CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Saraçhane’de Halk TV Muhabiri Gamze Altunay’ın sorularını yanıtladı. Özel, açıklamasında hem Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e yönelik iddiaları hem de Akın Gürlek’e ilişkin suçlamalarını gündeme getirdi. Açıklamanın en dikkat çekici bölümü ise Akın Gürlek’in babası üzerinden kurduğu sert çıkış oldu.
Özel, Muhittin Böcek’e yönelik iddiaların yeni olmadığını söyledi. Bu süreci aylar önce açıkladığını belirten Özel, Böcek’e iftira niteliğinde bir ifade vermesi için baskı yapıldığını savundu. Özel, Böcek’in kendisine bu yönde haber gönderdiğini anlatarak şöyle dedi:
"Ben bunu 6 ay önce Esenyurt'ta bir geze mitinginde bunu ifşa etmiştim. Antalya'da bir büyük Antalya'da bir başsavcı olduğu halde İstanbul Başsavcılığı Muhittin Böcek'e bir tane ifade tutanağı yolluyor. Altında işte bugün bir başka göreve gelen bir savcının da ismi var ve bu ifade tutanağında Akın Gürlek'in attığı bu iftira.
Yani diyor ki Muhittin Böcek'e. Siz Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmak için Özgür Özel'e rüşvet verdiniz. Burada Manisa'da bir benzin istasyonu yaptığını söyleniyor gibisinden bir şey.
Muhittin Böcek'in cevabı şu. "Ben zaten mevcut belediye başkanıydım. Ankete göre de kazanıyordum. Aday gösterildim zaten kazandım. O tarihlerde hiç orada olmadım. Ne alakası var? Ben hastayım buradan çıkmak istiyorum ama kimseye iftira atmam böyle bir haysiyetsizlik yapmam" diye 6 ay önce cevap vermiş.
Bana da dedi ki "Böyle bir iftiraya beni zorladılar" diye haber yolladı kendisi. Daha sonra da geçen bundan 15-20 gün önce gittiğimde de bana gelip 6 ay önce böyle bir şey teklif ettiler başkanım dedi."
"PARAYI DA FETÖ'CÜ VERDİM DİYECEKTİ"
Özel, Böcek’in sağlık durumu üzerinden baskı kurulmaya çalışıldığını öne sürdü. Kendisinin yerel seçim sürecinde Manisa mitingi dışında Manisa’da bulunmadığını, aday belirleme sürecinin ise Ankara’da yürütüldüğünü söyledi.
CHP Lideri Özel, bu nedenle ortaya atılan iddiaların bir kumpas olduğunun altını çizdi.
Özel, geçmişte FETÖ bağlantılı olduğunu söylediği bir isim üzerinden de bu kumpasın zeminini de hazırlanmaya çalışıldığını şu sözlerle anlattı:
"Hani otelinde bir öğrenci öldü de bir FETÖ'cünün o FETÖ'cü bütün FETÖ'cüler içerideyken halen daha ihaleler alıyor, halen daha Erdoğan'ın uçağına biniyor ya.
Ben de ölen çocuğun babasından verdiği mücadeleye destek veriyorum ya.
"Sen eğer bu parayı ben verdim dersen, Sana bu otelci ben verdim diyecek diyerek" de teklifte bulunuyorlar. Eğer bu parayı "ben verdim derse" şimdi Muhittin Böcek nereden verecek o parayı?
"Sana bu otelci "ben verdim" diyecek" diyerek de teklifte bulunuyorlar. Yani kurdukları kumpasın içinde bizim uğraştığımız otelinde birisinin öldüğü geçmişte FETÖ'cü olan ama halen daha Erdoğan'da da itibar sahibi olan birisinin de iftiranın bir parçası olması hazırlanmış
Muhittin Böcek "sen bunu şundan aldım buna verdim dersin gerisini biz hazırladık.Bu sayede taburcu olabilirsin" diyorlar. Oradaki insanın sağlığını partisine ve genel başkanına karşı bir kumpas için organize etmeye çalışıyorlar. Biz bunu 6 ay önce ifşa etmiştik."
Gürlek'in bu iddiayı dile getirmesine ilişkin de Özel şunları söyledi:
"Diyor ki "dayanamaz. Bir yerden sonra teslim olmaya karar verir, böyle bir ifade verir. O zaten itirafçı olacak ama daha zaman var" diyor. Bu arada da Antalya'nın Cumhuriyet Başsavcısını da değiştirip şimdi kendisinden bir adamı da oraya getirmek suretiyle bu kendi yaptığı kumpası, yani tabii şöyle birisi bu. Suç üstü yakalandı."
