Ekşi tadı ve tüylü dokusu ile en sevdiklerimizden olmasa da, kışın sofralarımızda mutlaka bulunması gereken bir meyve kivi. Bağışıklık sistemini güçlendirmekle kalmıyor, yaşlanmayı da geciktiriyor. Gelelim uzmanların kivinin gücüyle ilgili açıklamalarına;
Antioksidan
Kivi, antioksidan etkili meyvelerden biri. Hücreleri serbest radikaller adı verilen zararlı maddelerden koruyor. İçerdiği flavanoid ve karotenoid adı verilen öğeler ile DNA’mızı yani genlerimizin yapısını koruyor.
Kansere karşı koruyor
İçerdiği yüksek oranda C vitamini, karotenoid ve flavanoidler ile vücudumuzu oksidanlardan yani zararlı maddelerden temizliyor. Bu nedenle de kansere yakalanma riskini azaltmakta yardımcı.
Prebiyotik etki
Barsaklarımızda yaşayan yararlı mikroorganizmaların besin kaynağı. Bu nedenle kabızlıktan koruyor ve kalın barsak kanserine yakalanma riskini azaltıyor.
Sporcular için ideal
Spor yapanların, terle kaybettikleri potasyum miktarı fazla. Eğer potasyum ihtiyacı karşılanmazsa kas kramplarına yol açabiliyor. Kivi, potasyumdan zengin olduğu için sporcular için de ideal bir meyve.
Astıma karşı
Dünya’nın önemli bilim dergilerinden biri olan Thorax’da yayınlanan 18.000 çocuk üzerinde yapılmış bir araştırmanın sonuçlarına göre; haftada 5-7 porsiyon greyfurt ve kivi tüketen astımlı çocuklarda nefes daralması şikayetleri yüzde 32, gece öksürükleri yüzde 27, burun akıntısı %28 oranında azalmıştır.
Diyete uygun
Bir adedi sadece 45 kalori. Ayrıca düşük glisemik indeksi ile kan şekerini hızlı yükseltmiyor, bu nedenle hem zayıflamak isteyenler için hem de şeker hastaları için uygun ve sağlıklı bir meyve.
Günde bir kivi
Günlük C vitamini gereksiniminin yaklaşık yüzde 80’ini,
Günlük lif ihtiyacınızın yüzde 10’unu karşılamanızı sağlar.
Nasıl tüketmeli
Kiviyi, yalnız başına meyve olarak tüketebileceğiniz gibi;
• Meyve salatalarına ilave edebilir,
• Yoğurda ekleyerek meyveli yoğurt hazırlayabilir,
• Yeşil salatalarınıza ilave edebilir,
• Tavuk ve kırmızı et yemeklerinizde tat vermesi için kullanabilirsiniz.