Canlı | İBB davasında 46. gün! "Okumadan imza attım" dedi... O tutuklu iş insanı ifadesini reddetti

İBB davasında sanık savunmaları sürüyor. 15 aydır tutuklu olan İş İnsanı Serkan Öztürk, verdiği ifadeden vazgeçti. "Hemen çıkmak için" ifadeyi 'okumadan' imzaladığını iddia eden Öztürk, tahliyesini istedi.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
Canlı | İBB davasında 46. gün! "Okumadan imza attım" dedi... O tutuklu iş insanı ifadesini reddetti

İBB davasında 46’ncı duruşma başladı. İBB ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 68 tutuklu ve çok sayıda tutuksuz sanık, duruşmanın 12’nci haftasında hâkim karşısına çıktı.

Bugünkü duruşmada sanık savunmalarının alınmasına devam ediliyor. Duruşma Murat Kapki’nin savunmasıyla başladı.

Halk TV Muhabiri Gamze Altunay, gelişmeleri anbean aktardı.

İBB DAVASINDA 46. GÜN SONA ERDİ

Savunmaların ardından İBB davasında 46. gün sona erdi.

Mahkeme heyeti duruşmanın salı günü devam edeceğini belirtti.

"KAHRAMAN YEŞİLYURT KRONİK HASTALIĞA SAHİP"

Kahraman Yeşilyurt'un avukatlarından Gizem Karaköçek de müvekkilinin sağlık problemlerine dikkat çekti.

"Müvekkil Kahraman Yeşilyurt, sırf birilerinin kendi suçlarını örtbas etmek amacıyla basından duyup harmanladıkları dedikodular yüzünden aylardır hürriyetinden haksız yere mahkûmdur. Dosyadaki tüm iddialar birer birer çökmüş, iftiralar bizzat sahipleri tarafından mahkeme huzurunda reddedilmiştir." diyen Karaköçek şunları söyledi:

"Daha önce mahkemenin huzurundaki tahliye talebimizde detaylıca anlatmıştım. Müvekkil kronik rahatsızlıkları olan, düzenli takibi yapılması gereken ciddi bir tansiyon hastasıdır. Hatta babasını erken yaşta bu yüzden kaybetmiştir. Hastalıkları sebebiyle tutuklu kaldığı süreçte hastaneye sevk edildi, holter ile takip altına alındı. Hatta aynı gün içerisinde üç kez bayıldığı bir dönemi atlattık. Son baygınlığını ise merdivenlerden çıkarken yaşamıştı müvekkil. Koğuşun adım atılamayacak kadar kalabalık olması sayesinde beraberce kaldığı kişiler tarafından hemen fark edilmiş ve kafasını vurup merdivenlerden yuvarlanmadan kurtarılmıştır. Müvekkilin hayatını kurtaran şey, 70 küsur kişiyle 21 kişilik koğuşta kalıyor olmasıdır. Hatta hatırlarsanız tahliye talebimizi dile getirirken bu hususta koğuş değişikliği yapılmadığı, dilekçelerimiz dikkate alınmadığı için sizlere teşekkür etmiştim çünkü müvekkilin hayatını biz buna borçluyuz."

"Emrah Bağdatlı ile aramızda samimiyet yok"

İmamoğlu'nun ardından diğer avukatlar da Kahraman Yeşilyurt'a sorular yöneltti.

Emrah Bağdatlı'nın avukatı Ömer Salih Özmaden, Yeşilyurt'a müvekkilini tanıyıp tanımadığını sordu.

Yeşilyurt ise soruyu "Emrah Bağdatlı'yı sadece tanırım. Aramızda hiçbir samimiyet yoktur, bir ilişki yoktur, dışarıda görüşmüşlüğümüz yok, yüz yüze toplantı yapmışlığımız yok. Bu kadar." şeklinde yanıtladı.

İddia edildiği gibi Bağdatlı'nın ofisine gitmediğini de ifade eden Yeşilyurt şöyle konuştu:

"Emrah Bağdatlı'nın ofisi nerede bilmiyorum. Nerede, ne yapıyor hiçbir fikrim yok. Emrah Bağdatlı'yı sadece birkaç defa gördüm, o kadar."

"Örgüt üyesi örgüt liderini tanımıyor"

Kahraman Yeşilyurt'un savunmasını bitirmesinin ardından söz alan İmamoğlu, Yeşilyurt'a "Beni tanıyor musunuz?" sorusunu yöneltti.

