karşı korumasız bırakıldığını vurguladı:
"Şimdi COVID sonrası pandemi sendromu dediğimiz, insanlarda bir korku var. Bir defa bu hantavirüsten pandemi gelmez. Bundan sonra pandemi mutlaka gelecektir. Aynen deprem gibi pandemi artık olmayacak diye bir şey yok. Sadece zamanını bilmiyoruz. Ortalama 10 yılda bir pandemi gelecek. Ama işte tedbirli miyiz derseniz dünyanın hiçbir ülkesi tedbirli değil açıkçası. Yani bunun için bazı yatırımların yapılıp koruyucu hekimlik için tedbirli tesisler kurulmalı, insanlar yetiştirilmeli. Ama hiçbir ülke, buna en zengin ülkeler de dahil, Türkiye'de dahil böyle bir şey için hiçbir hazırlık yapmadı. Pandemi hantavirüsten gelmeyecek dedik. Pandemi ya gripten gelecek ya da yine bir başka koronavirüsten gelecek. Çünkü bunların iki çok farklı özellikleri var."

"BİR KİŞİ 34 KİŞİYE BULAŞTIRDI"
Genellikle kemirgenler üzerinden bulaştığı bilinen virüsün insandan insana geçme riski hakkında sorulan "Şimdi öğrendik ki kemirgenler üstünden geçiyor ama insandan insana bulaş durumu nedir? En çok merak ettiğimiz konu bu, ne dersiniz?" sorusunu yanıtlayan Ceyhan, gemideki durumun ciddiyetini şu sözlerle açıkladı:
"Bu virüs bizim daha çok bildiğimiz Kırım Kongo kanamalı ateşiyle aynı aileden. Dolayısıyla Türkiye'nin de dahil olduğu Avrupa'da, Asya'da buna benzer bir hastalık yapıyor. Yani ateş, kanamalar, arkasından böbrek yetmezliğiyle kaybediliyor. Hastalığın en büyük özelliği o. Yüzde 5 ile 15 arasında değişen bir ölüm oranı var Türkiye'de ve Asya'da görülen hastalıklarda. Türkiye'de 2009'dan beri 250 civarında hasta görünmüş ve %5 olmuş ölüm oranı. Ancak Amerika kıtasında farklı tipler hastalığa neden oluyor. Bunun 20'den fazla tipi var. Oradaki virüs tipiyle bu taraftaki virüs tipi birbirinden tamamen farklı. Ölüm oranı çok daha yüksek. Yüzde 40'lar civarında. Hantavirüsler hep kemirgenlerin atıkları daha çok. Isırmasıyla da bulaşan vakalar var ama çok nadir. Atıkları yoluyla bulaşmış. Sadece bir tipinin bu işte Ant Dağlarından adını alan tipin, insandan insana bulaşabildiği 30 yıl önce gösterilmiş. O zamandan beri bu takip ediliyor. Diğer tipler insandan insana bulaşma göstermiyor. Bu tip gösteriyor."
Virüsün köken olarak yeni olmadığını ancak insandan insana bulaşan versiyonunun risk taşıdığını belirten Ceyhan, "Gemide görülen tip de insandan insana bulaşan versiyonu olduğu için bütün ülkeler, ülkelerine sokmamak için yoğun önlemler alıyor. Yoksa mesela Avrupa'da yılda 1885 vaka görülüyor. Yaklaşık 1950'li yıllardan beri bildiğimiz bir virüs, yeni bir virüs de değil. Bu kadar basının, bilim dünyasının ilgisini çekmesi beklenmezdi. Hatta bundan daha fazla insana bulaştığı olaylar da var. Arjantin'de birkaç yıl önce bir kişi 34 kişiye bulaştırmış. Bunların 11'i hayatını kaybetmiş. Dolayısıyla buradaki enteresan tarafı bir gemi ortamında olması ilk..." değerlendirmesinde bulundu.
42 GÜNLÜK KARANTİNA SÜRECİ VE RİSK GRUPLARI İÇİN UYARILAR
Bulaş yolları, karantina süresi ve vatandaşların alması gereken önlemlere de değinen Ceyhan, uyarılarını şu şekilde sıraladı:
"Hantavirüste bulaşı için çok miktarda virüs gerektiği için daha yakın temas gerekiyor. Yani öpüşmek, sarılmak, aynı ortamda uzun süre bir arada bulunmak ya da işte kemirgenlerin dışkısına, idrarına uzun süre maruz kalmak... Solunum yoluyla bulaşıyor neticede. Gıdayla suyla bulaşan vakalar da var ama kabul edilen o ağızdayken gıdaya su solunum yoluna kaçtığı virüsün şeklinde. Bir defa 42 gün bir karantina uygulanacak. 42 gün içerisinde herhangi bir dönemde pozitifleşebilir. O yüzden bu 6 hafta boyunca aralıklı testlerle bakılacaktır. Doğa gezintisine, doğa yürüyüşüne çıkanlar çünkü o bölgelerde evlerde daha çok fareler bulaştırırken o bölgede de işte bu tarla fareleri falan sıçanlar bulaştırıyor. Durgun sulardan el yıkamak, sonra ağza götürmek hatta içmek falan bunlar çok riski durumlar bunlardan uzak durulması lazım. Bir diğer riskli grup da temizlik işini yapanlar. Bunlar uzun süre temizlenmemiş eski bir bina düşünün kullanıma açılacak oralarda mutlaka işte fareler olur. Önce dezenfektanlar sıkılır, ultraviyole ışınlaması yapılır. 24 saat geçtikten sonra maske ve eldiven takarak temizlik yapılır."
Gemideki kabus büyüyor! Bir yolcunun daha hantavirüs testi pozitif çıktı