ÖZEL MALVARLIĞI İDDİASININ ARKASINDA
Özel, Akın Gürlek’in mal varlığıyla ilgili tartışmaları da sürdürdü. Tapu kayıtları, satış sözleşmeleri, emlak vergileri ve ödeme çizelgeleri üzerinden bazı taşınmazların gizlendiğini savundu. Gürlek’in kamuoyuna eksik bilgi verdiğini söyleyen Özel, mal varlığı açıklamasının yalnızca tapularla sınırlı olamayacağını belirtti.
Tuzla’daki bir kooperatifi de gündeme getiren Özel, burada büyük bir haksızlık ve yolsuzluk olduğunu öne sürdü. Gürlek’in bu yapının kurucuları ve hissedarları arasında yer aldığını, daha sonra hisseden çıktığını ancak birçok yargı mensubunu da sürece dahil ettiğini iddia etti.
Özel şunları ifade etti:
"İlk önce İstanbul'daki ID'leri verdim. Ankara'daki olmamalarından cesaret aldı. Ertesi gün dün onunları da yayınladık. Biliyorsunuz elimizde hepsi. Demiyor ki bu ID'ler yanlıştır. O ID'yi girdiğinde o taşınmazla ilişkisi bir tarihte aldıysa aldı, sattıysa sattı ortaya çıkıyor. Onları örtemez. Bir tane tapu gösteriyor, tapu şeyi gösteriyor, filtrelenmiş bir tapu gösteriyor.
Son sattıklarını gözden kaçırtmaya falan çalışıyor ve diğer taraftan da şöyle bir şey yapıyor. Ben de örneğin yok dediği bir tanenin dün aldım, gösterdim.
Sizlerle de paylaştım. Avcılarda 2024 yılının Temmuz ayında ben satın aldım diye beyan vermiş ve emlak vergisini ödemiş kendi adına. Bir diğeri örneğin işte bu senfoni evleri de 97 milyon lira henüz inşaat sürdüğü için tapu yok ama satış sözleşmesi var. Bir diğeri her ay 2 milyon pardon bir ay 3 milyon sonraki aylar 2 milyon, 2 milyon, 2 milyon taksitlerini ödediği mühürlü çizelge var. Ama onlar tapu kaydında yok dün gösterdiği.
Yani Kaydında olmayanın emlak vergisini ödüyor. Kaydında olmayanın taksitlerini ödüyor. Kaydında olmayan bir de sattıklarının biz mal varlığını açıkla diyoruz. Malvarlığı dediğin şeyin içinde taşınmazlar vardır. Araçlar vardır. TL ve yabancı mevduat hesapları vardır. Varsa takılar, altınlar, mal altınlar, kol saatleri vardır.
Sen evi satmışsın, parasını o hesaba koydun mu, koymadın mı? Bizim elimizdeki bazı kayıtlarda aldığı evin senetle ödendiği var. O senetin karşılığında parayı kim verdi, kimin senetiydi onlar yok. Onların hepsinin teker teker açıklar çıkması lazım. Bir şey daha söyleyeyim. Hani başka şeyler var mı diyorsunuz ya.
Mesela bir kooperatif var. Tuzla'da. Kendisinin kurucuları arasında hissedarlar arasında olduğu. Sonradan hisseyi çıkardığı ama içeriye birçok yargı mensubunu dahil ettiği. Şimdi orada Tuzla'da o yapıldığı yerde AK Parti döneminde imarın olmadığı ve tamamıyla imarsız olan bir yere şimdi 1001 zorlamalarla bir şeyler çıkarmaya çalıştığı bir süreç var. Kendisi çıkmış gitmiş ama bir sürü yargı mensubunu bu işin içine sokmuş.
Bu kooperatifte çok büyük bir haksızlık ve yolsuzluk var. Bununla ilgili hazırlanan çok koca bir dosya var. Bu da ortaya çıktığında o işin mimarı olarak Akın Gürlek bunun da hesabını verecek. Şunu bilsin yani Tuzla'daki kooperatifi de biliyoruz. "
Özel’in açıklamalarında en sert bölüm, Akın Gürlek’in babasıyla ilgili sözleri oldu. Gürlek’in “babam camiye gitti orada ona tepki gösteriler ” sözlerine yanıt veren Özel, şunları söyledi:
“Diyor ki babam camiye gitti diyor. Orada senin oğlan şöyle böyle demişler. Vallahi camide ne dediler bilmiyorum ama amcama söylüyorum. Senin oğlanın vicdanı yok. Senin oğlanın insafı yok. Senin oğlan milleti çoluğundan çocuğundan ayırıyor. Erdoğan Cumhurbaşkanlığına devam etsin diye.