Yeşilyurt ise İmamoğlu'nu yalnızca tüm Türkiye'nin tanıdığı kadar tanıdığını ifade etti.

Bunun üzerine kendisine örgüt lideri suçlaması yöneltilen İmamoğlu şunları söyledi:

"Sayın Başkan, Sayın Heyet. Bakınız, birisi 160 milyarlık yolsuzluk, az önce anlattım. İkinci omurgası da suç örgütü ve ben suç örgütünün lideriyim. Ve burada birçok insanın suç örgütü üyesi veya vasıflı üyesinin tanışmadığı insanlardan oluştuğuna siz de şahitlik ettiniz. Yan mahkemedeki de örgütün yöneticisi diye, casusluk yaptığımız iddia edilen bir başka davada da yöneticisi beni tanımıyor, ben de onu tanımıyorum. Yöneticisi... Bir başka yöneticisi de yine sizin huzurunuzda dedi ki “örgütle ilgili bu paragrafı ben söylemedim, önüme koydular, ben bir maktu bir şeydir diye, efendim şablondur” diye imzaladım dedi. Şablondur diye imzaladım diyen de o da bir başka yönetici. Yani yöneticiliğini kimse kabul etmiyor, üyeliği kimse kabul etmiyor. Olan üyelerin bir kısmını ben zaten tanımıyorum. Bir kısmı da benim genel sekreter yardımcılarım veya işte daire başkanlarım veya belediye başkanı arkadaşlarım. Örgütün de çatısı budur Sayın Başkan. Onun için bu soruyu sormak istedim. İnanınız, geriye kalan sadece ve sadece çok vasıfsız bir kahvehane dedikodusudur."

"İşin yüzde 30'unu ödemişler. Ben nasıl örgüt üyesiyim"

Tutuklu iş insanı Kahraman Yeşilyurt, yaptığı işlerde ihale dışında bir ödeme almadığını söyledi. "Kestiğim faturalar gerçektir" diyen Yeşilyurt, hiçbir kurum ve kuruluşu dolandırmadığını ve ödemelerin şirket hesabına yattığını ifade etti. Yeşilyurt, "İhaleye fesat karıştırma ya da dolandırıcılık söz konusu olamaz. Biz savcılığa tüm belgeleri sunduk" dedi.

Tutuklu iş insanı Kahraman Yeşilyurt, "Madem ben örgüt üyesi olarak Kültür A.Ş.'nin içini boşaltıyorum, madem reel iş yapmıyorum, sözleşme bedelinin tamamını bana ödemeleri gerekirken neden işin yüzde 30'unu ödemişler. Ben nasıl örgüt üyesiyim?" diye sordu. Savunmasında Yeşilyurt, "Vergi incelemesine hazırım" dedi.

Etkin pişmanlık ifadelerine de değinen Yeşilyurt, Murat Ongun'la herhangi bir samimiyeti olmadığını vurguladı.

“Etkin pişmanlık ifadelerinin hiçbirine itibar etmiyorum. Hepsine tek seferde cevap vereceğim. Murat Ongun’un kasası olduğumu duyduklarını söylemişler. Murat Ongun’la burada çalıştım. Kendisine yalnızca bir kez babasının vefatı sebebiyle baş sağlığı mesajı yollamışım. O mesajıma geri bile dönmemiş." diyen Yeşilyurt, şöyle konuştu:

"MASAK raporlarında görüleceği üzere mal varlığım 25 yıllık iş hayatıma uygundur, açıklanamayan bir para giriş-çıkışı yoktur. Şirketimin Emrah Bağdatlı güdümünde olduğu iddia edilse de tek yetkilisi benim, ben kurdum. Yüksek getirili ihaleleri benim aldığım iddiasını kabul etmiyorum. Murat Abbas etkin pişmanlıktan faydalanırken birçok şey anlatıyor. Abbas, ‘Tuce firmasının tarafından Kahraman isimli bir şahsa 6 milyon verildiğini duydum’ diyor. Firma sahibi Cem Çelik benim hakkımda birçok beyanda bulunmasına rağmen ‘ona 6 milyon verdim’ demiyor. Ben kesinlikle böyle bir para almadım. Sadece dünya çapında işler yapma niyetinde bir mimarım.”

Savunmasında sağlık sorunlarından da bahseden Yeşilyurt, cezaevi koşullarının bu durumu olumsuz etkilediğine dikkat çekti.

