‘2016 Bulgurun Yılı Olsun’

Uzman Diyetisyen Dilara Koçak, Türkiye’yi temsilen katıldığı EXPO 2015 Milano’da “2016’yı bulgur yılı ilan edelim” çağrısında bulundu. Yaptığı sunuma bulgurlu tarifleri de ekleyen Koçak, “Bu eşsiz besleyici lezzetin...

Uzman Diyetisyen Dilara Koçak, Türkiye’yi temsilen katıldığı EXPO 2015 Milano’da “2016’yı bulgur yılı ilan edelim” çağrısında bulundu. Yaptığı sunuma bulgurlu tarifleri de ekleyen Koçak, “Bu eşsiz besleyici lezzetin tüm dünyaya daha çok duyurulmasını sağlamalıyız” diyor.

Değerli meslektaşım Uzm. Dyt. Dilara Koçak, Türkiye’yi temsil etmek için EXPO 2015’teydi. Gurur duydum ve çok mutlu oldum. Kendisine “Ne yaptın? Nasıl geçti?” diye sorduğumda bir de baktım ki önemli bir çağrıda bulunmuş. “2016’yı ‘bulgur yılı’ ilan edelim” demiş. Bu haberi duyunca çok mutlu oldum. Sanırım bu bir diyetisyen tepkisi. Herkes benim kadar sevinir mi acaba? Bulguru lezzet olarak da sağlık açısından da beğenerek “Oley” dedim bu habere. Bir Egeli olarak aslında bu yılı ‘arapsaçı, radika, cibez’ yılı ilan edesim de var. Herkes Ege otlarının tadına baksın. Sağlık açısından değerlendirmek gerekirse seve seve anlatırım ama bunu ayrı bir günde işlemeliyim. Şimdi gelelim bulgurcu Dilara Abla’nın söylediklerine…

‘HEPSI BIRER HAZINE’

EXPO 2015’te neler yaşandı? Bu yılı ‘bulgur yılı’ ilan etmeye nasıl karar verdin?

EXPO 2015 Milano’nun Türkiye kapanış programına Ekonomi Bakanlığı tarafından davet edildim. Ülkemi temsil etmek benim için çok büyük gurur kaynağı oldu. Yıllardır televizyon programı yapıyorum ve pek çok seminere katıldım ama bu sunum daha başkaydı. Ülkemizin her bölgesinin yemek kültürü ayrı birer hazine. Sağlığa faydaları yönünden geleneklerimize sahip çıkmanın ve bunları dünyaya anlatmanın hepimizin önemli bir sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda bulgur anlattığım besinlerden sadece bir tanesiydi aslında.

Başka neler anlattın?

Nardan baharatlara, yoğurttan tarhanaya, fındıktan bademe kadar bize ait yiyecek ve ürünlerden bahsettim. Akdeniz mutfağı ve yüksek lisans tezim olan ‘Akdeniz diyeti ve zeytinyağı’ üzerinde durdum. Karadeniz, Ege, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu mutfaklarını tanıttım. Mezelerin zenginliği sunumun en renkli kısmıydı. Ege, otları ve zeytinyağı açısından dünyanın örnek alması gereken bir beslenme tipi. Bunların yanı sıra yıllardır bulgurun faydalarından bahseden, çeşit çeşit tarifler veren bir Çukurovalı olarak bulgurun üzerinde özellikle durdum. Birleşmiş Milletler 2013’ü ‘kinoa yılı, 2016’yıysa ‘uluslararası bakliyat yılı’ ilan etti. Artık bulgurun da hak ettiği değeri görmesi gerektiğine inanıyorum. Birleşmiş Milletler’in en yakın zamanda ‘uluslararası bulgur yılı’nı ilan ettiğini görmek en büyük hayalim. Bunu EXPO 2015’te dile getirdim. Umarım sizlerin de desteğiyle dileğim gerçekleşir.