107 kişiyi haksız yere içeride tutuyorsun. Şu bayramdan önce bir tutukluluk incelemesi bile yapmayarak ya da bakın şurada yaptığımız mitinglerden sonra 301 tane genç tutukladılar. Polisin kafasına vuran taş atan ateş atan vardı. 301'in içinde hiçbiri yoktu. O kavgayı o gece çıkaranlar, ilk çıkaranların hiçbiri tutuklanmadı. Kim tutuklandı biliyor musunuz? Metrolarda 18-19 yaşında ömrü boyunca emniyetin önünden geçmemiş taş atmayı bırakın eline kötü niyetle bir taş almamış pırıl pırıl 301 tane genci aldılar.
Bayramda içeride tuttular geçen sene Kurban Bayramı'nda. Bütün bayramı içeride geçirtirdiler onlara. Sonra ne Ramazan Bayramı'nda. Sonra ne oldu biliyor musunuz? 3 ay içeride tuttuktan sonra pardon deyip saldılar. Bu çocukların tutuklanmasının hepsi beraat etti. Eyleme gitmeleri değil eylemin yasaklanması anayasaya aykırıdır diye karar çıktı. Sen 301 tane genci geçen sene haksız yere göz dağı olsun diye, direnç kırılsın diye başkası çocuğunu sokağa salmasın diye bir talimatla tutuklatıp bayramı cezaevinde geçirtiyorsun. Vizeleri kaçırtıyorsun. Onun anası, babası, danası yok. Bir tek senin var, öyle mi? Neymiş? Akın Gürlek deyince meydan yuh deyince ağrına gidiyormuş.
Sözlerini daha da sertleştiren Özel, şöyle devam etti:
“Amcacığım senin oğlanda şu kadar utanmak yok. Şu kadar sıkılmak yok. Kişinin cep telefonunu almış içinden mahrem yazışma onu sızdırmak var. Amcacığım bir evlat yetiştirmişsin ama senin bu oğlanın duru durağı yok.”
Özel, Akın Gürlek’in tutuklulara ve soruşturmalara yaklaşımını da bu sözlerin merkezine yerleştirdi. Özel şunları ifade etti:
“Senin bu oğlanın kimseye acıdığı yok. Allah'tan bile korktuğu yok. Allah'tan korkanın yapmayacağı işler yapıyor.”
Özel, cezaevindeki kadınlara baskı yapıldığını, iftira atmayanların başka illere sevk edildiğini savunarak, bu sürecin aileler üzerinden yürütüldüğünü ileri sürdü. Bu bölümde de doğrudan Gürlek’in babasına seslenmeyi sürdürdü:
“Amcacığım kadına diyor ki buraya imza at. Ekrem'e iftira at. Evinde git rahat yat. Yoksa sana güle güle diyor. Senin oğlanın kurduğu bu kumpasta iftira atmayana alıyorlar. Türkiye'nin öbür ucuna yolluyorlar.”
"ONUN ANASI BABASI YOK BİR TEK SENİN VAR ÖYLE Mİ?"
Özel, yalnızca kendi çevrelerinin değil, geçen yıl tutuklanan gençlerin de haksızlığa uğradığını söyledi. Saraçhane eylemleri sonrası çok sayıda gencin tutuklandığını, bunların daha sonra beraat ettiğini belirtti. Aileler üzerinden yapılan yakınmaları bu örnekle eleştiren Özel, şöyle dedi: “Onun anası, babası, danası yok. Bir tek senin var, öyle mi?”
Adalet Bakanlığı’ndan basın mensuplarına, görülmekte olan bir dosyaya ilişkin bilgi notu gönderildiğini de öne süren Özel, bunun özel hayatın ihlali anlamına geldiğini söyledi. Tanju Özcan üzerinden yürütüldüğünü iddia ettiği bu süreçte, devlet gücünün özel bilgileri sızdırmak için kullanıldığını savundu.
Özel, açıklamasının devamında Akın Gürlek’e yönelik eleştirilerini yine babasına seslenerek sürdürdü. Şöyle dedi: “Amcacığım senin oğlan şöyle böyle değil. Bildiğin gibi değil senin oğlan. Senin oğlan çok ayıp ediyor. Çok günaha giriyor. Çok ah alıyor. Kul hakkına giriyor senin oğlan. Kul hakkına giriyor.”
Özel, açıklamasının sonunda 19 Mart’ın ileride bir “Demokrasi Bayramı” olarak kutlanacağını söyledi. Saraçhane’de geçen yıl verilen direnişin, halk iradesine sahip çıkma mücadelesi olduğunu belirten Özel, bu sürecin iktidar değiştiğinde başka bir anlam kazanacağını savundu:
“Bugün büyük bir öfkenin ve direnişin yıl dönümü ama gün gelecek 19 Mart bir Demokrasi Bayramı olarak kutlanacak. Çünkü 19 Mart bir darbeye teslim olmamanın, diz çökmemenin, milletin verdiği bayrağı elinden bırakmamanın yıl dönümüdür.”