38 yaşındaki Neriman Brezilya'yı açıkladı

Endonezya Ligi takımlarından Jakarta Popsivo Polwan'da forma giyen voleybolcu Neriman Özsoy, Türkiye'ye dönmeye niyetinin olmadığını açıkladı. Neriman, Brezilya'dan teklif aldığını söyledi.

Endonezya Ligi takımlarından Jakarta Popsivo Polwan'da forma giyen Neriman Özsoy, yeni aldığı teklifleri açıkladı. Türkiye'ye dönmeye niyetinin olmadığını belirten Neriman, "Brezilya'dan teklif aldım. İtalya'dan da bir takım konuşmak istedi. Bir yıl daha oynamak istiyorum" dedi.
38 yaşındaki Neriman, Eczacıbaşı'nda yetişti. Türkiye'de Karşıyaka, Galatasaray, Türk Hava Yolları'nda da oynayan Neriman, ayrıca İtalya, Polonya, Japonya, Rusya, Brezilya'da da forma giydi. Neriman, yeni rotasını da açıkladı.


Başak Koç ile PasPas'ta soruları yanıtlayan Neriman, "Türkiye Ligi = Para gibi böyle rahatsız edici bir algı var. İtalya için "İtalya Ligi = Sistem, Düzen, Voleybol" sanırım. Türkiye Ligi eşittirin yanına ne koyabiliriz sence?" sorusuna şu cevabı verdi:

"Dünyanın en pahalı ligi diyebiliriz. Yabancılar sadece para için gelmiyorlardır. Sporcu olarak baktığımda ve şu an gelmeye çalışan sporcuları da analiz ettiğimde eskiden mesela bu kadar çok İtalyan milli takımındaki oyuncuları görmezdik.
Ama artık her şeyi kazandılar. Bu durumda da bir sporcu olarak profesyonel olarak düşündüğünde aynı kalitede ya da o kaliteye yakın bir yerde bu oyuncu tabii ki 3 katını kazanmak isteyecektir. Bu denklemde asla kötü bir şey yok. Dünyanın en pahalı ligi olmakta da bir sakınca yok aslında.


Hedeflerine ulaşabiliyorsan, Şampiyonlar Ligi - CEV Cup şampiyonu senden çıkıyor, herkes sana gelmek istiyorsa bunda bir sakınca yok. Fakat bunun sürdürebilirliği konusunda dikkatli olunması gerekebilir.
Ben en son maçımda Kuzeyboru'ya karşı benim fiziğimde ve 36 yaşındaki bir Neriman için pasör çaprazı olarak oynayıp 26 sayı üretebiliyorsam ligin 5. takımına karşı demek ki orada zirvedeki takımlarla makas çok açık. Benim bunu yapamamam gerekiyor. Böyle yapabiliyorsam bizim seviyeyi çok artırmamız gerekiyor.


İtalya'da 1 sezon önce ligden düşen takım Challenge Kupası'nı kazandı. İtalya'da en yüksek bütçeli Türk takımlarına yakın bütçede takımlar var. Ama bütçeleri aynı değiller, buna bu kadar yatırım asla yapmıyorlar. Bu sene Conegliano ve Scandicci'den sonra Milano ve Novara var. Fakat ondan sonraki takımların bütçesi Chieri ve Megabox, 2.000.000 euro civarında. Onun altındaki takımlar o kadar da değil.
Bu challenge'ı asla bütçelerle yakalamıyorlar. Bizim ligde 8-9. takımlarda sanki İtalya'nın 3. takımındaki bütçeleri bazen görebiliyoruz. Bu başarısızlık, bu başarı demiyorum ama o bütçelerle bu başarıyı yakalıyorlar.
Oradaki yabancı sayısının kaliteye olan desteği çok önemli. İyi İtalyanlar içeride oynuyor, 4 yabancı da oynatıyorsun. En üstteki takım bile en alttaki takıma karşı motivasyon sahibi olmak zorunda, iyi hazırlanmak zorunda.
Ama Türkiye'de mesela Giovanni demişti: "Ben son 3 takıma karşı tamamen yedeklerle bile rahat kazanabilirim" diyor. İtalya'da bunu yapmak çok zor. Conegliano bile en son takıma karşı hazırlanır, toplantılar yapar Milano'ya hazırlanır gibi.


