İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, DEM Parti kaynaklı “İmralı’da konut” açıklamalarının ardından Öcalan’a yeni bir statü hazırlanıp hazırlanmadığının Meclis’te açıklanmasını istedi. Dervişoğlu, iktidarın olası bir düzenlemeyi kamuoyundan gizleyerek değil, TBMM zemininde ve açık biçimde tartışması gerektiğini söyledi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Dervişoğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in gündeme getirdiği ara seçim çıkışıyla ilgili değerlendirmesinde, Türkiye’nin artık genel olarak seçime ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Ara seçim tartışmasına ilişkin konuşan Dervişoğlu, bunun anayasal yönü bulunduğunu belirterek şöyle dedi:
“Anayasal bir anayasal bir tanımlama aslına bakarsanız. Yani teferruatıyla incelenmesi gereken bir durum. Sadece boşalan, şeylerle ilgili değil. Belediye başkanlıklarıyla ilgili değil. Boşalan milletvekilleri de var. Milletvekilliği de var. İşte yüzde 5'i... o onlar ayrı formüller. Onlar kendi siyasetin, siyasetin içinde oluşturulmuş kişisel mekanizmaları ifade eder.”
Dervişoğlu, bu konuda ortaya atılan formüllerin tartışmalı olduğunu da vurgulayarak, “Yani bunu yüzde 15'e tamamlayalım vesaire türünden işlemlerin yaşama geçirilmesi bir beklenti olabilir ama doğruluğu tartışma konusudur bütün bunların” dedi.
Türkiye’nin artık mevcut yönetimle devam edemeyeceğini söyleyen Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Ben şu pencereden bakıyorum. Türkiye yanlış yönetiliyor. Hatta Türkiye yönetilemiyor. Dolayısıyla Türkiye'nin bir seçime ihtiyacı var. Bu seçim ortamının ortak bir akılla inşa edilmesi lazım. Türkiye'nin bu gerginlikten, bu kutuplaşmadan, kurtarılması lazım.”
Dervişoğlu, devlet kurumlarının siyasetin etkisinden çıkarılması gerektiğini de belirterek şöyle devam etti:
“Devlet kurumlarının, hatta devleti devlet yapan müesseselerin, siyasetin aparatı olmaktan çıkarılması lazım. Bütün bu üzerinde konuşup tartıştığımız meseleler aslına bakar ve işin özüne inerseniz, devletin kurumlarının doğru işlemeyişinden kaynaklı partileşmiş bir devlet ya da devletleşmiş bir parti kaygısının yaşandığı dönemin sonuçlarıdır. Bütün bu olup bitenler. İçeride de onlara anlattım. Yani Türkiye'nin genel anlamıyla seçime ihtiyacı vardır. Türkiye artık bu hükümeti, bu hükümetin dayattığı sistemi kaldıracak durumda değildir.”
İMRALI'DAKİ EV İÇİN TBMM ÇAĞRISI
Dervişoğlu, DEM Parti Eş Genel Başkanları’nın terör örgütü PKK'nın lideri Öcalan için İmralı’da bir ev inşa edildiğine yönelik açıklamalarına da değindi. Bu konuda çeşitli duyumlar bulunduğunu söyleyen Dervişoğlu, şöyle dedi:
“Ne getireceklerini, ne getireceklerini göreceğiz. Dolayısıyla şimdi onların beyanından başka bizlerin de birtakım duyumları var. Orada bir yerleşke inşa edildiğini, aslında Abdullah Öcalan'a vadedilen statünün de o yerleşkeyle yaşam bulacağını falan da ifade edenler var.”
Bu iddiaların Meclis’te açık biçimde konuşulması gerektiğini savunan Dervişoğlu, “Türkiye'de boş kalmış bir sürü konut var. Türkiye'nin nüfusu fazla yapılan her yere yerleşecek adam vardır. Abdullah Öcalan denen caniye eğer bu hükümet bu yönetim Tayyip Erdoğan bir özgürlük tanıyacaksa bunun pazarlığını kapalı kapalı ardından da yapmasın. Biz bunu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde duyalım” ifadelerini kullandı.
DEM Parti üzerinden yürütülen tartışmalara da tepki gösteren Dervişoğlu, “Terör örgütünün uzantısı bir siyasi partinin ifadelerini ciddiye alarak yol haritası tanzim etmeye çalışmamız da takdir edersiniz ki mümkün değil” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin konumuna dikkat çeken Dervişoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulduğu yerdir Türkiye Büyük Millet Meclisi. İhanetin planlandığı yer değil. Burada ihanet planlamasının yapılmasına dün olduğu gibi bugün de söylüyorum asla izin vermeyeceğiz.”
HATİMOĞULLARI NE DEMİŞTİ?
DEM Parti EŞ Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, dün partisinin Grup Toplantısı'nın çıkışında şunları ifae etmişti:
"Evet İmralı'da bir konut yapıldığı bilgisi var. Ve bu konuta henüz Sayın Öcalan taşınmış değil. Fakat bu konutla ilgili, yani bir konuttan bir konuta taşınmak mıdır mesele? Buradaki esas meselenin altını şöyle net olarak çizmek gerekiyor: Buradaki mesele bu statünün, görüşmeci statüsünün ve başmüzakereci statüsünün tanımlanması. Sayın Öcalan bu müzakereleri yürütüyor. Bu herkesin malumu. Bu müzakerelerin yürütüldüğünün bir resmi forma kavuşması, bir hukuki forma kavuşması aslolan. Birincisi bu.” “İkincisi ise Sayın Öcalan Türkiye'deki bütün aydın, yazar, gazeteci, akademisyen, siyasetçi, bilim insanı birçok kesimle görüşmek istiyor. Dolayısıyla bu görüşmelerin sağlanabilmesi, bu diyalog yolunun açılabilmesi ve bunun hem siyasi hem teknik olarak kolaylığının sağlanması önemli bir aşama. Bizim de tam da hani ‘statü tanımlanmalı’ derken kastettiğimiz bu iki ana şeydir diye özetleyebilirim.” “AKP iktidarıyla ve devletle zaten bir müzakere süreci yürüyor. Bu müzakereleri biz sürdürüyoruz fakat burada bu zamana yayma hali, toplumda bir hoşnutsuzluk yaratmış durumda. Bizde de bir hoşnutsuzluk yaratmış durumda. Dolayısıyla bu bekleme halinin aşılması için de biz de gerekli müzakereleri zaten yürütüyoruz.”