CHP hamlesi ve Trump'ın sildiği o tweet! Aslında ne oldu?
CHP’ye yönelik “mutlak butlan” kararıyla aynı haftaya denk gelen yoğun diplomasi trafiği ve Trump’ın Erdoğan’a ilişkin açıklamaları, “tesadüf mü yoksa planlı bir zamanlama mı” sorusunu gündeme getirdi.
CHP’ye ilişkin “mutlak butlan” kararının 21 Mayıs Perşembe günü kamuoyuna açıklanmasının ardından, kararın hemen öncesi ve sonrasına denk gelen diplomatik temaslar ile uluslararası açıklamaları birlikte ele alan bir analiz dikkat çekti.
Analizde özellikle, kararın açıklanmasından bir gün önce, 20 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleşen telefon görüşmesi kritik bir eşik olarak değerlendirildi. Görüşmede ikili ilişkiler ile bölgesel ve küresel başlıkların ele alındığı açıklanırken, Erdoğan’ın İran-ateşkes sürecinin uzatılması, Suriye’de istikrar ve NATO’nun Ankara zirvesi gibi başlıklara vurgu yaptığı hatırlatıldı.
"ERDOĞAN ÇOK İYİ BİR MÜTTEFİK"

Ancak bu görüşmenin hemen ardından Trump’ın kamuoyuna yaptığı açıklamalarda Erdoğan için kullandığı ifadeler kamuoyunun dikkatini çekti. Trump’ın “sert bir lider” ve “çok iyi bir müttefik” tanımlaması, iki ülke ilişkilerinin kişisel liderlik düzeyinde de "samimi" bir zemine oturduğu şeklinde yorumlandı. Trump’ın "Erdoğan ile harika bir ilişkim var. Çok sert insanlarla ilişkimin iyi olması harika değil mi? Erdoğan sert bir adam. Ama onunla kimsenin sahip olmadığı kadar iyi bir ilişkim var. İyi bir iş çıkardı. Bence o çok iyi bir müttefik. Bazı insanlar bundan şüphe duyabilir ama bence o harika bir müttefik" açıklaması ve Erdoğan tweeti sosyal medyada ve ABD basınında geniş yankı bulurken Erdoğan’a yönelik “alışılmadık derecede güçlü ilişki vurgusu” soru işaretlerini de beraberinde getirdi.
GEÇMİŞTE DE BENZER HAMLELER VAR
Bu telefon görüşmesinin yalnızca diplomatik bir temas olarak değil, aynı zamanda Türkiye iç siyasetinde aynı hafta açıklanan “mutlak butlan” kararıyla birlikte gelmesi dikkat çekici bulundu.
Kamuoyuna göre bu tür ifadeler, Türkiye iç siyasetinde yaşanan sertleşmeyle paralel bir uluslararası meşrulaştırma dili üretme işlevi görüyor. Bu çerçevede, Trump’ın açıklamalarının sadece ikili ilişkilere dair olmadığını, aynı zamanda Türkiye’de aynı günlerde yaşanan “mutlak butlan” kararı gibi kritik iç siyasi gelişmelerle birlikte okunması gerektiğini savunuldu. Özellikle zamanlamanın çakışması, “dış destekli siyasi denge mesajı mı veriliyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
Analizlerde, geçmişte de benzer telefon görüşmelerinin Türkiye’de kritik siyasi operasyonlardan hemen önce veya aynı dönemlerde gerçekleştiği iddiaları hatırlatılarak, bu durumun artık “tesadüf olarak görülemeyecek kadar sıklaştığı” yorumu yapıldı.
DİPLOMASİ TRAFİĞİ DİKKAT ÇEKTİ
Eş zamanlı olarak Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Almanya’daki temasları da, diplomatik bir vitrin olarak değerlendirildi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşme, Türkiye-Almanya Stratejik Diyalog Mekanizması ve NATO kapsamındaki güvenlik başlıkları, Türkiye’nin Batı ile ilişkilerinde “yüksek bağımlılık ama düşük siyasi özerklik” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Almanya’nın Türkiye’ye Patriot sistemi ve asker konuşlandıracağını açıklaması ise bazı yorumlarda “güvenlik iş birliği”nden çok, bölgesel denklemde Türkiye’nin konumunun Batı tarafından yeniden tanımlanması olarak okundu.
DIŞ POLİTİKADAKİ HAREKETLİLİK VE MUTLAK BUTLAN KARARI

Tüm bu gelişmelerin CHP’ye yönelik “mutlak butlan” kararının açıklandığı haftaya denk gelmesi, en kritik nokta olarak öne çıktı. Yaşanan olaylar, iç politikada yargı ve idari mekanizmalar üzerinden sert bir yeniden dizayn süreci yürütülürken, dışarıda ise ekonomik ve askeri kanallarla aynı dönemde “uluslararası meşruiyet ve istikrar mesajı” üretildiğini akıllara getirdi.
Daha geniş jeopolitik çerçevede ise ABD-İsrail eksenli bölgesel planlar, İran üzerindeki baskı politikaları, Suriye’deki yeniden yapılanma ve NATO’nun güney kanadındaki hareketlilik birlikte değerlendirildi. Türkiye’nin bu tabloda hem lojistik hem ekonomik hem de askeri açıdan kritik bir ara hat olarak konumlandığı belirtildi.
İŞ BİRLİĞİNİN EKONOMİK BOYUTU
Bu çerçevede Türkiye’de sermaye çevrelerinin ekonomik yönelimleri, üretim ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesi beklentisi ve küresel yatırım akışlarıyla uyum arayışı da tartışmanın ekonomik boyutunu oluşturdu.
Sermaye sınıfının bölgesel genişleme beklentileri, üretim zincirlerinin yeniden kurulması ve Türkiye’de emek rejiminin baskılanması gibi başlıklar da bu büyük resmin parçası olarak dikkat çekti.
Sonuç olarak CHP’ye ilişkin “mutlak butlan” kararının açıklandığı hafta ile Trump’ın Erdoğan’a dair “sert ama iyi müttefik” çıkışları ve Avrupa hattındaki yoğun temasların aynı zamana sıkışması, “içeride siyasi mühendislik, dışarıda ise destek ve denge üretimi” şeklinde bir eşzamanlı strateji görüntüsü verirken tüm bu başlıkların aynı haftada yoğunlaşmasının “tesadüf mü, yoksa çok katmanlı bir zamanlama mı” sorusunu gündeme getirdi.
Trump 'Erdoğan'a teşekkür' paylaşımını sildi: Arkasındaki neden ortaya çıktı