Acıya karşı direncinizi artırmak için kısacık bir sarılma sizin güç kaynağı olabilir

Sarılmayla birlikte, yatıştırıcı ve sakinleştirici duygular ortaya çıkıyor.

Sarılmak sevginin yegane ulaşım aracıdır. İnsanlar birbirleriyle aralarındaki bağı ve sevgiyi en kolay şekilde ve sıklıkla sarılarak gösterirler. Aşk, arkadaşlık , özlem , şefkat gibi pek çok duygu tek bir hareketle gösterilebilir. Sarılmak sevdiklerimizle aramızdaki bağı kuvvetlendirir, yalnız olmadığımızı, bize destek olan birileri olduğunu hissetmemizi sağlar.
Sarılmak her insanın sevinçten şefkate, üzüntüden umutsuzluğa kadar tüm duygularını ifade ettiği bir yoldur. Evrensel bir bağdır. Çoğu insan, ırk, din, cinsiyet ve yaş fark etmeksizin sarılmanın insanlığın kalbinde olduğuna inanır. Sosyal, duygusal ve zihinsel olarak çalkantılı dönemlerinde her insan, sarılmanın verdiği duygusal bağı ve rahatlığı aramaktadır. Sarılmak, stres hormonlarını, kan basıncını ve kalp atış hızını azaltırken, mutluluk ve zevkle ilişkili oksitosin ve serotonin gibi nörotransmitterleri artırır. Sarılmanın genel işlevi sosyal bağı artırmak ve stresi azaltarak rahatlamayı sağlamaktır. Bu yüzden sarılma ve tensel temas, bebek, çocuk ve yetişkinler için kritik öneme sahiptir. Sarılmanın sağlık için gerekli olduğu durumlarda işin uzmanları devreye girebilir. Yeni doğan yoğun bakım ünitelerindeki prematüre bebekler için dokunma terapisi uygulayan uzmanlar vardır. Bazı sarılma uzmanları da bakım evi, huzur evi vb. yerlerde insan dokunuşuna ihtiyaç duyan herkes için fayda sağlamaktadırlar.Sevginin gücünün iyileştirici etkileri olduğunu hep duymuşsunuzdur. Buna inanmayanlar, sevginin ilaçlar gibi bir etkisi olmadığını düşünenler elbette vardır ancak sevginin bedenimizdeki etkisi bilimsel bir gerçektir. Yapılan araştırmalar birbirini seven iki insanın 20 saniye boyunca sarılmasının insan bedenine olumlu bir çok etkisi olduğunu ortaya koymaktadır.

Pandemi Sırasında Sarılma

İnsanların sarılmaya ihtiyacı vardır ancak pandemi sırasında sosyal mesafeyi korumak da önemlidir. Bu yüzden daha güvenli bir şekilde sarılmak önemlidir. Sarılan kişilerin ikisi de maske takmalı ve yüzlerinizi zıt yöne çevirmelidir. Çocuklar için bir yetişkine belden sarılmak daha güvenlidir. Ayrıca sarılmalar kısa tutulmalı tensel temastan kaçınılmalıdır. Sarıldıktan sonra eller yıkanmalıdır. Böylece pandemi sürecinde kendinizi ve sevdiklerinizi güvende tutabilirsiniz.

Sarılmanın Faydaları Nelerdir?

Sarılmanın faydalarını anlayabilmek için önce ilgili duyusal yola bakmak gerekir. Deride birkaç duyu alıcısı vardır ve bunlar derideki dokunma ve bozulma gibi durumlara tepki verir. Sarılma ile derideki duyu alıcıları aktive olur. Ayrıca cilt ile sinir sistemi arasında bağ kuran ve dokunmaya yanıt veren duyu sinirleri de vardır. Özellikle C-dokunsal nöronlar, sarılma ve dokunmanın etkilerinde önemli rol oynamaktadır. Araştırmalar, C-dokunsal nöronların tüylü deride bulunduğunu ve hafif dokunmaya bile en iyi şekilde yanıt verdiğini göstermektedir.
Bu duyu sinirleri dokunma hipotezinde de önemli bir rol oynar. Bu hipoteze göre, duyu sinirleri fiziksel temasın duyusal etkilerini belirlemek için gelişmiştir. Duyu alıcısı ile alınan mekanik uyarı duyu sinirleriyle periferik sinir sistemi boyunca omuriliğe ve oradan beyne iletilir. Daha sonra beyinden elektriksel ve kimyasal sinyaller halinde gerekli yerlere iletilir. Bu duyusal yollarla, beyinde sosyal bağ, zevk ve ağrı bölgeleri harekete geçirilir. Sarılmanın faydaları şöyledir:

