Şili halkı Pinochet'yi yüzde 78'le tarihe gömdü

Şili halkı Pinochet'yi yüzde 78'le tarihe gömdü

Şili'de darbeci diktatör Pinochet tarafından yapılan 1980 neoliberal anayasası tarihe gömüldü. Şili halkı, yüzde 78'le "Anayasa yeniden yazılsın" dedi.

Halk TV Haber Merkezi

Şili halkı, darbeci diktatör Augusto Pinochet’in neoliberal anayasasını yüzde 78’le tarihe gömdü. Geçtiğimiz yıl başlayan halk ayaklanması, anayasa referandumuyla sonuçlandı ve Şili halkının yüzde 78’i “Anayasa yeniden yazılsın” dedi.

Şili darbesi nasıl oldu?

ABD’nin arka bahçesi Latin Amerika’da, 1970 seçimlerini halkçı lider Salvador Allande kazandı ve Şili’nin yeni başkanı oldu. Başkan olur olmaz geniş çaplı reformlara girişen Allande, endüstriyi devletleştirdi ve toprakları Şili halkına yeniden dağıttı. Reformlar 1970’te büyük bir başarı yakaladı. Şili ekonomisi, halkçı hamlelerle yüzde 8,6 büyüdü.

Ne var ki daha sonra gelen ambargolar ve yaptırımlar Şili’yi ekonomik açıdan zor durumda bıraktı. 1971 ve 1972 yıllarında enflasyon fırladı, Şili ekonomisi ağır bir darbe aldı. Bu göstergelere karşın 1973 yılında Şili halkı bir önceki seçimde yüzde 36,3 ile seçtiği Allande’yi bu kez yüzde 43 ile seçti. Buna karşılık ABD destekli muhafazakarlar, milliyetçiler ve Hristiyan demokratlar koalisyon kurdu.

Koalisyon Allande aleyhinde çalışmalar yürüttü. 11 Eylül 1973’e gelindiğinde ise General Pinochet liderliğinde ordu yönetime el koydu. Allande darbe sırasında intihar etti. Çok sayıda faili meçhul yaşandı. Dünya tarihinin en karanlık ve kanlı darbelerinden biri, Şili’de yaşandı…

Dönemin ABD Başkanı Richard Nixon’un ulusal güvenlik danışmanı ve Şili darbesinin arkasındaki isim olarak addedilen Henry Kissinger, “Ülkesinin insanlarının sorumsuzluğu yüzünden bir ülkenin komünist olmasına seyirci kalamayız. Meseleler, Şilili seçmenlerin kararına bırakılamayacak kadar önemlidir” diyerek ABD’nin darbedeki rolünü ortaya koydu. Yine Kissinger, Allande seçildikten kısa bir süre sonra rapor yazmış ve raporunda “Bu yarımkürede karşılaştığımız en büyük sorunlardan biri” demişti. 1970 seçimlerinden çok kısa bir süre sonra, CIA raporları Şili’de darbe çalışmalarının başlamasını emrediyordu. Şili’ye 1964 ila 1970 yılları arasında 1 milyar dolarlık yardım yapılmış ve karşılığı bekleniyordu…

Peki neydi Pinochet’nin neoliberal anayasası?

1973 yılında yaptığı darbeyle başa gelen Pinochet, sayısız insan hakları ihlâllerine, faili meçhul cinayetlere ve işkencelere imza attı. 1980 yılında ise dünyada neoliberal politikalar hız kazanıyordu. Kapitalist ülkelerde sosyal devlet anlayışı çöküyor, özel sektöre sınırsız yetkiler tanınıyordu. Bunun Türkiye’deki karşılığı 80 darbesi sonrası Turgut Özal eliyle uygulanmaya başlanan 24 Ocak kararlarıydı.

Pinochet anayasasıyla birlikte, Allande döneminde devletleştirilen sanayi ve köylülere dağıtılan toprak, özel sektörün insafına terk edildi. Asgari devlet müdahalesini savunan bu anayasa, eğitimden sağlığa kadar hemen tüm kamusal hizmetleri özel sektöre devrediyordu. Pinochet’in diktatörlüğünün sona erdiği 1990 yılından bu yana sözkonusu anayasa defalarca revize edildi. Fakat neoliberal karakteri asla kaybolmadı.

Geçtiğimiz sene metro zamlarına karşı başlayan protestolar, kısa sürede bir halk isyanına dönüştü ve anayasanın yeniden yazılması talebiyle Şilililer sokağa döküldü. Nisan ayında referandum kararı alındı. Ne var ki araya koronavirüs salgını girdi ve seçim ekim ayına ertelendi. Salgına rağmen Şili halkının yüzde 80’i sandık başındaydı. Yüzde 78 gibi ezici bir çoğunlukla “Anayasa yeniden yazılsın” denildi.


Şili'de salgın öncesi halk isyanı sürerken Inti-Illimani grubunun konseri

Yeni anayasada neler olacak?

Anayasa, tamamı halk tarafından seçilecek 155 kişilik bir kurul tarafından yazılacak. Kurul nisan ayında seçilecek ve kuruldaki kadın-erkek eşitliğine dikkat edilecek. 2022 yılında referanduma sunulacak anayasada yerli halk olan Mapuçelerin tanınması bekleniyor. Bununla birlikte; işçilere toplu iş sözleşmesi hakkı, toprak reformu, sağlık ve eğitimin kamusallaştırılması gibi alanlarda önemli değişiklikler talep ediliyor.