Trabzonspor’un hücum hattındaki etkili isimlerinden Ernest Muçi, teknik direktör Fatih Tekke ile çalışmanın kendisine kattıklarını ve saha içindeki sakin yapısının arkasındaki düşünce dünyasını Trabzonspor Kulübü Dergisi’nin 236’ncı sayısında anlattı.
''FUTBOLU EN BAŞINDAN BERİ ÇOK CİDDİYE ALDIM''
Küçük yaşlardan itibaren futbola kendi isteğiyle yöneldiğini belirten Muçi, mahalle arasında başlayan serüvenin zamanla hayatının merkezine yerleştiğini söyledi. Futbolu istemenin tamamen kendisine ait bir karar olduğunu vurgulayan genç oyuncu, “6–7 yaşlarındayken mahallemizdeki yerel takımlardan birinde antrenmanlara gitmeye karar verdik. Bazı arkadaşlarım eğlencesine geliyordu ama ben o yaşta bile futbolu çok ciddiye aldım. Antrenmanları hiç aksatmadım çünkü futbol en sevdiğim şeydi. Zaman geçtikçe benim için her şey olmaya başladı. Ailemin futbolla çok alakası yoktu, hatta bu ilgime şaşırıyorlardı ama en başından beri bu yolda kendi isteğimle yürüdüm ve ailem de bana hep destek oldu” dedi.
''FATİH TEKKE’NİN DESTEĞİ SAHAYA DOĞRUDAN YANSIYOR''
Bir futbolcu için teknik adamın güveninin hayati önem taşıdığını ifade eden Muçi, Fatih Tekke’nin desteğinin kendisine büyük güç verdiğini söyledi. Muçi, “Bu durum sadece benim için değil, her futbolcu için çok önemlidir. Size inanan, yanınızda duran birinin olması büyük bir güç. Fatih hocamızın desteğini net bir şekilde hissediyorum ve bu bana büyük bir güven veriyor. Bana destek oldukları, güvendikleri, beni tercih ettikleri ve arkamda durdukları için hem hocamıza hem de kulübümüze teşekkür ediyorum. Bu güven sahaya da doğrudan yansıyor” diye konuştu.
''YARATICI OYUNCULARA ALAN AÇIYOR''
Fatih Tekke’nin futbolculuk dönemini yakından bildiğini dile getiren Muçi, hücum oyuncularına tanınan özgürlüğün kendisini daha cesur ve üretken kıldığını belirterek, “Hocamızın futbolculuk dönemini biliyorum, videolarını izledim. Aynı pozisyonu oynamasak da benzer özelliklere sahip oyuncularız. Her teknik adam oyuncularına bu özgürlüğü tanımaz ama hocamız özellikle hücum oyuncularına yaratıcılıklarını kullanabilecekleri alanı açıyor. Bu da oyuncuyu hem psikolojik hem futbol anlamında çok daha iyi hissettiriyor” dedi.
''BURADA OLMAK BENİM İÇİN BÜYÜK BİR FIRSAT''
Trabzonspor’un tarihi ve büyüklüğünün sorumluluk getirdiğini vurgulayan Muçi, baskının kendisini daha çok çalışmaya ittiğini belirterek, “Trabzonspor çok büyük, tarihi başarılarla dolu bir kulüp. Büyük kulüplerde baskı olur, ben de bunu hissediyorum ama bu baskı sizi daha çok çalışmaya iter. Burada olmak benim için önemli bir fırsat ve ben de bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyorum. Size sahip çıkan kulübe en iyi şekilde karşılık vermek, en iyi hizmeti vermek zorundasınız ve ben de bunu yapmaya çalışıyorum” ifadelerini kullandı.
'SAHADA SAKİN, HER ZAMAN ÇOK ÇALIŞAN BİR OYUNCUYUM'
Saha içindeki sakin yapısının yıllardır değişmediğini söyleyen Muçi, disiplinli çalışmanın bu dengeyi sağladığını dile getirdi. Genç futbolcu, “14–15 yaşımdan beri saha içinde duygularını çok belli eden bir oyuncu olmadım. Hep sakin ama hep çok çalışan bir oyuncuyum. Hafta boyunca iyi ve disiplinli çalışırsanız, maçta yaşananlar size çok olağan geliyor. Takımınıza ve hocanıza ve arkadaşlarınıza güveniyorsanız duygusal dalgalanmalar da yaşamıyorsunuz. Rakiplerin provokasyonlarıyla da çok sık karşılaşmıyorum; çünkü nasıl biri olduğumu biliyorlar. O tür hareketlere reaksiyon göstermediğim için rakiplerim sanırım benden uzak duruyorlar” şeklinde konuştu.
''JOKER OLMAK BÜYÜK AVANTAJ''
Farklı pozisyonlarda görev alabilmenin büyük bir avantaj olduğunu ifade eden Muçi, “Farklı pozisyonlarda oynayarak takıma farklı şekillerde katkı verebiliyorsunuz. Şu anki sistemde çift santrfora yakın bir pozisyonda kendimi rahat hissediyorum ama esnek olabilmek, değişebilir olmak önemli bir özellik. Joker gibi değerlendirilmek ve size bu anlamda güven duyuluyor olmasını avantaj olarak görüyorum” dedi.
''TRABZON’DA FUTBOL TUTKUYLA YAŞANIYOR''
Trabzon’da futbolun bir yaşam biçimi olduğunu belirten Muçi, taraftarın gücüne dikkat çekerek, “Taraftarlar futbolu çok etkiliyor. Güçlü taraftarı olan takımlar için bu büyük bir avantaj. Trabzon’da insanlar takımı çok seviyor, sahipleniyor. İnanılmaz bir tutkuyla yaşıyorlar futbolu. Biz profesyonellerin bahanesi yok, kötü sonuç alsak bile bir sonraki maçta mücadele etmek zorundayız. Taraftarın tepkisi sevgiden geliyor. Ama biz sahaya çıktığımızda her zaman elimizden gelenin en iyisini vermeliyiz” ifadelerini kullandı.