Kayserispor Teknik Direktörü Sergej Jakirovic, Hırvat basınına yaptığı açıklamada Kayserispor'daki yükselişin sırrını anlattı.
Kayseri Anadolu Haber'den Muhammed Kösedağ'ın haberine göre Hırvat hoca şunları söyledi:
"Kulübe ilk geldiğimde zorlu ama hoş olmayan bir tabloyla karşılaştım. Sadece 16 puan, moral çökmüş, özgüvensiz bir takım, kasvetli bir atmosfer… Kayseri elit seviyede olmaya alışık. Bu klişe gibi gelecek ama ben ve ekibim inanmamış olsak buraya gelmezdik. Zrinjski, Rijeka ve Dinamo’daki günleri hatırlamak için çok da geriye gitmeye gerek yok.
Arkadaşlarım hep der ki, ‘sen düşüşteki takımları devralmayı seviyorsun’. Ama bu doğaldır. Teknik direktör değişikliği genelde kriz zamanlarında gelir. Formül basit: zorluklardan korkmuyorum. Futbolu benim gibi anlayan genç insanlarla çalışıyorum. Ama henüz hiçbir şey bitmiş değil. Kutlama yapmamız ancak matematiksel olarak ligde kalışımız garantilendiğinde mümkün olacak.
Aslında bir sır yok. İyi çalışmanın meyvesini alırsınız. En önemlisi takımın kaliteli olması ki Kayseri’de fazlasıyla var. İlk birkaç antrenmandan sonra oyuncuların bizi sadakatle takip ettiğini, fikirlerimizi çabucak benimsediğini gördük.
Önce psikolojik hazırlık yaptık; sohbetler, anlaşmalar… 19 maçta 16 puan alınmışken oyuncuların mental olarak etkilenmemesi mümkün değildi. Onlara güven ve inanç aşıladık. Ondan sonra oyunun aşamalarına geçtik: topu açma, geçiş oyunları, topa sahipken ve değilken savunma organizasyonları... Bu seviyedeki oyuncular otomasyonun temellerini bilir. Büyük kulüplerin akademilerinden geçtiler, normal taleplere kolayca uyum sağlarlar ama bu da zaman ister. Geldiğimizde Ramazan ayına denk geldik, takımın önemli bir kısmı oruçluydu, biz de buna göre program yaptık. Sonuçta her şey karşılıklı güvenle alakalı. Oyuncular sahada ve antrenmanda her şeylerini ortaya koyuyorsa, gerisi kolay geliyor. İşte o ‘klik’ sesi duyuldu ve bugün buradayız.
Gelecek ne getirir, her zaman bilinmez. Kayseri’de işler yolunda. Önceki röportajımda, birkaç galibiyet aldıktan sonra şehirde rahatça kahve içmenin, yürüyüş yapmanın ya da restoranda yemenin zor olacağını söylemişlerdi. Şimdi ne demek istediklerini anlıyorum, haha... Ve iyi ki de öyle, demek ki doğru yoldayız. Kulüple gelecek için çerçeve bir planımız var ama önce ligde kalmalıyız. Sonrasında daha sakin sulara yelken açmak istiyoruz. Bu kulübün stratejisi. Her zaman daha fazlası yapılabilir ama adım adım ilerlemek zorundayız. Lig çok dengeli. Herkes birbirine yakın ama Galatasaray ve Fenerbahçe açık ara önde."