"6 ayda bir, 3 ayda bir ben doktora gidiyorum, benim ilaçlarım değiştiriliyor. Ama cezaevi şartlarında, mevcut ilaçlarımla devam ediyorum Sayın Başkanım. Yani bir tansiyon aletim yok, yani 10 aydır bilmiyorum yani. Hissettikçe demeyeyim de yani kendimi bir baş ağrısı hissettim mi dilaltı alıyorum. Dilimin altı yara oldu Sayın Başkanım. Gidiyorum revire, yapabilecekleri bir şey yok. Yani Silivri Devlet Hastanesi'ne gittim. Avukatlarım anlatacak, yaşadığım bir hadise var. Olmuyor, holter cihazı takıldı, bakılıyor." diyen Kahraman Yeşilyurt şöyle konuştu:

"Yani zor Başkanım, yani bir tansiyon aleti olsa en azından tansiyona bakacağım, buton yapacağım, diyeceğim ki tansiyonum yüksek. Ya onun da onların da yapabileceği bir şey yok. Şartlar böyle Sayın Başkanım. Cezaevi şartları."

Yeşilyurt'un savunması

Duruşmada, iş insanı Kahraman Yeşilyurt savunması için söz aldı. Yeşilyurt, "AKP’li belediyeli başkanlarının olduğu belediyelere de hizmet verdim. Ekrem İmamoğlu ile bir araya gelmedim. Kendisinin katıldığı hiçbir miting, toplantıya katılmadım" dedi.

Tutuklu iş insanı Kahraman Yeşilyurt, savcılık ifadesinde sunduğu somut delillerin dikkate alınmadığını belirtti. Mahkeme heyetine yönelik savunmasında Yeşilyurt, "İncelerseniz yapmadığım yahut eksik yaptığım iddia edilen işlerin belgelerini göreceksiniz" dedi.

ARA BİTTİ

Aranın bitmesi ile duruşma başladı. Kahraman Yeşilyurt kürsüye çıktı.

İmamoğlu Kartal adliyesi sessizliğini bozdu

Önceki dönem Tuzla belediye başkanı Şadi Yılmaz'a hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı dava kapsamında Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesine götürülmek üzere Silivri'den çıkarılan tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, yola çıktıktan 60 kilometre sonra "Araba bozuldu" denilerek Silivri'ye geri götürülmüştü.

İmamoğlu bu hakkında ilk kez konuştu:

"Casusluk davası, diğer davalar gibi, adaletin çöp olduğu bu süreçte benim kardeşimin 7 yaşındaki yeğeninin oyun oynadığı iPad’ini alacak, 14 yaşındaki kızının evine 12 terörle mücadele polisiyle gidip cep telefonunu alacak seviyeye kadar düşmüştür.

Benim Kartal Adliyesi’ne giderken arabam bozuk değildir. Ama Türk adaletini, Türk yargısını bindirdikleri arabayı ve onu süren bu ülkenin başındaki zihniyet, o arabayı hurdaya dönüştürmüştür. Onu söyleyeyim. Yazıklar olsun."

Mahkemenin cezaevine yazdığı yazı uygulanmadı

Öztürk'ün savunmasını tamamlamasının ardından avukatları beyanlarını verdi. Avukat, mahkeme başkanına 'örgüt üyeliği tedbirlerinin' halen devam ettiğini kaydetti. Mevcur durumda tutuklular haftada 1 kere sadece 10 dakika katılabiliyor. Mahkeme bu durumun kaldırılması için cezaevi yönetimine yazı yazmıştı.

Ara verildi

Avukatların sorularının ardından duruşmaya ara verildi.

İnan Güney'in savunmasının öne alınması talep edildi

Avukatları tutuklu belediye başkanı İnan Güney'in savunmasının öne alınmasını talep etti. Hakim talebi aldığını söyledi.

İNAN GÜNEY SORDU, ÖZTÜRK YANITLADI: BÖYLE BİR BEYANIM OLMADI

İnan Güney, Öztürk'ün geri çektiği ifadesindeki hakkındaki kısmı sordu. Öztürk, böyle bir ifade verdiğini reddetti. İki isim arasında şunlar yaşandı:

İnan Güney: Teşekkür ediyorum. Bizim iddianamemizde, yani sonradan dahil edilen iddianame Sayın Başkanım, sayfa 52'de Savcılık Makamı şöyle diyor; Serkan Öztürk'ün dediği gibi İnan Güney bize iş bağlardı, iş paslardı. Serkan Öztürk'ün dediği gibi İnan Güney bize iş bağlardı, iş paslardı, sayfa 52'de sizin böyle bir ifadeniz olduğunu söylüyor Savcılık Makamı. Böyle bir cümle kurduğunuzu yazmış. Siz emniyet, savcılık, sulh ceza veya herhangi bir ifadede öyle bir cümle kurdunuz mu? Bu cümle size mi ait?

