Mardin’in Savur ilçesinde yaşayan 68 yaşındaki Orhan Kurt, babasından devraldığı 5 metrekarelik dükkânında 50 yılı aşkın süredir ayakkabı üretimi ve tamiri yapıyor. Mesleğe çocuk yaşta başlayan Kurt, bugün ilçenin tek ayakkabı ustası olarak zanaatını sürdürmeye çalışıyor.
Kent merkezine 50 kilometre mesafedeki Savur’da büyüyen Kurt, ilkokuldan liseye kadar tüm eğitimini burada tamamladı. Ayakkabıcılığı, ilçe meydanında dükkânı bulunan babası Kasım Kurt’un yanında çıraklık yaparak öğrendi. Askerlik dönüşü babasının rahatsızlanması üzerine işin başına geçen Kurt, el işçiliğiyle deri ve köseleden ayakkabılar üretmeye başladı.
Orhan Kurt, mesleğini severek sürdürdüğünü belirtti. Dört çocuğunu bu işle büyüttüğünü dile getiren Kurt, zanaatını gelecek kuşaklara aktarmak istiyor ancak çırak bulamamaktan şikâyetçi:
“Allah sağlık sıhhat verirse mesleğime devam edeceğim. Mesleğimi seviyorum. Eskiden ilçede 5-6 ayakkabı tamircisi vardı, şimdi tek kaldım. Artık bu meslek yok olacak. Kimse çalışmıyor. Kimse çırak olmak istemiyor. Keşke birileri gelip öğrense. Savur'da bu işi yapacak olmazsa buradakiler perişan olacak.”
Kurt, yıllar içinde Savur’un hemen her köyünden müşteri geldiğini, hatta Nobel ödüllü bilim insanı Aziz Sancar’ın ayakkabısını da onardığını anlattı:
“50 yıl nasıl geldi nasıl geçti bilmiyorum. İlçede, bütün köylerinde hemen hemen herkesin ayakkabılarını tamir ettim. Ortaokuldayken o zaman ilçede olan Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın da ayakkabısını tamir etmiştim. Hatta o zaman futbolcuydu. Keşke gençler bu işi gelip öğrense. Benden sonra bu işi yapacak kimse olmazsa ilçe halkı ayakkabıları başka yere götürmek zorunda kalacak. Bu işi seve seve yapıyorum. Hakiki kösele ayakkabı yapıyordum. Birkaç sene rahatlıkla kullanılırdı.”
Savur’da esnaflık yapan Günay Kavak ise Orhan Kurt’un hem iş disiplini hem de insanlığıyla örnek biri olduğunu söyledi.
“Herkes ondan memnun. Sağlam, temiz, dürüst bir ustadır. Çok değerli bir insandır. Şu anda ilçedeki tek ayakkabı tamircisi. Onun gibi kimse olamaz. Allah ona uzun ömürler versin.”