‘BULGURCU DILARA ABLA’

Değerli hocamız Prof. Dr. Ayşe Baysal yani ‘Mercimekçi Ayşe Teyze’ Türkiye’nin bildiği, unutulmaz bir isim. Şimdi de ‘Bulgurcu Dilara Abla’ mı geliyor? EXPO 2015 Milano’da bir sohbet esnasında bir gazeteci dostum da çok kıymetli hocamdan sonra şimdi de benim ‘Bulgurcu Dilara Abla’ olmaya aday olduğumu söyledi. Dönünce hemen Ayşe hocamı arayıp ona EXPO 2015’i anlattım. Çok sevindiğini, mesleğimiz adına gurur duyduğunu belirtti ve “Sana çok yakışır.

Haydi sen de ‘bulgurcu Dilara’ ol” dedi.

Bulgurda bizim için önemli olan ne var? Neden bulgur yemeliyiz?

Bulgur için söylenecek o kadar çok şey var ki… Kısaca özetlemeye çalışacağım. Sağlığa birçok yararı olan bulgur, yüksek besleyici değeri ve ekonomik oluşuyla yıllardır sofralarımızın baş tacı. 100 gramında yaklaşık 342 kalori, 12 gram protein ve 17-18 gram kadar da diyet lifi var. Dünya Sağlık Örgütü günlük 25-30 gram lif alımını öneriyor. Bulgurun düşük glisemik endeksi yüksek lif içeriğiyle birleşince uzun süre tok tutucu etki gösteriyor. 100 gramında 2.5 mg bitkisel kaynaklı demir var ve bu günlük demir ihtiyacımızın yüzde 14’ünü karşılıyor. Ayrıca magnezyum, potasyum, manganez, bakır gibi birçok mineral içeriyor. Kolesterol içermiyor ve içerdiği diyet lifi sayesinde kan yağlarını düşürücü etki gösteriyor, kalp sağlığını geliştiriyor. B grubu vitaminleri içerikleriyle sinir sisteminde önemli rol oynarlar. Bu açıdan bulgur tüketimi kronik enflamasyonun hafifletilmesine yardımcı olarak bazı hastalıklara karşı koruyucu etki gösteriyor.

Bulguru nasıl yemeliyiz? Pilav mı yapalım, kısır mı, çorba mı?

Bulgurla yapılan birçok tarif var. Kısır, haşlama içli köfte, sarımsaklı köfte, bulgurlu dolma ve bulgur pilavı ilk aklıma gelenler. Ben danışanlarıma da hiçbir besini yasaklamam. Bulgur pilavı, kısır, çorba hepsi miktarına dikkat edilerek tüketilebilir. Biraz daha sağlıklı hale getirmek bizim elimizde. Mesela bulgur pilavına mercimek ekleyerek aminoasit ve protein dengesi sağlayabilir, karnabaharlı kısırla kısırın enerjisini azaltıp lezzetini artırabiliriz.

‘KISIRA RAĞBET BÜYÜKTÜ’

Bulgur yılı kapsamında neler yapılabilir?

EXPO 2015’teki Türk pavyonunda 25 bin tabak bulgurlu lezzet tattırılmış. Ben de kendi tariflerimi verdim. Sunum yaptığım gün ikramlardan biri de kısırdı. Çeşitli ülkelerden gelen insanlar kısıra büyük rağbet gösterdi. Bulgur yılı kapsamında bu eşsiz besleyici lezzetin tüm dünyaya daha çok duyurulmasının önemli olduğunu düşünüyorum.

KOÇAK’TAN BULGURLU LEVREK TARİFİ

(2 KİŞİLİK) MALZEMELER:

5 yemek kaşığı bulgur 1 orta boy levrek balığı 2 diş sarımsak 2 adet taze soğan 1 adet domates 1 adet limon suyu Maydanoz, karabiber, tuz 2 çay bardağı su

HAZIRLANIŞI: Balığı bir fırın kabına koyun. Başka bir kapta bulguru 2 çay bardağı sıcak suyla ıslatıp 30 dakika bekletin. İçine rendelenmiş domates, ince kıyılmış maydanoz, rendelenmiş soğan, sarımsak ve limon suyu ilave edip iyice karıştırın. Elde ettiğiniz bu karışımı balıkların üzerine paylaştırıp önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında 20 dakika pişirin.

Yaşam Haberleri