Serkan Öztürk: Bunu defaatle söyledim Sayın Başkanım. Şöyle söyleyeyim; hiçbir şekilde böyle bir şey söylemedim. Verilmiş olan tek desteğin, firma havuzuna eklenebilmek için yaptığım görüşme birkaç kere ve bu görüşmeleri ben, Cem Bey ve İnan Bey yaptık. Şunu da ayrıca söylemek istiyorum başkanım, bilmiyorum atlamış olmayayım. Yani İnan Güney'in verdiği reklamların, reklam haklarının lütfen araştırılmasını istiyorum. Yani bunu sayın savcılara söyledim. Yani bir pozitif ayrımcılık varsa bir öyle diyeyim. Ezici çoğunluğunu almış olmam gerekir. Yüzde 5'ini mi 10'unu mu almışızdır ya da almamışızdır, bir sürü bir sürü oyuncu var burada Sayın Başkanım ve bizim benim burada suçlanmak sebebim veya İnan Bey'in suçlanma sebebi sanki orayı bir çok affedersiniz arpalık gibi kullanmışız yönünde. Hiçbirini kabul etmiyorum, hiçbir şekilde böyle bir beyanım olmadı.

Öztürk'ün savunması sona erdi: İnan Güney soru soruyor

Reklamcı Serkan Öztürk hakim karşısındaki savunmasını tamamladı. Tutuklu belediye başkanı İnan Güney Serkan Öztürk'e sorular soruyor.

Yine o avukat yine aynı iddia

Serkan Öztürk, Murat Kapki ve başka isimlerin kendisini suçlayan beyanları basına yansıyınca baskı hissettiğini ek ifade vermek istediğini ancak savcılık tarafından çağırılmadığını iddia etti.

Öztürk, daha önce de duruşmalarda itirafçıların avukatı olarak geçen Albayrak'ın ismini verdi.

Öztürk, "O dönem avukatım İsmail Mirsad Albayrak'tı, artık değil. Bana 'Böyle yazdığında seni çağırmazlar, İnan Güney’i katman lazım' dedi. 'Geçmişini anlatacağım, tanıyorum' diye bir şey yazdı. 'Altına da bir etkin pişmanlık yaz hemen çağırırlar. Orada etkin pişmanlıktan faydalanmak zorunda değilsin' dedi. Yazdık gerçekten çağrıldık. Etkin pişmanlık müessesesini kendi yararına kullanmış biriyim suç mu bilmiyorum ama etkin pişman olmadım" ifadelerini kullandı.

"Hemen çıkmak için okumadan imzaladım"

İBB davasında bir kişi daha ifadesini geri çekti.

Tutuklu İş İnsanı Serdar Öztürk duruşmada şunları ifade etti:

kendimi savunmak için 15 aydır bekliyorum.
kızlarımın 4 tane doğum gününü kaçırdım.
ifadelerime yorum katılarak yazılmış. ben bu ifadeleri imzaladım ama okumadım benim hatam. neden, çünkü o odadan hemen çıkmak istedim. toptancı bir anlayışla komple reddetmemekle beraber isimleri olayları kabul ediyorum, ama yoruma dayalı yazılmış beyanları kabul etmiyorum. ilk 3 ifadede hiçbiri soru cevap şeklinde olmadı. birçok konu konuştuk konuşulan konulardan bazıları ifadeye geçilmiş bazıları geçilmemiş. günün sonunda ifadelerinin bağlamından koparıldığını söylemek isterim.
tutuklu değil esir gibi hissediyorum kendimi.

Ceyhun Avşar ek savunma yaptı

Ceyhun Avşar: Başkanım, 140. eylemle alakalı ben duruşmanın son günlerinde takip ettiğimde bazı eylemlerle alakalı 235'e 3'le ek savunma hakkı veriliyor. Şimdi ben kendi savunmamda da 26 Mart tarihinde yaptığım savunmada da eylem 140 kapsamında herhangi bir kamu zararı olmadığına dair savunmamda tüm iddialara detaylıca cevaplar verdim. Duruşma tutanakları yayınlandıktan sonra da yaklaşık 9 adet dilekçeyle de kamu zararı olmadığını detaylı anlattım ve yargılanma maddemin 235'e 1'den, 235'e 3 olarak değiştirilmesini talep ederek belirttim.


