32 hukukçu altına imza attı! Kurultaya gitmek zorunlu: Tedbir engel değil
Prof. Dr. Sibel İnceoğlu, Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu gibi isimlerin de yer aldığı 32 hukukçu, CHP'ye yönelik ihtiyati tedbir kararının yeni bir kurultay toplanmasına engel teşkil etmediği yönündeki bildiriyi imzaladı.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin, CHP'ye yönelik mutlak butlan kararının ardından başlayan hukuki tartışmalara, Türkiye’nin en kıdemli hukukçularından net bir yanıt geldi. Aralarında Prof. Dr. Sibel İnceoğlu, Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu, Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu, Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Prof. Dr. Metin Günday, Prof. Dr. Fazıl Sağlam ve Prof. Dr. Murat Sevinç'in de yer aldığı anayasa ve kamu hukuku alanından 32 uzman isim, ortak bir metne imza atarak düğümü çözecek formülü açıkladı.
"CHP’NİN İÇ MESELESİ DEĞİL, TÜRKİYE İÇİN BİR DEMOKRASİ MESELESİDİR"
Yayımlanan ortak bildiride, mahkemenin ihtiyati tedbir kararının parti organlarının kurultay toplama yetkisini elinden alıp almayacağı tartışmasının yaratacağı sonuçlara dikkat çekildi. Hukukçular, bu krizin sadece CHP’nin bir iç parti meselesi olarak görülemeyeceğini, doğrudan Türkiye’nin genel demokratik işleyişini ilgilendiren bir "demokrasi meselesi" olduğunu vurguladı.

Açıklamada, Anayasa'nın siyasi partileri "demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları" olarak tanımlayan 68. maddesi ile parti içi işleyişin demokrasi ilkelerine uygun olması gerektiğini belirten 69. maddesine atıf yapıldı.
Ayrıca Siyasi Partiler Kanunu’nun 14. maddesinde büyük kongrelerin en geç üç yılda bir toplanmasının emredildiği, 36. maddede ise üst üste kongre yapmayan partilerin seçime katılma yeterliliğini kaybedeceğinin açıkça düzenlendiği hatırlatıldı.
32 HUKUKÇU ALTINA İMZA ATTI! KURULTAYA GİTMEK ZORUNLU
Yargı kararlarının yasaların üzerinde olamayacağının altını çizen 32 hukukçu, bildiride şu ifadelere yer verdi:
"Hiçbir mahkeme kararı kanunun emredici hükümlerini kaldıramaz ya da askıya alamaz. Tedbir kararıyla 38. kurultay öncesi duruma dönülmesiyle birlikte, partiyi yasal olarak zorunlu olan olağan kurultay sürecine götürme yetkisi tedbiren eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile dönemin Parti Meclisi’ne ve MYK’sına devredilmiştir. Sonuç olarak, iradesi sakatlanmamış kabul edilen kurultay delegeleriyle partiyi yeniden olağanüstü kurultaya götürmek hukuken zorunlu olmakla kalmayıp, mevcut hukuki kaosu sona erdirecek tek meşru çıkış yoludur."
"TEDBİR ENGEL DEĞİL"
Siyasi Partiler Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca olağanüstü kongrelerin; genel başkanın, merkez karar yönetim kurulunun veya delegelerin en az beşte birinin yazılı istemiyle toplanabileceğini hatırlatan anayasa hukukçuları, mahkemenin verdiği tedbir kararının bu emredici kanun hükmünü de ortadan kaldıramayacağını belirtti.

Hukukçular, yargı ve parti mekanizmalarındaki tüm aktörleri göreve çağırarak açıklamayı şu sert uyarıyla sonlandırdı:
"Türkiye'nin tarihine kara bir leke olarak geçecek yeni bir demokrasi ayıbına daha yol açılmaması için sorumluluğu bulunan herkesi üzerine düşeni yapmaya davet ediyoruz."
Eski AYM Başkanı Haşim Kılıç mutlak butlan tartışmalarını büyütecek ihtimali açıkladı: Turpun büyüğü yolda
Son Dakika | Kılıçdaroğlu'ndan kurultay açıklaması