VELİDER’den MEB'e Ülkü Ocakları tepkisi: Çocuklarımızın üzerinden siyaset yapmayın!

MEB ile Ülkü Ocakları arasında imzalanan protokol, Ülkü Ocakları'nın Hayat Boyu Öğrenme kurslarında etkinlik düzenlemesine izin verdi. VELİDER, ideolojik yapıların okullardan uzak tutulması gerektiğini belirterek protokolün iptalini istedi.

Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) bağlı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ile Ülkü Ocakları arasında 31 Aralık 2024’te bir protokol imzalandı.

Bu protokol kapsamında Ülkü Ocakları, Türkiye genelindeki Hayat Boyu Öğrenme kurslarında genel, mesleki ve teknik eğitim faaliyetleri düzenleyebilecek.

Protokolün yürürlüğe girmesiyle illere bilgilendirme yazıları gönderildi. Protokol, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü ve Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım tarafından imzalandı.

MHP'nin gençlik teşkilatının oluşturan ve tüm yöneticilerinin MHP'li olduğu Ülkü Ocakları'nın siyaset karışmaması gereken kurumda etkin olması tepki çekti.

Eğitimde siyasetin etkisiz olması gerektiğini savunan protokole karşı ses çıkardı.

Öğrenci Veli Derneği (VELİDER), Ülkü Ocakları’nın ideolojik bir yapı olduğunu belirterek, okulların siyasetten uzak tutulması gerektiğini vurguladı.

Dernek, bu tür yapıların eğitim kurumlarına girişinin çocuklar üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekti ve protokolün iptali için çağrıda bulundu.

VELİDER, çocukların laik, bilimsel ve tarafsız bir eğitim almasının önemine işaret ederek, konunun takipçisi olacaklarını açıkladı.

VELİDER'in açıklaması şöyle:

Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’nün 31.12.2024 tarihinde Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı arasında bir protokol imzalandığı haberini aldık.

Yapılan protokolle mesleki ve teknik kurslar açabilecekleri ve bu kapsamda çeşitli faaliyetler düzenleyebilecekleri ifade edilmekte.

Okullara ellerini kollarını sallayarak giren bu ve benzeri yapıların iktidar veya iktidara yakın siyasi partilerin uzantıları olduğu gün ışığı kadar açık ve net. Hatta daha önce benzeri uygulamalarda, bu yapıların siyasi faaliyet yürütmek için okullarda hiçbir engelleme ile karşılaşmaksızın ellerini kollarını sallayarak girip çocuklarımızla bir araya gelmesine de tanıklık ettik.

İktidarın ve iktidara yakın bu siyasi yapıların pervasızca hareket ederek ideolojik çıkarları doğrultusunda davranış sergiledikleri daha dün gibi aklımızda. Ülkemizin birçok şehrinde ve birçok okulunda kendi ideolojik faaliyetlerini gerçekleştirdiklerine de hep birlikte şahit olmuştuk.

Toplumlar; siyasi görüş, dini inanç, felsefi düşünce etnik köken gibi konularda farklılıklar gösterir. okullarda bulunan çocuklarımız ve velileri de aynı toplumun bir parçası olarak bu farklılıkları onların da taşıdığını hatırlatmak isteriz.

İşte okulların, bu farklılıklara saygı duymasını ve toplumun tüm kesimlerinin sahip çıkması gereken ortak bir değer olduğunu belirtmek isteriz. Bu siyasi yapıların, okulları siyasetin sahnesine çevirerek çocuklarımızın üzerinden siyaset yapmalarını asla kabul etmiyoruz.

Bu aynı zamanda çocuk istismarıdır. Bu imzaladığınız protokolle toplumu kutuplaştıracağınızı ve ayrıştıracağınızı görmüyor musunuz, bu kadar mı izan yoksunusunuz?

Bizler çocuklarımızın sevecen ve naif tarafının suiistimal edilmesinin hem çocuk haklarına, hem pedagoji bilimine, hem de çocuklarımızın üstün yararına olmadığını hatırlatmak istiyoruz.

Bu minvalde, çocuklarımızı kendi siyasi görüşleriniz doğrultusunda dönüştürmek amacıyla eğitmek değil; laik ve bilimsel temelde çağdaş bir eğitim vererek, ileride kendi siyasi felsefi, düşünsel tercihlerini özgür iradeleriyle yapmalarına olanak sağlamanız yeterlidir.

Bu halkın bireyleri olarak; siz, ülkemizi yönetenlerden bu siyasi olgunluğu göstermenizi bekliyoruz. Ayrıca bu ve benzeri olayların sonucunda çocuklarda oluşacak travmaları da düşünürsek, çocuklarımızın psikolojisinde ne kadar kötü sonuçlar doğurabileceğini de bilmenizi isteriz.

Çocuklarımızı koruyup kollamak anne ve babalar kadar siyasetçilerinde görevidir. Bu bilinç ve anlayışla okullara bu ve benzeri yapıların girmemesi, gerekli önlemlerin alınması, yapılan protokollerin derhal iptal edilmesi için Milli Eğitim Bakanlığını göreve çağırıyoruz.

Öğrenci Veli Derneği olarak bu ve benzeri olayların takipçisi olacağımızı belirterek çocuklarımızın laik, bilimsel ve kamusal eğitim hakkının savunucusu olmaya devam edeceğimizin altını çizmek istiyoruz.

Siyaset Haberleri