Hakim: Taleplerin o dilekçelerini inceledik zaten bu, o dosyadaki zarara bakacağız zaten.


Ceyhun Avşar: Sayın Başkanım, orada sadece şunu eklemek istedim orada Yapı Merkezi firmasının, yani hem rüşvet hem ihale fesatlığı suçlamasıyla yargılanan ama tutuksuz yargılanan Yapı Merkezi firmasının sosyal güvenlik prim borcu olduğu iddiasıyla bir kamu zararı iddiası var ama sadece iddianamede 81 ile sorduk, 582 sayfa bir sosyal güvenlik prim borcu olmadığına dair 81 ilin verdiği cevap var. Yani burada bir kamu zararı olmadığı apaçık ortada o yüzden ben yargılanma maddesinin değiştirilmesini istiyorum. Birinci hususum budur.


İkinci hususum da 9 Mart'ta biz burada ifadelere başladık, duruşmalar başladı. Örneğin ben 26 Mart'ta ifademi verdim. Bir sonraki ara inceleme olan 18 Haziran tarihinde yaklaşık 3 ay geçmiş olacak bu sürenin üzerinden ve bu süre içerisinde ilave bir ek savunma yapma imkanı bulamadım. Biz şu an 1 Haziran'a kadar savunma yapıp tahliye olmayan 31 kişiyiz. Şu anda da ifadesini tamamlam 25 kişi var. Muhtemeldir ki 18 Haziran'a kadar 2 haftalık süre içerisinde ifadesini, ifade veremeyecek kişilerle birlikte toplam 45 kişi olacak 1 ile 18 Haziran ifadelerinden, bizim dışımızda kalan kişilerden, öteki kişilerden. Biz beşer dakika minimum söz hakkı alırsak bu yaklaşık 4 saate tekabül eder. Bu 4 saat de geçen hafta salı günü duruşma erken bittiğinde kaybedilen süreye tekabül eder. O yüzden ben 18'indeki ara incelemeden önce en az 5 dakika bir söz hakkı


Hakim: Tahliye için sanıklara söz hakkı verilmesini istiyorsun. Anlaşıldı.

Kapki hesaplarının açılmasını istedi

Duruşmada söz alan Murat Kapki, ailesinin yaşadığı ekonomik zorlukları anlattı. Mal varlığına tedbir konulduğunu, banka hesaplarının dondurulduğunu belirten Kapki, ailesinin geçimini sağlayamadığını söyledi.

Kapki, mahkemeden banka hesaplarının açılmasını ve ailesine şirket üzerinden maaş bağlanmasını talep etti.

Baskı altında 'itirafçılık' yaptığını söyleyen Kapki, gözaltındaki ifadelerini geri çekmişti. Kapki, duruşmada bugün şöyle konuştu:

"Başkanım, ben varlıklı bir insanım. Maddi problemi olmayan bir insanım ama buraya girdikten sonra bütün her şeyime tedbir kondu. Tüm hesaplarım donduruldu. 16'ncı aya gireceğiz. Ailem artık bildiğiniz sefalet çekiyor. Çocuklarımın okul parasını dahi ödeyemiyoruz. Çok zor durumdayız. Çok zor durumlar içinde yaşıyorlar. Hadi kendimden geçtim, artık onları düşünüyorum. Lütfen banka hesaplarımın açılmasını istiyorum. Yani zaten tedbir konulacak bir sürü malıma mülküme tedbir konuldu, buradaki zararlar onlarla karşılanabilecek eğer işin sonunda bir şey olursa. Ama banka hesaplarımın açılarak ailemin hiç değilse biraz rahatlamasını sağlamanızı istiyorum.


Bir ikincisi de şirketimizde kayyum olduğu için, şirketimizden hiçbir şekilde maddi olarak hiçbir şey alamıyoruz. Bir maaş bağlanmasını istiyorum aileme. Bunlara da sizin yardımcı olmanızı, destek olmanızı istiyoruz. Çok zor durumdalar Başkanım. Bir de Başkanım, benim evimin, evlerimin üzerine ipotek, tedbirler konuldu ya, bu tedbirlerin İsmail Kağan'dan alınarak sizin nezaretinizde benim üstüme geçirilmesini istiyorum. Yine bende iken tedbir olsun. Yoksa el konulacak bunlara. Çökmeye çalışıyorlar. Bu konuda nasıl yardımcı olabilirsiniz?"

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
İBB Davası Ekrem İmamoğlu