Sarılmak Çocukların Sağlıklı Gelişimini Destekler

Dokunma duyusunun anne karnında gelişen ilk duyu olduğu düşünülmektedir. Doğumdan hemen sonra ve bebeklik döneminde anne ile bebek arasındaki tensel temas bebeğin gelişimi için çok önemlidir. Bebekte, bağlanma ve güven duygusunun gelişmesini sağlar, olumlu duyguları geliştirir. 2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre, şefkatli anneleri olan bebekler ilerde daha mutlu, dayanıklı, stres ve edişe duygularına karşı daha dirençli yetişkinler olmaktadır.
Elektroansefalografi(EEG) ile beyin aktivitesinin incelendiği araştırmalara göre, ebeveynleri tarafından sevilen bebeklerde sarılmanın beyin tepkilerini arttırdığı gözlenmiştir. Bunun beynin bağlantı kurma biçiminde kalıcı etkilere neden olabileceği düşünülmektedir. Bu yeni oluşan beyin bağlantıları, çocukların stresi ve duyguları kendi başına yönetebilmelerini sağlar. Öte yandan, daha az şefkat ve tensel temas gören çocuklarda bilişsel, duygusal ve fiziksel sorunların yanı sıra kortizol düzeylerinde artış olduğu gözlenmiştir. Kortizol, genellikle stresle ilişkilendirilen hormondur.

Oksitosin Seviyelerini Artırır

Oksitosin, beyninde hipotalamustan salınan bir hormondur. Çalışmalar, oksitosinin, sosyal etkileşim, korku, saldırganlık, sakinlik ve stres ile ilgili bölgeler de dâhil olmak üzere vücutta geniş çapta işlevinin olduğunu göstermektedir. Oksitosin, otonom sinir sisteminde birçok metabolik sürecin düzenlenmesinden sorumludur. Ayrıca oksitosin beyinde limbiks sistem üzerinden davranışı, ruh halini ve fizyolojiyi etkileyerek sosyal bağların artmasına stresin azalmasına yardımcı olur.

Bağışıklık Sistemini Destekler

Sarılınca artan oksitosin seviyeleri bağışıklık sistemini desteklemektedir. Sık sık sarılan kişilerin stresten kaynaklanan hastalıklara yakalanma olasılığı daha düşüktür. Oksitosin, stres hormonu olan kortizolü azaltmak için hipofiz bezine etki eder. Ayrıca fiziksel temas yoluyla sağlanan sosyal destek, bireyin stresli durumlarla daha iyi başa çıkmasını sağlar.
2015 yılında Carnegie Mellon’da yapılan bir araştırmada, sağlıklı insanlar soğuk algınlığı virüsüne maruz bırakılmıştır. Sosyal desteği fazla olan bireylerin, hastalanma risklerinin azaldığı görülmüştür. Ayrıca hastalananlar da sosyal desteği olmayan bireylere göre daha hafif belirtiler göstermiştir.

Sakinleştirici Nörotransmitterleri Artırır

Sarılmayla birlikte aktive olan duyusal nöronlar beyinde çeşitli nörotransmitterlerin artmasını sağlar. Araştırmalar, bir nörotransmitter olan dopaminin, sarılmayla limbik sistemden salınarak zevk ve tatmin olma duygularını artırdığını göstermektedir. Çalışmalar ayrıca, bir başka nörotransmitter olan serotoninin insanları mutlu ederek daha iyi bir ruh haline sahip olmalarını sağlar. Sarılmayla oluşan yatıştırıcı ve sakinleştirici duygular nörotransmitterlerle birlikte artan oksitosin sayesindedir.

Sarılmak Acıya Karşı Direncinizi Kuvvetlendirir

Sarılma anında salgılanan oksitosin hormonu kişileri daha olumlu ve pozitif düşünmeye yönlendirir. Bu da günlük hayatımızda karşımıza çıkan olumsuzluklara karşı daha sakin kalabilmemize ve stres altında kalmamamıza olanak sağlar. Böylece sarılma eylemi depresyon, sinirlilik gibi zihinsel problemlerin önüne geçer ve zihnimiz korunmuş ve güçlenmiş olur. Sevdiğimiz birine sarılma daha mutlu ve huzurlu hissetmemize yardımcı olur Mutluluk seviyeniz arttıkça acıya karşı direncinizde aynı oranda artar. Oksitosin salınımı bağışıklığınızı güçlendirdiği gibi acıya karşı bağışıklığınızı da güçlendirir. Sarılma eylemi hissettiğimiz acının, üzüntünün azalmasına yardımcı olmaktadır. Öyle ki sevdiği birinin ölüm acısını yaşayan kişileri en iyi sakinleştiren şeyin sarılmak olduğu ortaya konmuştur. Yaşadığımız her türlü sorun ve üzüntüyü kısacık bir sarılmayla daha kolay atlamamız mümkündür. Sarılma anında gerçekleşen küçük donuşlar, beyinle doğrudan iletişimde olan “afferent c “ denilen tensel sinirleri harekete geçiriyor.. Bu sinirler beyinle bağlantı kurarak endorfin salgılanmasını sağlıyor. Bir ağrı kesici etkisi yapan endorfinler daha az acı çekmemizi ve sakinleşmemizi sağlıyor.

Benlik Saygısını Artırır

Araştırmalar, sarılmanın sosyal bağları geliştirerek, insanın kendi öz saygısının oluşmasında etkili olduğunu göstermektedir. Daha bebeklikte kurulmaya başlanan öz değerle ilişkili beyin bağlantıları sinir sisteminde kalıcı etkilere sahiptir.
https://ilacsizyasiyoruz.com/

Yaşam Haberleri