Kendi şarkılarını yazıp söyleyen, rock’tan pop müziğe, rap’ten Balkan müziğine birçok tarzı başarıyla sentezleyen Gökçe, iddialı bir şarkı ile gündemde. Bir dönem ‘Rain Man’ filmiyle hafızalara kazınmış olan ‘Iko Iko’ şarkısına Türkçe söz yazarak ‘Tik Tak’ olarak klip çeken Gökçe’yle yaptığımız söyleşide ‘Tuttu Fırlattı’ şarkısını geçip geçemeyeceğini sorduk. İşte Gökçe’nin anlattıkları…
‘Tik Tak’ın ortaya çıkış hikayesini öğrenebilir miyiz?
Arabadaydım ve bir buçuk saat trafikte kalıp çok sıkılmıştım. O anda radyoda senelerdir duymadığım o şarkı başladı ‘Iko Iko’. Bütün stresim gitti, neşelendim ve bu şarkıyı yapmaya karar verdim.
Ateşli bagetlerle davul çaldığınız, doğayla iç içe bir de klip çektiniz. Çekimler nasıl geçti?
Çekimler öncesi çok yoğun çalıştık, dans dersleri, kostüm provaları, dekorlar… Klip günü çok sıcaktı ve kızgın kumlarda güneşin altında dans etmek, çekim yapmak çok zor oldu. Fakat ekip çok iyiydi ve harika bir çekim oldu.
Kliplerde ve sahnede kullandığınız kostüm ve aksesuarlar dikkat çekici. Kostüme kendiniz mi karar veriyorsunuz yoksa ekiple mi çalışıyorsunuz?
Bazen tamamen kendim buluyorum, bazen sevdiğim isimlerle çalışıyorum. Bu klipte hem bana koreografileri çalıştıran, hem de kostüm yapan harika bir insanla çalıştık: Sirena Nymphai. Dekorlarımız sanat yönetmenimiz Çağlar Narlar’a ait. O da harikalar yaratan bir isim. Koreografilerde ve ateşli davul sahnelerinde Murat Pekdemir’le çalıştım. Yönetmenimiz Can Saban’ın da sayesinde ortaya harika bir enerji çıktı.
2007 ilk albüm diye düşünürsek, sektördeki sekizinci seneniz geride kalıyor. Kendi şarkılarını yapan bir kadın müzisyen olarak geçen yılları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kesinlikle hatalar yapıyor insan ve zamanla demleniyor, anlıyor gerçekleri. Çok büyük deneyim kazandığımı ve şarkıcılığımın da daha çok geliştiğini düşünüyorum. Yani seneler yarıyor bu meslekte, tabii çalışıyorsan…
‘Tuttu Fırlattı’ ile izlenme rekorları kırdınız, ‘Tik Tak’ bu başarıyı geçer mi?
(Gülüyor) Umarım geçer! Çok çalışan, emek veren herkesin iyi yerlere gelmesini diliyorum. Gönül ister ki tüm yaptığım şarkılar sevilsin…
Geçen yıl Marmarisli diş hekimi Bülent Gençer’le evlendiniz. Nasıl gidiyor evlilik?
Gözümde çok büyütmüşüm evliliği. İkimiz de biraz karakter olarak birbirimize benzediğimiz için rahat, güzel ve eğlenceli gidiyor. Tabii ki her zaman her şey güllük gülistanlık olmuyor ama önemli olan uzatmamak ve büyük kırgınlıklar yaşamamak.
Yakın gelecekte çocuk planlarınız var mı?
Çocuklara ölüyorum ama hiçbir zaman gerçek anlamda anne olma hayali kurmadım. Çok özgür ruhluyuz ikimiz de, çok iyi bir anne olacağıma eminim fakat hayatımızdan bu kadar ödün vermeye hazır mıyız? Hiç hazır olunur mu? Bunu bilmiyorum. Kısmet…
Aşk sizin için ne ifade ediyor?
Aşk; kısa süren, muhteşem bir hastalık… Aşktan gelen acı da mutluluk da çok büyük bir haz. Aşıkken siz artık siz değilsiniz, başka birisiniz o süreçte.
Seslendirdiğiniz şarkılarda hep aşk var, biraz da kalp kırıklığı. Kalbiniz çok kırıldı mı?
E ben de bir insanım, tabii ki her şeyi yaşadım ama şarkılarım hep benim yaşadıklarım değil (gülüyor).
Kalbi kırık olanlara ne söylemek istersiniz? Öğüt veya tavsiye olarak?
Kalp kırıklığına aslında önerim yok, yaşayacak o acıyı… Zamanla geçecek. Yalnız kalmamalarını, dostlarıyla bol bol aktif bir süreç geçirmelerini önerebilirim.
GÖKÇE’YLE KISA KISA…
Kendimi tek kelime ile tanımlayacak olursam: Tutku…
Hayattaki en büyük hatam: Kararsızlıklarım.
Yaşadığım en şanslı olay: Hayatım!
Onunla tanışmayı çok isterdim: Bridget Bardot.
Hayatta en çok sevdiğim eşyam: TV salıncağım.
En sevdiğim çocukluk oyuncağım: İlkokuldayken pazarda gördüğüm ama alamadığımız, haftalar sonra eve geldiğimde koltukta görünce sevinçten ağladığım kel kafalı erkek bebeğim! Bir de palyaçom… Adı Meryem.
Sözcü