Şöyle bir fark daha var: İtalya Ligi'nde çok fazla gelişimini tamamlamış, artık verim vermeyen oyuncu göremezsiniz. Yaşı belli bir olgunluktaysa hala belli bir seviyede performans veriyordur, sporda asla bir memuriyet yoktur. Onlar spordaki memuriyeti kabul etmezler ama Türkiye'deki bazı takımlarda maalesef böyle durumlar olabiliyor.
Mesela 25 yaşına gelmiş, 30 yaşına gelecek asla milli takım hedefi bile yok. Ama işte kupa kazanmasa bile katlanan bir kontratı var. Onun da suçu yok, kontrat veriliyorsa imza atar ve oynar. Başarılı menajerler var belki de diyebiliriz.
Ama onlardaki oyuncular da neden buraya geliyor anlamamız gerekiyor. Onlar da bir 3 katı kazanmasın mı? Bütün madalyaları takmışlar: "Benim ne eksiğim var Türkiye'deki sporculardan, ben de banka hesabımı doldurayım" diyorlar doğal olarak."

"MELİSSA VARGAS 10 SENE KAPATTI"

"Uzun zamandır altyapıdan lider smaçör yetiştiremiyoruz, Türk pasör çaprazı bulamıyoruz gibi bir noktadayız. Sen bu konuda ne düşünüyorsun?" sorusuna da Neriman şu cevabı verdi:
"Ama Türk pasör çaprazı şu anda bulamazsın. Şunu çok iyi analiz edelim bir kere: Türkiye'nin pasör çaprazı kotası en üst seviyede Melissa Vargas ile birlikte kapalı. Melissa Vargas transferi yapıldığında zaten milli takımımıza -bu arada şahane bir forstu bence- 10 sene zaten burası bir kapandı. Bu jenerasyonların doğru analiz yapması lazım. Sonrasında arkasına başka bir pasaportta çapraz devşirildi, Galatasaray'ın pasör çaprazı. İki pasaport değiştiren oyuncu o kadar farklılar ki, oynadıkları voleybol, tarzları... Melissa Vargas'ın kapasitesi tabii ki diğer oyuncunun kapasitesinin çok daha üstünde potansiyel olarak. Ama sanki burada bizim "Zaten bizim pasör çaprazımız var" gibi bir tavrımız var. Daha çok 4 numara yetiştirmek istiyoruz gibi bir sistem yaratılıyor. Bu doğru mu doğru. Yani şimdi keşke Arina, İstanbul doğumlu olsaydı ya da Markova, İzmir'de doğsaydı. Çok iyi olurdu, biz olimpiyat şampiyonu olurduk. Bizim Melissa Vargas'tan o yükü alabilmemiz için işte Ebrar gibi böyle challenge'a girmek gerekiyor. Biz Melissa Vargas gibi bir gücü 2 olimpiyat döngüsünde birbirlerine yardım ederek omuz omuza götürürlerse biz zaten olimpiyat madalyasını göreceğiz, inşallah rengi altın olur."

"TÜRKİYE'YE GELME İHTİMALİM YOK"

Neriman, geleceği için de şunları söyledi:


"Yaşım 38 oluyor. Hiç bu kadar oynamayı düşünmemiştim ama nasip oldu. Bana olan teklifler var: Brezilya'dan teklif aldım. İtalya'dan bir takım konuşmak istedi. Fakat sağlıklı kalıp doğru vedayı yapmak istiyorum. Evet, oynamak istiyorum 1 sene daha oynayabilirsem.
Türkiye'ye gelme ihtimalim yok. THY'den ayrıldıktan sonra bana 5 tane kulüp teklif etti daha alt yerlerdeki. Hepsi play off oynamak isteyen takımlar. Başarı görecelidir, 8.lik de bazı takımlara göre başarı olabilir.
Ama bana bir takım "Sekizinciliğe de prim koyarız" dediler. Öyle deyince içimde bir şey oluştu dedim ki "Hem 8. olacağım, kariyerimde yok. Hem de bir de üstüne para mı alacağım. Bana yakışır mı bu?" dedim.
Yöneticiler de çok tatlılar. Hepsine teşekkür edip böyle bir niyetim olmadığını söyledim. Kötü yönettikleri için değil oyuncu havuzunda takıldıkları için bazı şeyleri yaşıyorlar."

Spor Haberleri