Son Dakika | Avrupa Parlamentosu raporunda adı geçeceği söylenen Bakan Gürlek‘ten açıklama

Son dakika... Adalet Bakanı Akın Gürlek, Avrupa Parlamentosu (AP) raporunda adının geçeceği iddiası hakkında açıklama yaptı.

Son Dakika | Avrupa Parlamentosu raporunda adı geçeceği söylenen Bakan Gürlek‘ten açıklama

Avrupa Parlamentosu'nun (AP) 'Gölge raportörü' olduğu söylenen Vladimir Prebilic, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in AP'nin önümüzdeki günlerde yayınlayacağı raporda yer aldığını iddia etti.

Prebilic, AB'deki varlıklarının dondurulması ile ilgili açıklamalarda bulundu. Prebilic ayrıca Türkiye'de AKP iktidarının politikaları devam ettiği sürece de vize muafiyeti verilmeyeceğini AB'nin yaptırımda bulunacağını iddia etti.

Prebilic'in açıklamalarının ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek açıklama yaptı. Gürlek, X hesabından şunları ifade etti:

"Türkiye Cumhuriyeti, demokratik hukuk devleti ilkesine bağlı, köklü devlet geleneğine sahip, bağımsız ve egemen bir ülkedir. Türk yargısı, kararlarını anayasa, kanunlar ve milletimiz adına sahip olduğu yargı yetkisi çerçevesinde verir.

Türkiye’de devam eden yargı süreçlerini çarpıtarak, henüz kovuşturması devam eden dosyalar üzerinden siyasi kampanya yürütmek; Türk yargısına ve şahsıma yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunmak, ancak ideolojik ön yargılarla izah edilebilir bir tutumdur.

Avrupa Parlamentosu’nun bazı çevrelerince körüklenen bu siyasi içerikli yaklaşım, bu kişilerin temsil ettiği kurumların güvenilirliğini zedelemektedir. Bizim için asıl olan, Aziz Milletimizin vicdanı ve bağımsız Türk mahkemelerinin kararlarıdır.

Avrupa Parlamentosu raporları ise tavsiye niteliğinde siyasi metinlerdir. Bu metinler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti’nin yargı kurumlarını hedef almak, milli iradeye ve devletimizin egemenlik haklarına yönelmiş beyhude bir çabadır.

Belediyecilik döneminden seçim kampanya süreçlerine kadar farklı başlıklarda tartışma konusu olmuş bir Avrupa Parlementosu üyesinin, kendi siyasi kariyerine ilişkin kamuoyuna yansıyan şeffaflık, etik ve hesap verebilirlik tartışmalarına bakması da yerinde olacaktır.

Türkiye; terörle, organize suç örgütleriyle, yolsuzlukla ve her türlü hukuksuzlukla mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Bu mücadele ne içeriden ne de dışarıdan yürütülen siyasi baskı kampanyalarıyla sekteye uğratılamaz.

Hiç kimse, Türkiye Cumhuriyeti yargısını baskı veya vesayet altına alabileceği zehabına kapılmasın. Milletimizin huzuru, devletimizin bekası ve hukuk düzenimizin korunması için görevimizi yapmaya devam edeceğiz."

PREBİLİC NE DEMİŞTİ?

T24'ten Cansu Çamlıbel'e konuşan Prebilic, şu ifadeleri kullanmıştı:

"AB'deki varlıkların dondurulması da dahil olmak üzere kısıtlayıcı tedbirlerin uygulanmasının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu yetkililer arasında, kayyım rolünü üstlenenler ve onları atayanlar veya devletin baskıcı mekanizmasında kilit rol oynayanlar, örneğin eski İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek de yer almaktadır. Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasından duyulan dehşeti dile getirirken, yaşanan durumun kariyeri boyunca her zaman siyasi bir gündemi takip eden siyasi bir aktör olduğunu ortaya koyduğunu belirtiriz.

Türk hükümeti ile yaptığımız görüşmelerde kendilerine önden haber verdik. Ankara’dan bazı iktidar partisi milletvekilleri ile yaptığımız görüşmelerde açık açık bize “Bu isim kararda olmasın” talebinde bulunuldu. “Akın Gürlek’in isminin metinden çıkartılması için ne yapabiliriz?” diye soruldu. Kendilerine yanıtım çok basitti. “Yanlış soruyu soruyorsunuz çünkü bu ismin metinden çıkartılması için bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Bu ismi oradan çıkartacak şey sizin Türkiye’de yapacaklarınızdır

Bizim mesajımız açık; artık yeter, şaka yapmıyoruz. Biz bu konuları açınca, Türk tarafı hep vize serbestisi ve Gümrük Birliği konularını gündeme getiriyor. Ancak Türk hükümeti demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanlarında tutum değiştirmediği sürece bu alanlarda Türkiye için hiçbir gelişme olmayacaktır.

Farkındayız hükümetiniz durumu halka “Avrupa Birliği Türkiye’den nefret ediyor” şeklinde sunmaya çalışıyor. Biz Türkiye’den nefret etmiyoruz, Türkiye’ye ve Türk halkına yardım etmek istiyoruz. Ama bu hükümetin ajandasına yardım etmeyeceğiz.

Biz Avrupa tarafı olarak güvenlik konusunda biraz bedavacıydık. Amerikalılar güvenliği sağlardı, biz de onların güvenlik şemsiyesi altında olacağımızı bilirdik. Türkiye de NATO üyesi olarak bu şemsiyenin önemli bir üyesiydi. Bu yüzden de “demokratik sorunlara rağmen Türkiye’nin içerde olması gerekiyor” diye bakıldı. “Hoş olmayan dosyaları açmayalım” denildi. Yine bir tür pragmatizm işte. Üçüncü ise şuydu; Türkiye’ye her zaman doğuya açılan kapı olarak bakıldığı için “iyi komşuluk” ilişkileri önemsendi.

Bu açıdan bir diğer önemli ülke de Türkiye. Ve önümüzdeki soru şu; Türkiye konusunda ne yapacağız? Ülkenizle tüm bu konuların konuşulması ve süreçlerin işletilmesiyle ilgili bir sorun var yalnız. (O sorun nedir yanıtına 'Cumhurbaşkanı' yanıtını verdi)

Şu anda Avrupa Parlamentosu’ndaki genel yaklaşımın bu olduğunu söyleyebilirim. Erdoğan bu rejimle ülkeyi yönetmeye devam ettiği sürece Avrupa Birliği ile hiçbir ilerleme olması mümkün değil. Herhangi bir biçimde üyeliğin gerçekleşme ihtimali de yok. Parlamentoda açık bir çoğunluk var, bu rejimin uygulamalarından bıktık. Zaten bunu da 17 Haziran’daki Türkiye raporunun oylaması sırasında göreceksiniz.

Türk tarafı hep vize serbestisi ve Gümrük Birliği konularını gündeme getiriyor. Ancak Türk hükümeti demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanlarında tutum değiştirmediği sürece bu alanlarda Türkiye için hiçbir gelişme olmayacaktır."

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Akın Gürlek Avrupa